>> Bölüm 34 ( CEKET)<<

134K 7.4K 1.4K
                                    

Sınıfa ilerlerken Altuğ'dan biraz uzaklaştım. Saçlarımın ıslaklığı beni üşütüyordu. Altuğ benim bu halimi görür görmez üstündeki ceketi çıkartıp bana uzattı. Alıp almamakta tereddüt yaşasamda Altuğ'un kızgın bakışları beni buna itmişti.

Ceketi üzerime giyerken yine o harika kokusunu ve sıcaklığını hissettim. Ceket bana büyük gelmişti ama saniyeler içinde içimi ısıtmıştı. Fermuarını sonuna kadar çektiğimde saçlarım içinde kalmıştı ki Altuğ yanıma yaklaşıp saçlarımı hızla dışarı çıkardı.

" Bir yerlerden havlu veya havlu gibi bir şey bulsam iyi olacak."

Altuğ bir adım atmıştı ki Barış ben bulurum deyip yanımızdan ayrılmıştı.

" Bu Barkın fazla olmaya başladı."

Gökalp sinirli bir şekilde Tuğba'yı kollarının altına aldığında kaşlarını iyice çatmıştı. Altuğ'un yanında böyle şeyler söylemeleri hoşuma gitmiyordu. Zaten sinirliydi. Damarına tekrar tekrar basmanın hiç bir manası yoktu.

" Semra'lara gittiğimizde sıcak bir duş alırsın. Zaten kıyafetlerin oradaydı. Bu arada sen annene haber verdin mi İzel?"

Tuğba böyle söyleyince birden panik yapıp ceplerini karıştırmaya başladım. Cebimin içinde sadece para vardı. Para mı vardı? Benim bu kadar paramın olması imkansızdı.

" O Altuğ'un ceketi İzel. "

Zorla gülümseyip Tuğba'ya bakarken parayı hemen yerine koymuştum.

" Zengin oldum sanırım."

Altuğ'a doğru baktığımda Altuğ bana gülümsemiş ama gözlerinden başka bir şey düşündüğü anlaşılıyordu.

" İstediğin gibi harcayabilirsin."

Altuğ bana göz kırptığında gözlerimi devirerek ona baktım. O kadar da değildi. Sınıfa girdiğimizde gözler benim üstüme çevrilmişti. Dedikodu çok hızlı yayılıyordu. Yonca ve Kübra aralarında fısıldaşırken Ezgi yanıma gelip nasıl olduğumu sormuştu. Ona cevap vermeyi Tuğba'ya bırakıp telefonumu buldum. Annemi ararken diğerlerine sessiz olmalarını söyledim. Annem telefonu açar açmaz konuşmaya başlamıştım.Ayfer teyze çoktan her şeyi anlatmıştı anneme. Annem sadece önceden haber vermediğim için biraz kızmıştı. Bugün bir sorun yoksa Semra'nın yanında kalmak için de izin almıştım. Neyse ki ona da izin vermişti. Merakla herkes beni dinliyordu. Telefonu kapattığımda Gökalp bana gülümseyerek baktı.

" Annenle konuşurken çok gergin oluyorsun. Fark ettin mi bilmiyorum ? Değil mi çocuklar?"

Gergin mi oluyordum. Bunu hiç fark etmemiştim. Her zamanki konuşmaydı benim için. Ezgi beni gördüğünde yanıma doğru ilerledi ve özür diler gözlerle bana baktı.

" İzel kusura bakma olanları duydum. Babam o çocuğu okuldan gönderememiş."

Benimle konuşurken bir yandan Altuğ'un tepkisini kontrol ediyordu.

" Istersen senin için izin alalım. Eve git. Kötü görünüyorsun."

Ezgi'nin samimi olup olmadığını tartıp biçiyordum. Neden biraz bu teklifin içinde garip bir çıkar seziyordum. Altuğ'dan hoşlandığını bildiğim için aklımdan böyle şeyler mi kuruyordum.

" Tamam Ezgi sorun yok. Zaten son derse bir şey kalmadı. Onunla işim var."

Altuğ Semra'ya gideceğimizi söylememişti. Demekki kimseye duyurmak istemiyordu. Gözleri diğerlerinde gezerken onlarda sesini çıkarmamış bir pot kırmamışlardı.

" Hımm öyle mi? Yapılması gereken..." daha Ezgi konuşmadan Altuğ sırasına geçip oturdu.

" Yok."

MUM OLMAK KOLAY DEĞİL (1)Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin