❤13.BÖLÜM❤

421 42 19
                                    

🎈KEYİFLİ OKUMALAR 🎈

Genç kız karşısında gördüğü kadın ile aklından  bir sen eksiktin sen de geldin tam oldu diye geçirdi.Yani durum yerindeyse Asunun burada ne işi olduğunu çözemedi. Asu ile arkadaşız dememiş miydi Yusuf Bey.

Ne yapsın kadının yapmacık tavırlarını sevmiyordu.Bir ben mi görüyorum diye sitem etmeden geri duramıyordu genç kız.

Asu Sevdanın yanına gelip konuşmak için can atıyordu. Tabi yanlış anlama olmasın Sevdayı çok ama çok sevdiğinden değildi. Asu,Sevdanın Yusuf ile mutluluğun da bir engel olmasını önlemek için kendince tedbir almak istiyordu. Hemen soluğu Yusuf'un yanın da duran Sevdanın yanın da aldı .

Genç kız hiçbir şeyden habersiz Asunun yanına neden geldiğini soruyordu kendi kendine.Zaten hoşlanmıyorum senden neden yani diyordu neden benim yanıma gelmek için can atıyorsun ki.Bak tam orada patronum olacak Nemrut suratlı senin çok olmasını istediğin sevgilin var. Sen yapmacık ve o gaddar ne iyi anlaşırsınız siz öyle diyordu ki Asu söze başladı .

"Sevdacım seni burada görmek ne güzel canım."

Allahım ne olur benim şu an şu dakika canımı al da şu kadının daha fazla konuşmasına katlanmayayım. !

"Sizi de demek isterdim.."Derken ne yapıyorum ben diyerek hemen toparlama yoluna girdi genç kız sonuçta bir aksilik olamayacaktı yoksa zalim patronun dan çekeceği vardı. "Şey aslında Deniz Hanım rahatsız olduğundan Yusuf Bey'i ben asiste ettim bugün."

"Biliyorum canım" derken Yusuf hemen geleceğini söyleyerek içeriye girdi. Fırsat bu diyerek Asu arada ki tehlikeyi kaldırmak için planlarına başladı.

Aslında birsey bildiği yoktu Asunun. Çünkü Yusuf ona işle ilgili pek bilgi vermezdi zaten Asu da bu şirket işlerini pek sevmezdi.O sadece paranın nasıl harcanacağı kısmına odaklanıyordu.

Sonuçta kadın değil miydi ?Sevda da gayet doğal güzel hem ayrıca Asu da olmayan bir özelliği vardı Sevdanın insanların kalbini kazanmak için çaba sarf etmezdi herkes tarafından sevilirdi genç kız Asu da bu durumu anlamış olacak gibi Yusuf için tehlike olarak gördüğü Sevdayı ortadan kaldırmak istiyordu .

"Hemen geleceğini söyledi aşkım ya ne kadar da beni sever burada sıkılmamı hiç istemez hem biliyor musun Sevdacım en kısa zaman da nişanlanmayı düşünüyoruz. Yusufa kalsa hemen bugün nikahı kıyalım diyor da sen de biliyorsun canım kız tarafı naz tarafı biraz da değil mi.?

"Evet öyle ama ben sizin yeriniz de olsam çokta bekletmem bu işi.Sonuçta patronum diye söylemiyorum ama erkek milletine pek güven olmaz.Bir bakıvermişsiniz size olan aşkını kayıp edivermiş."

"Ne demek istiyorsun sen bakiyim."Diyen Asu kendine engel olamadı hep zaten onu ele veren bu öfkesini kontrol edememe halleri değil miydi.?

"Ben ne demek isteyeyim canım. Sonuçta hiç mi görmüyoruz olan bitenleri evli erkekler bile karısına olan aşkını kaybedip aldatmıyorlar mı en kötüsü de bırakıp gitmiyorlar mı.?Ben onun için söyledim ama yine de siz bilirsiniz tabi. "

"Ben bir an ani tepki verdim canım tabi sen de haklısın yarası olana dokunuyor ki böyle konuşuyor. "

Ahh ben burada asistan olarak bulunmayacaktım da görecektin sen ilk başta şu platin saçlarını yolmaz mıydım..

Neyse Sevda sakin ol canım kendim diyerek kendi kendime temkin verdim. Neyse ki hemen geliyorum diyen sevgili patronum da teşrif edebildi.

🎈🎈♥♥🎈🎈♥♥🎈🎈♥♥🎈🎈

Sevdanın ağzından anlatım ♥💞

Bugün işten  erken çıkmam gerekiyordu. Nasıl izin alacaktım patronum dan diye düşünürken sevgili  patronum bugün erken çıkacağını daha sonra da gelmeyeceğini benim de işlerimi bitirdikten sonra gidebileceğimi söylediğinde sevinçten içim içime sığmıyordu.

Sonra dedim Eşref saatine denk geldi sanırım benim duam. Bugün 3 aralıktı herkesin bildiği üzere bugün engelliler günüydü.

Bu dünya da hepimiz birer engelli olma adayıyız bunu her birimizin unutmaması gerekiyor.Bence  en azından bugün onlara hak ettikleri değeri vermeliydik. 364 gün boyunca onlar için yapılan yola araba park eden ya da onların binmesi gereken asansörlere   binmemiz gibi yaptığımız tüm hataları keşke hiç  yapmasak.Ama en azından bugün onlar için bir iyilik yapıp bu tür konular da daha hassas olabilelim sorumluluğumuzu yerine getirebilelim..

Ben Bursa'ya da geçen yıl gelen ama benim gidemediğim etkinliğe bu sene de bilet almıştım ne olur ne olmaz belki gidebilirim diye konuşmayi yapan kişinin  kendisi  de otizmli olmasına karşın üniversiteyi bitirip kendi ayakları üzerinde  duran birinin hayatını dinlemek ve gençlere vereceği öğütleri kendime not almak için Engelliler Derneği'nin düzenlemiş olduğu etkinlik için işlerimi hemen çabucak bitirip yola çıkmıştım.

Girişte ki görevliye biletimi gösterip izleyici kartımi alıp uygun bir yere oturmak için kendime yer bakımdım ama maalesef ön taraflar doluydu. Ortalarda da iki kişilik boş yerden birine kendimi attığım gibi telefonumla ilgilenmeye başlamıştım .

Duru ne yaptığımı merak ediyordu. Aslında oda gelmek istiyordu ama benim gibi olmamıştı onun işi. İş arkadaşı hasta olduğu için onun yerine bu gece hastane de  kalması  gerekiyordu.

Yan tarafım da bir ağırlık olmasi ile yanıma oturan Yusuf Bey'i görmem ile göz bebeklerimin büyümesi bir oldu.

"Yu..Yusuf Bey sizin burada ne işiniz var.?"Hay  kekeleyen dilimi eşşek arıları ısırsın Sevda.

"Kapıda patronlar giremez diye bir yazı yoktu Sevda."

Dediğin de Sevgili patronum kapıda öyle bir yazı yok ama odunlar ve ayılar giremez diye bir yazı olması lazımdı bence diyerek tabi ki yine içimden saydırmıştım.

İçimden bunları söylemek de çok güzel oluyor. Çünkü dışından dişlerimi sıkarak sadece gülümsüyordum.

"Şey yani sizin bu tür etkinliklere katıldığınızı  bilmiyordum .Hem asitanınız olarak bana da aldırmadınız biletinizi de ondan merak ettim sadece ben yoksa herkes gibi siz de tabii burada olabilirsiniz."

"Evet bileti sana aldırmadım çünkü ben de bilet almadım konuşmayı yapacak kişi beni bizzat kendisi davet etti .Kendisini iş yaptığım bir firmada görmüştüm daha sonra konuşma fırsatımiz oldu hikayesini az çok biliyorum ama bugün  burada tam olarak öğrenmiş olacağım ."

"Anladım Yusuf Bey.Hem zaten kendileri de geliyor "diyerek sahneye baktım."En iyisi izleyelim."

Yusuf bey bir şey demeden sadece kafası ile onaylayip sahneye doğru bakmaya başladı.

Konuşma bittikten sonra salon alkış tufanıyla koptu. Gerçekten engel bizim sadece beynimizdeydi. Engeli biz aslında yapmaya gücümüzün yeteceği işlerin önüne bir sebep olarak koyuyorduk.

Sağlıklı bir insanın  istedikten sonra yapamacağı hiçbir şey yoktu. Hem Allah Kur'an-ı Kerim de şöyle buyuruyordu:

"Allah, bir kimseyi ancak gücünün yettiği şeyle yükümlü kılar. Onun kazandığı iyilik kendi yararına, kötülük de kendi zararınadır. (Şöyle diyerek dua ediniz): “Ey Rabbimiz! Unutur, ya da yanılırsak bizi sorumlu tutma! Ey Rabbimiz! Bize, bizden öncekilere yüklediğin gibi ağır yük yükleme. Ey Rabbimiz! Bize gücümüzün yetmediği şeyleri yükleme! Bizi affet, bizi bağışla, bize acı! Sen bizim Mevlâmızsın. Kâfirler topluluğuna karşı bize yardım et."
Bakara süresi 286.ayet*

Bugün bir kez daha hayata karşı bu kadar kırılgan olmamam gerektiğini anladım. Benim içimde güçlü bir kız vardı.Ben babamın beni bırakıp gittiği 5 yaşında ki küçük kız çocuğu değildim. Ya da bir yaprak parçası , küçük bir rüzgar da yerle yeksan olayım. Ben Sevda Atahandım. Benim isteyip de yapamayacağım bir şey yoktu Rabbim izin verdiği müddetçe.

Ve ben de hem kendimin hem de annemin mutlu olması için elimden gelen her şeyi yapacaktım.

🎈♥🎈BÖLÜM SONU 🎈♥🎈







♡Bir Sevda Masalı♡ Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin