Acil Doğum

2.6K 271 279

Tolga'dan;

Salı sabahı sakin bir güne başlamıştım. Saat 13.40'a kadar da hastam yoktu. Bende hasta raporlarını kontrol edecektim. Saat10.00 da yardımcım "Doktor Bey, Pınar Hanım geldi ama randevusu yok," dediğinde işim olmadığından, "Sorun değil Eda. Muayene odasına alıp hazırla hastayı ben geliyorum," dedim.

Beş dakika sonra odaya girdiğimde Eda'yı göremedim. "Hoş geldiniz Pınar Hanım Ben Doktor Tolga Durmaz," dediğimde muayene masasından kafasını kaldırdı. " Merhaba doktorcuğum," dediğinde kahretsin bu kadını tanıyorum. Her zaman gittiğim Kirpi barın yeni ortağıydı. Ben şaşkınlıkla kapı ağzından ona bakarken yattığı yerden kalkıp yanıma gelip odanın kapısını kilitledi. Üzerinde gördüğüm siyah jartiyer takımı ile benim ufaklık hareketlenmişti. Tekrar masaya uzanıp, "Dün akşam da dediğim gibi bu masada sevişmek en büyük hayalim." Dediğinde, "Üzgünüm ama hastalarımla sevişmiyorum," cevabını verdim. Yüzüme bakıp şu bir kahkaha atan kadın, "Ama ben senin hastan değilim buraya sadece seninle sevişmek için geldim. Benim Jinekoloğum var ve geçen ay tüm kontrollerim yapıldı," dedi.

Madem buraya kadar gelmiş, benimde işim olmadığına göre bu kadını kırmayayım diyerek yanına yaklaşıp ayağa kaldırdım, "Final bu masada olacak önce sessiz olmalısın. Hastaneye rezil olmak istemem," dediğimde gözleri ile tamam dedi. Onu duvara dayamış ince boynunu, kulak memesini ve gerdanını dudaklarımla talan ediyordum. Bir elim ile göğsünü yoğururken diğer elim dantelin üzerinden kadınlığını okşuyordu. O da gömleğimin düğmelerimi açmış bir eli baklavalarım üzerinde gezerken diğer eli fermuarımı açmış çamaşırın üzerinden ufaklığı okşuyordu...

Ben kendimi onda kaybetmişken duyduğum sesten hiçbir şey anlamıyordum. 'Doktor Tolga Durmaz, Doktor Tolga Durmaz Acil doğumhaneden bekleniyorsunuz'

"Tolga,"

"hıııı"

"Tolga,"

"Senin şu an Tolga diye inlemen gerekiyor güzelim." Deyip meme ucunu ısırdım.

"ahh... İnleyemem seni..." 'Doktor Tolga Durmaz, Doktor Tolga Durmaz Acil doğumhaneden bekleniyorsunuz' "hah anons ediyorlar"

"Hay s*kim böyle işi. Acil doğum nedir ya," derken bir yandan gömleğimi ilikliyorum.

"Doğumu yaptır ve gel seni burada bekliyorum."

Bu kadının işi gücü yok mu Allah aşkına doğumdan sonra ben 3 saat kimse ile sevişmem ki. "Bekleme Ece'ciğim ondan sonra da sezeryana gireceğim." Dediğimde bir hışımla yerdeki elbisesini alıp giyerken sessizce bir şeyler mırıldanıyordu. "Ne dedin tatlım anlamadım," dediğim an suratıma yediğim tokat ile dona kaldım. "Adım Pınar hayvan herif," diyerek odanın kilitli kapısını açıp çıktı.

'Ne var yani sana Pınar yerine Ece dediysem... Uf bundan sonra müdavimi olduğum mekânların çalışanları veya müdavim müşterileri ile yakınlaşmamalıyım. Müdavimi olacak yeni bir bar bulmam lazım kendime.' Düşünceleri ile koşar adım doğumhaneye girdim.

Doğumlara hep beraber girdiğim Anestezi uzmanı Nuray, "Tolga Hocam anladık bereketli bir gündü. Bari buraya gelirken dükkânı kapatsaydınız," diyerek kahkaha atıp gözleri ile fermuarımı işaret etti.

Bu fırlama kadını seviyorum, "Nuray'cığıma göz ziyafeti çekeyim. Belki doğumdan sonra benim odamda kahve içeriz diye düşündüm." Dediğimde ağzı açık kalan kadın bir süre sustu, "İstemem belki ilaçlı kahve ikram edersiniz kalsın." "İlaçlı mı bilmem ama senin en sevdiğin kahveden geldi. Hem birer fincan kahve içeriz hem de senin paketi de veririm." Dediğimde başını tamam anlamında salladı.

"Muhabbetiniz bittiyse doğurt beni lan," diye bağıran kadına baktığımda hastam Betül'ü gördüm. "Betül sakin ol. Biz seni haftaya sezeryana bekliyorduk ne bu acele." Dediğimde hemşire bana gerekli bilgileri verdi suyu gelmiş gerekli açılmalar olmuştu. Ekibimle 45 dakikada doğumu bitirmiştik.

"Betül'cüğüm bebeğinin cinsiyetini söyleyelim mi yoksa altını değiştirirken mi görmek istersin."

"Kızımı bana ver Doktor."

"Nerden biliyorsun kız olduğunu erkek bu erkek."

"Yeme beni doktor ben suni döllenmeyi Çin takvimine göre yaptırdım kız olsun diye."

"Manyaksın kızım ya. Peki adı ne olacak"

"Asya."

"Hoş geldin Asya. Hadi çılgın annen ile tanış," diyerek Asya'yı annesine uzattım.

***

Doğum bitmiş temizlenmiş Nuray ile odama giderken, "Ya hocam ben acıktım kafeteryada ben bir şeyler yerken mi içsek kahvemizi?" Dediğinde gülmemek için yanaklarımı ısırdım. Bu kız gerçekten korkuyordu benden. "Olmaz sana kendi ellerime yapacağım kahveyi Nuray," deyip elimi omzuna attığımda mecburen "peki," dedi.

Aslında çok güzel kadındı 32 yaşında bekâr ki muhtemelen bakire, dolgun kalçaları, dolgun göğüsleri ve kalçalarına kadar uzanan kızıl saçları ile yatağıma en az üç kez girmeyi garanti ederdi. Ama prensip gereği hastalarım ve mesai arkadaşlarımla sevişmiyorum. Ah bu prensiplere artık işyeri fantezisi yapmamayı da eklemeliyim.

Nuray ile kahvelerimizi içtik onun için getirttiğim kahveleri de aldıktan sonra vedalaşıp gitti.

***

Saat beşe kadar nefes almadan çalıştım. Tam gözlerimi kapatıp beş dakika dinlenecekken odamın kapısı çaldı, "Gel Eda gel başımın belası," dediğimde. "Eda yok abi, Burak versek olmaz mı?" Cevabı ile gözlerimi açtım. Şaşkınlıkla kardeşime baktığımda, "E sanırım beni beğenmedin ben gideyim de ateş parçası asistanın gelsin."

"Asistanımdan uzak dur eşek sıpası." Deyip yerimden kalkıp kardeşime sarıldım. Dört yıldır Dubai'de 3 büyük projeyi yönetiyordu. Sadece bütün aile ile bir arada olduğumuz 1 haftalık geleneksel Çeşme tatilinde görüşebiliyorduk.

"Hoş geldin. Nereden çıktın? Neden haber vermedin? Kaç gün kalacaksın hem annemlerin haberi var mı?" Diye soruları arka arkaya sıraladığımda.

"Abi susta motorun soğusun. Yoksa sen ciddi bir ilişkiye mi başladın?" Sorusu ile karşı karşıya kaldım.

Şaşkınlıkla, "Yooo o nereden çıktı oğlum." Diye sordum.

"Sorduğun sorulardan," dediğinde aval aval suratına baktım. "Neyse tüm sorularının cevabı; Temelli döndüm ve kimsenin haberi yok" oldu.

Biz kapı ağzında konuşurken asistanım Eda, "Tolga Bey hastalarınız bitti," dediğinde. "Sağ ol Eda'cığım sende çıkabilirsin," deyip eşek sıpası kardeşimi odama çektim. "Birinci kural asistanımdan uzak dur, ikinci kural asistanımdan uzak dur, üçüncü kural asistanımdan uzak dur, dördüncü kural asistanımdan uzak dur ve SON KURAL ASİSTANIMDAN UZAK DUR." Deyip tekrar sarıldım. Özlemiştim onu.

"Abi ne iş asistanım da asistanım aranızda bir şey varsa bileyim."

"Aramızda hiçbir şey yok olamazda. İşinde çok iyi ve senin uçkurun yüzünden onu kaybedemem."

"Anlaşıldı tamam. Asistandan uzak duracağım. Hadi eve gidelim biraz daha burada kalırsak asistanından uzak duramam," dediğinde kafasına bir şaplak indirdim. "Hadi gidelim," deyip doktor önlüğümü çıkarıp ceketimi giydim.

***

Marketten salata malzemesi, et, meyve ve meze alıp hemen eve geçtik. Burak duş alırken ben önce etleri ızgaraya dizip salatayı yaptım. Ardından mezeleri servis tabağına alıp balkonda güzel bir çilingir sofrası hazırladım.

"Tolga Bey yine bütün hünerlerini konuşturmuş," diyen sese dönüp "Sadece senin için küçük kardeş," dedim.

Fonda her zamanki gibi Müzeyyen Abla, masada ve ben ve kardeşim ufak ufak demlenmeye başlamıştık. Burak kadehini kaldırıp, "İstanbul Tolga ve Burak Durmaz kardeşler yine sahalarda," diyerek kadehlerimizi tokuşturdu. 

www.askiariyorum.comBu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!