"Filmimiz başlıyor Asya." diye seslendi bilmediğim bu evde önümdeki koltuğa oturan Devrim.
Ne filmi? Öldüm de cennete gidip Devrim'le mi evlendim, neler oluyor?
Hem, filmimiz derken?
"Geliyor musun?"
"Ge-geliyor muyum mu? Geliyorum galiba."
Şaşkınlıkla Devrim'in yanına oturdum. Ve o televizyonda bir kanalı bulmaya çalışırken yüzündeki ifadeyi anlamaya çalıştım.
Hani ben mi yanlış zamanda yanlış yerdeyim, yoksa o mu?
Sonunda Devrim "İşte!" diyerek kumandayı masaya bırakırken televizyondaki adamın bağırmaya başlamasıyla ben de zor da olsa kafamı televizyona çevirdim.
"Başrolünde iki Türk oyuncunun olduğu ve Dünya çapında izlenme rekorları kıran 'Asya'nın Bin Beş Yüz Elli Tonu' televizyonda ilk kez cenebece-e ayrıcalığıyla karşınızda! İyi seyirler!"
Yok artık.
Dur biraz izleyeyim bare, o kadar film çekmişim sonuçta ayıp olmasın kendime.
Filmin ilk 45 dakikası sadece yüz kızartacak kadar utanç verici gibi görünse de sonraki konuşmaların gidişatı beni iyice endişelendirip boncuk boncuk terlememe ve elimle yüzümü kapatmama neden oldu.
"Benim zevklerim farklı Devrim, anlamazsın."
"O zaman beni aydınlat."
"Bundan emin misin?"
"Denemek istiyorum Asya."
"Peki, ama o zaman öncelikle bir konuda anlaşmalıyız."
"Ne?"
"Bunu kesinlikle annene söyleyemezsin."
"Tamam."
"Yemin et!"
"Yemin ederim."
"Peki bebeğim. Şimdi kuralları belirlemeliyiz."
"Ne gibi?"
"Mesela benim sınırlarımda tanıdığım kişiler var. Yani bunu tanıdığım kişilere yapmıyorum."
Tövbe estağfurullah tövbe. Allah'ım sen beni ıslah et, kendimi sana havale ediyorum.
"Ama ben sınırlarımı bilemem ki."
"Ne demek bilemem. Yoksa sen hiç?"
"Hayır Asya, ben hiç insanların ziline basıp kaçmadım."
Zil mi?
"Bunu düzeltebiliriz. Gel benimle."
Fesatlığımdan dolayı kendimden utandım şu an.
Hem, nereye düştüm ben? Yoksa paralel evren dedikleri bu midır?
"Asya!"
Birden gözlerim açıldı ve kendimi tekrar arabada buldum.
"Asya sen dirildin! Resmen ölüp dirildin!"
"Kaza mı yaptık biz?"
"Hâlâ ilerlediğimize göre? Hem sen bizi bırak, sen öldün diyorum!"
"Allah rahmet eylesin, iyi insandım."
Aslında 'iyi' kısmında sorun yok da 'insan' dersem çarpılabilirim.
"Asya?"
"Ya ama Devrim sen de iki dakika uyutmadın ki. Gözlerimi dinlendireyim dedim biraz ama 'Asya! Asya!' diye tepemde bağırınca uyandım."
أنت تقرأ
Çünkü Malsın
فكاهة"Şimdi, insan olan mallar kendi içinde 4 gruba ayrılır. Grup mallar, çekici mallar, itici mallar ve son olarak da doğuştan şanslı olan katıksız mallar..." "Ben hangisiyim peki?" Sen mi? Sen çekici mallardansın. "Kesinlikle itici mallardansın." *** ...
