5. Bölüm "Kural"

11.2K 439 19
                                    

Yeni bir bölümle yine geldim. Yazım yanlışarı için özür dilerim. Elimden geldiğince dikkat ediyorum.

Bu arada kapağı hazırlayan @Nazlayyldz arkadaşıma çook teşekkür ediyorum. Ellerine sağlık tekrardan Nazlıcığım.

Vote ve yorumlarınızı eksik etmeyin diyerek sizi bölümle başbaşa bırakıyorum.

İYİ OKUMALAR :D

&&&&

Anahtarımı yanıma almadığım için kapıya vurmak zorunda kalmıştım. Annem "Hoşgeldin canım." diyerek açmıştı kapıyı.

Gülümseyerek "Hoşbulduk annem." deyip yanaklarından öptüm. Verdiğim tepkiye karşı şaşırsada yüzündeki gülüş daha da artmıştı.

"Anne ben ablamı özledim. Arasana buraya gelsin." dedim. Gerçekten de ablamlı özlemiştim.

"Zaten ablan burada canım." dedi annem. "Ama arabası kapıda degildi." dedim. Belki de ben fark edememiştim.

"Enişten geçerken bırakmış." deyince kafamı sallayarak onayladım. İçeri girdim ama ablamı göremedim. Anneme sorar gibi bakınca annemin aniden yüzü düştü.

"Bizim odada." deyince neden üzüldüğünü anlamıştım. "Tamam." diyerek merdivenlere yöneldim.

Annemlerin kapasının önüne gelince duraksadım. Kapı aralıktı. Ablam babamın resmini kucağına almış ona bakıyordu. Bir yandan da elinde tuttuğu gömleği kokluyordu. Babamla hasret gideriyordu işte. Gözyaşları yanaklarından kayıp tabloyu ıslatırken aldırış etmiyordu.

Daha fazla kapıda dikilmemek için içeri girdim.

"Abla," dedim kısık çıkan sesimle. Ablam kafasını kaldırıp bana bakınca içimden bir parça koptu sanki. Ablamı daha önce hiç böyle görmemiştim. Berbat görünüyordu. Gözleri sişmiş ve aşırı derecede kızarmıştı. Günlerdir uyumadığı her halinden belliydi. Yüzüne bakınca bir ruhtan farkı yoktu. Onun bu hali beni daha da üzerken ablam yataktan hızla kalkıp kollarını boynuma doladı. Bende onun beline sardım kollarımı.

Onu daha fazla üzmemek için ağlamak istemiyordum ama gözyaşlarım çoktan akmaya başlamıştı bile.

"Çok korktum Hayal. Çok. Seni de kaybederim diye."

Onun hıçkırık sesi her defasında kalbimi farklı yerlerinden bıçaklanıyormuş gibi canımı acıtıyordu.

"Biz asla birbirimizi kaybetmiyeceğiz abla."

Hiç bir şey demedi. Boynumda ki kollarını daha da sıkarak cevap vermişti zaten.

Ne kadar öyle kaldık bilmiyorum ama artık hıçkırıklarımız iç çekişlere dönmüştü. Ablamdan kollarımı ayırdığımda yüzünde anlamını çözemediğim bir gülümseme vardı. Ona anlamayan gözlerle bakarken "Gel benimle." dedi. Elimi tutup beni merdivenlere sürüklemeye başladı. Mutfağa girdiğimizde hiç bir şey anlamamıştım. Neden mutfağa gelmiştik?

Ablam buzdolabının kapağını açıp içinde pasta olduğunu tahmin ettiğim kutuyu çıkardı. Kutunun kapağını açınca şoktan dilim tutulmuş gözlerim büyümüştü. Yuvarlak pastanın üstündeki şeker kağıdına rengarenk harflerle yazılmış, "HOŞGELDİN BEBEK" yazısını bir kaç sefer okumak zorunda kalmıştım.

"Sen hamile misin?" dedim ablamın gözlerine bakarak. Kafasını aşşağı yukarı sallerken, "Ne yani ben şimdi teyze mi oluyorum?" diye çığlık attım. Yerimde zıplamaya son verip ablamın boynuna sarıldım. Onu havaya kaldırıp döndürmek istemiştim ama kaldıramadım. Normal de olsa rahatlıkla kaldırabilirdim ama şuan gerçekten yorgundum. Bu yüzden o gücü bulamamıştım kendim de. Ama ben ablamı sinir etmek için ona atacaktım suçu. Çünkü onunla kavga etmeyi özlemiştim.

Var Mı Senden Ötesi?Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin