1.Cehennemin Kıyısından.

78.2K 3.3K 3K
                                    

"Bu bölüme geçmeden önce giriş bölümünü okumanız önemlidir. Hikayenin temeli, diğer bölümlerden daha kısa olsa da, her şey giriş bölümünde başladığı için 'giriş' olarak adlandırılmıştır."

Dikkat❗️ "Girişi okumadıysanız bu bölümde olaylar baya karışık gelecektir🥲"

Oy vermeyi ve yorum yapmayı unutmayın <3

Keyifli okumalar dilerim✨

~Cehennemin Kıyısından~

Varlığını bildiğimiz, ancak yabancısı olduğumuz bazı unsurlar vardı; hissettiklerimiz arasında kaybolan duygular ya da kulaklarımızın hiçbir zaman duymadığı sesler gibi.

Hayatımın her aşamasında, birçok farklı duyguyu defalarca hissetme fırsatı buldum. Acı, hüzün, mutluluk, heyecan, hatta umut bile, ancak sadece iki kez yaşadığım duygu karışımı vardı: Hissizlik ve korku.

Korku, kendisi bir duygu olmasına rağmen, nasıl oluyor da hissizliği beraberinde getirebiliyordu, anlamış değildim.

Hassastım, çocukluğumdan belirli bir yaşıma kadar en küçük şeylere ağlardım. Hatta komik olmayan şakalara bile gülebilirdim.

12 yaşımdayken en sevdiğim mavi kalemim kırılmış diye saatlerce ağladığımı hatırlıyorum.Büyükannem,benim yaşımdaki bir kızın sadece bir kalem için bu kadar ağlamasının saçma olduğunu söylemişti, ama ben 'anlamıyorsun, o sadece bir kalem değildi, gökyüzümdü' diyerek daha çok ağlamıştım.

Öyleydi, sadece kalem değil, hayatıma dahil olan herkes ve her şey adından daha fazlası oluyordu. Mavi kalem gökyüzüm, odam ülkem, kitaplar hayatlarım ve en önemlisi, hiçbir zaman dile getirmesem bile beni büyüten büyükannem ve büyükbabam annemle babamdı.

Dünyama dahil olanlar özeldi ve zarar görmeleri ağlamama,hatta bazen daha fazlasına sebep olurdu.

Daha fazlasının içinde gözyaşı yoktu.

Bazı şeyler yaşarsınız ya hani beraberinde getirdiği duygular o kadar ağır basar ki diğer tüm duygularınızı yok eder.

Ağlamazsınız, acıların en büyüğünü çeker, hissetmezsiniz. Ben bu duyguyu ilk yaşadığım ana kadar ağlayan birinin çok acı çektiğini düşünür, o kişiye üzülürdüm. Oysa en büyük acılar, sessiz çığlıklarda, içe akıtılan göz yaşlarında saklıydı, bilmiyordum.

İlk defa o gece, bu duyguyu tüm benliğimle hissetmiştim. Soğuk koridorda tek başımayken hissetmiştim hem de.

İliklerimi bile titretecek derecede sert olan ayaz, vücuduma bir etki etmezken ruhum üşümekten daha fazlasını yaşıyordu.

"14 yaşındasın, cesetleri senin teyit etmen doğru değil ama başka çaremiz de yok gibi görünüyor. Peki, sen buna emin misin?"

Polis memuru omzuma dokunarak bana destek olmak isterken, ben orada, o morgun önünde değildim. Neredeydim bilmiyorum ama orada olmadığıma emindim.

Manevi annem ve babam, yani annemin anne ve babası tarafından büyütülmüştüm. Biyolojik annemle babamı da ara sıra görürdüm, ama aramızda bir perde, hatta bir perdeden de daha fazlası, kat kat duvarlar vardı.

GÖLGELERİN KAÇIŞIHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin