gerçekler ve acılar ♫ ♪

70.9K 2.6K 405
                                    

Öncelikle sabrınızdan dolayı hepinize çok teşekkür etmem gerek, biliyorum bölümler hiç olmadığı kadar geç gelmeye başladı. Ancak elimden geldiğince çabuk olmaya çalışıyorum. uzun bölüm yazmak daha bir tatlı gelmeye başladığı için sanırım artık kısa bölüm yazabileceğimi de sanmıyorum. Yani 'kısa ama sık eklenen bölümler' pek olmayabilir. ^^ Ancak benimle beraber beklerseniz böyle uzun bölümlerle karşınıza çıkabilirim. ^^ Biliyorum bölüm aslında dün gelecekti ama birkaç sorun olduğu için bugüne sarktı. Bir daha böyle bir aksama olmaması için uğraşacağım desem de hepimizin belası olan sınav haftaları yaklaşmakta. ^^

Her neyse, umarım bu bölüm, bölümü beklediğinize değecektir. Varsa yazım yanlışları için şimdiden özür dilerim. Keyifli okumalar, yorumlarınızı bekliyorum! ^^

Bölüm Parçası;
1. Daughter - Smother
2. İlker Kaleli - G Minor Bach (LuoNi Arrangement)

On Dördüncü Bölüm ♫ ♪

Öfkeyi belki de en yoğun hissettiğim anlardandı. Neye, kime öfkeliydim, bilmiyordum. Ancak içimde doğan yangının bastırılması zaman alacak, söndürülmesi uzun sürecekti. Belki de o yangın sönene kadar ben ve birçok duygum yangını daha da alevlendirecektik ve bizden geriye sadece küllerimiz kalacaktı. Az önce söndüğüne emin olduğum ben, şimdi cayır cayır yanıyordu.

Kendimden emin olarak attığım adımlar, beni, ezbere bildikleri o yola doğru sürüklüyorlardı. Ellerimi yumruk yaparak bedenimden kaçıp kurtulmak için direnen öfkeyi avuçlarıma hapsettim. Bu sefer başkaları bedel ödeyecekti, hak ettiklerini görecek ve hak ettiklerimi vereceklerdi. Hemen yanımda çalınan korna sesine aldırmadan yürümeye devam ettim. Aklımdaki her sorunun cevabını istiyordum. Merakım kabarırken iç sesim canımı yakarak onu bastırıyordu. Bir çıkarları olmalıydı!

"Neva!" Onu duymazdan gelirken adımlarımı hızlandırmıştım. "Neva!"

Derin bir nefes alarak öfkemi ona yönlendirmektense içimde tutmaya devam ettim. Ona da hesap soracaktım elbet, ancak şimdi zamanı değildi.

"Nereye gidiyorsun?"

Olduğum yerde aniden durup ona baktım boş gözlerle. Cevap vermek şöyle bir yana dursun ağzımdan bir şeyler kaçacak diye korkuyordum, çünkü konuşmaya başlarsam içimdekilerin hepsini kusardım. Bir süre daha ona öylece baktım ancak sonrasında yürümeye devam ettim, ta ki onun kuvvetli parmakları kolumdaki yerlerini alana kadar...

Beni kendine çevirdi, "Neden cevap vermiyorsun? Bir şey mi yaptım," diye sordu.

Ne zamandan beri tuttuğumu bilmediğim nefesimi sesli bir şekilde bıraktım. "Baban benden ne istiyor ya da annemden," diye sordum aniden.

Şaşkınlık Buğra'nın yüzünde milim milim yayılırken ani çıkışımı değerlendirdim. Bence gayet yerinde bir çıkış olmuştu. "Neyden bahsettiğin konusunda hiçbir fikrim yok," derken sesindeki titreme dikkatimi çekmişti. Gerçekten, bilmiyor muydu?

"Bilmiyormuş gibi davranmayı bırak," diye bağırdım onu omuzlarından iterek. "Ne istiyorsunuz benden! Yetmedi mi zaten yaptıklarınız, söylesene!" Cümlem bitmeden onu yine itmiştim ancak bu kez hazırlıklı olduğu için bileklerimi yakalayıp bu dikkatsiz hareketimi çok rahat bir şekilde engellemişti.

"Doğru düzgün anlatacak mısın artık?" Gözlerindeki kırmızı damarlar iyi bir gün geçirmediğinin simgesiydi ve iyice sinirlenmeye başlamıştı.

"Baban bursumu devam ettiriyor. Ahmet Abi'yi gördüm, İlge Hoca'yla konuşuyordu. Annemden mi bir şey istiyor? Yeter artık," diye bağırdım kolumu çekerek.

NOTA ♫ ♪ (Müzikten Bedenler #1)Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin