t w e l w e

169 26 35
                                    

Multimedya:  Dylan <3 (Soldan ikinci favorim)





DYLAN

"Tamam. Geliyorum." Mark ile olan görüşmemizi sonlandırktan sonra arabaya bindim. Konserinde yanında olmamı istiyordu. Belli durumlardan dolayı.

Bir saatin ardından konser alanını bulduğumda Demi'yi aradım. Hiçbir yerde yoktu ve telefonunu da açmıyordu. Oradaki görevlilerin de bir şey bildiği yoktu. Gittikçe endişem artarken aramaya devam ettim.

Kulisini bulup şansımı orada denemeye karar verdim. Girdiğim anda onu fark etmemle yüzüme sıcak bir gülümseme yayıldı. Uyuyordu. Koltukta. Dizlerini kendine çekmiş, başını koltuğun koluna yaslamıştı. Küçük bir çocuk gibi uyuyordu. Şirin ve masum.

Bulduğum bir battaniyeyi alıp yavaşca üstüne örttüm.
Yanına yaklaşıp, koltukta bıraktığı boşluğa oturdum. Derin derin iç çekiyordu. Uyandırmamak için uygun pozisyona gelip, koltuğun diğer kısmındaki kola başımı koydum. Sabah erken kalkmıştım ve benimde uykuya ihtiyaç duyduğum bir gerçekti. Yavaşca göz kapaklarım kapanırken, engel olmadım. Kendimi uykuya bıraktım...

......

"Dylan! Demi! Uyanın."

"Ah! Hadi ama uğraştırmayın beni."

"Demi! Hazırlanman gerekiyor."

Kulağımın dibinde hissettiğim sesle yavaşca açtım gözlerimi. Mark azıcık uyutmamıştı. Hala zamanımızın az kaldığı ile ilgili bir şeyler geveliyordu. Hafif kıpırdanınca omzuma dayalı bir baş hissettim. Demi?

Başını omzuma yaslamış, Mark'ın çıkardığı gürültüye rağmen mışıl mışıl uyuyordu. Uykusunun ağır olduğu her halinden belliydi. Ne zamandır uyuyordu kim bilir.

"Dylan! Beni duyuyor musun?" Evet Mark. Yine ne var?

"Duyuyorum. Lanet olsun ki duyuyorum."

"İyi. Uyandığına göre benim halletmem gerekenler var. Sen Demi'yi uyandır. Birazdan kıyafeti gelecek ve makyajı yapılacak. Ah! Böyle bir zamanda nasıl uyuya kaldığınızı anlamıyorum." Sızlanarak dışarı çıktı. Herkes sen değil Mark.

Bende omzumdaki başı, yavaşca kaldırıp koltuğa yatırdım. Ayağa kalkıp Demi'yi uyandırma çabalarına başladım. Ne kadar bu halini bozmak istemesemde.

"Demi. Uyanman gerekiyor." Kolunu dürttüm. Mırıldanmakla yetindi. İnsanları uyandırmakta ne kadar mükemmel olduğumu söylemiş miydim? Ah hayır onun uzmanı Tyler.
Mükemmel uyandırma taktikleri var da kendisinin.

Tabiki onun korkunç yöntemlerini deneme gibi bir planım yoktu. Kendi yolumu deneyecektim. Klasik yollarla.

"Demi! Uyan! Deprem oluyor, bina üzerimize çökmek üzere!" diye tüm gücümle bağırdım. Gözlerini aniden açmasıyla korkmadım değil. Yattığı yerde doğruldu telaşla.

"Ne?! Deprem mi?" fazla korkmuş olmalı.

"Aslında... Hayır deprem olduğu filan yok. Uyanman için söyledim." dedim yavru kedi bakışları atarak. Genelde işe yarar.

Demi sinirlendiğini belli edip eline gelen ilk yastığı kafama geçirdi. Tamam belkide bu bakışlar onda işe yaramıyor.

"Pisliksin Dylan! Ne kadar korktuğumun farkında mısın sen?!"

"Evet de bunu isteyen Mark'tı. Seni uyandırmamı istedi. Kolay yoldan da denedim. Son çare olarak kullandım bu yöntemi. Ama ağır bir uykun olduğunu kabul et." gözlerini devirdi. Soluk vererek arkasına yaslandı.

"Kabul ediyorum zaten. Ama yinede sana sinirliyim." yastığı kucağına alıp sırtını döndü bana.

"Bana küstün mü Dems?"

"Dems demeyi kes!"

"Tamam Dems." bu diyalogları kurdukça aklıma Daniel geliyor. Ah onu çok özledim. Onu sinir etmenin verdiği hazzı özledim. Ama şu anlık bu özlemimi Demi'yi sinir ederek giderebilirdim.

"Dylan. Kaşınıyorsun." dedi kafasını hafif bana döndürüp.

"Kaşınıyorum. Ne olmuş? 'Dems'. "

Tamamiyle bana dönüp sırasıyla yastığı kafama geçirmeye başladı. Acıyor muydu? Hayır. Durduracak mıydım? Asla.

Kolunun yorulduğu için vurmaya son verdi. Eli hafifti. Dolayısıyla masaj gibi gelmişti. Kaşları çatık bir süre baktığında, bu haline gülmeden duramadım. Bir süre sonra o da bana katıldı.

Biz birlikte salak gibi gülerken stilistinin gelmesiyle, buna bir son verdik. Demi stilisti ile ilgilenirken bende kendimi fazlalık gibi hissedip dışarıda beklemeye karar verdim.

Dışarıya çıktığımda hala gülümsediğimi fark ettim. Uzun zamandır bu kadar gülmemiştim.












Yine selam. Şirin bir bölüm yazdım bu sefer. Güzel oldu mu hiçbir fikrim yok. Ama umarım beğenmişsinizdir.

Uzatmayacağım. Oy verip yorum yapmayı unutmayınn. :)

Sizi seviyorum <3




Waitin For You // O'Brien&LovatoHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin