TUTKU OYUNU (gay)

By bluechoes

350K 12.8K 2.4K

Cem ve Deniz. Kendilerine güvenerek başladıkları bir oyun. Heyecana dönüşen merak. Tutkuya dönüşen bir sapla... More

Tanıtım
Bölüm 1 Afsunlanmak
Bölüm 2 Rövanş
Bölüm 3 Telef Olan Plan
Bölüm 4 Menfaat
Bölüm 5 Saplantı
Bölüm 6 Zehrini Kusmak
Bölüm 7 Geçmişten Gelen Hayalet
Bölüm 8 Oldukça Sıradan Bir Sabah
Bölüm 9 Tutkuyla
Bölüm 10 Bahar Gribi
Bölüm 11 İki Yanım
Bölüm 12 My Secret Friend
Bölüm 13 Ah Bu Şarkılar
Bölüm 14 Kayıtsız Şartsız
Bölüm 15 Cem
Bölüm 16 Oyun 2
Bölüm 17 Kıskanmak
Bölüm 19 İtiraf-lar
Bölüm 20 Aşk?
Bölüm 21 Rakip
Bölüm 22 Oyun Sonu
Bölüm 23 Boşluk
Bölüm 24 Ödül
Bölüm 25 Travma
Bölüm 26 Deniz'in Dalgası
Bölüm 27 Alıştırma
Bölüm 28 Karıştırmak
Bölüm 29 İşte Günah
Bölüm 30 Arsız
Bölüm 31 Alt-üst
Bölüm 32 Paramparça
Bölüm 33 Rüya
Bölüm 34 Devam Etmeli
Bölüm 35 Pes Etmek
Bölüm 36 Kül
Bölüm 37 Yol

Bölüm 18 Köşeye Sıkışmak

7.4K 315 46
By bluechoes

Lanet olsun Cem. Lanet olsun. Lanet...

Gidip, dudaklarından öpüp tebrik etmek lazım...

'Tebrik ederim aşkım. Beni çok güzel köşeye sıkıştırdın. Ayakta alkışlıyorum. Şak. Şak. Şak.'

Daha oyuna başlayalı 1 hafta olmamıştı ama  ben şimdiden çok fena köşeye sıkışmıştım bile. Beni okul konusunda köşeye sıkıştırmış olması da çok nahoş bir durum açıkçası. Oynayabileceği o kadar koz varken neden bunun üzerine gidip duruyordu bu gerizekalı acaba?

Niye acabası mı var salak nedenini bal gibi biliyorsun.

Of Cem offf... Haftanın son günü senin yüzünden uğraştığım şeye bak. Yani beklemiyor değildim aslında hafta boyunca ama en azından biraz daha zamanım olacağını düşünmüştüm. Beklediğimden erken başlamıştı bizimki.

Sabahın köründe sırf kahve içebilmek için 15 dakika erken uyanıp gelmiştim okula. Ben keyifle kahvemi yudumlarken Cengiz 'boku yedin sen' sırıtışı eşliğinde gelip karşıma oturmuştu. 'Ne oldu lan?' dememe kalmadan 'Hayırlı olsun kardeşim Ayla Hoca yüksek lisans öğrencisini almış.' İşte başımdan aşağı kaynar sular bu cümle nedeniyle döküldü.

Yüksek lisans yapmak istediğim hocaydı Ayla Hoca. Aslında hocadan dolayı değil bölümden dolayı o kadını istiyordum. Yoksa kadın feministti birazcık. Fakat istediğim bölümde bizim okuldaki tek hocaydı.

O anda derse girmeyip hocanın yanına gitmeyi düşündüm. Derse bir kaç dakika kalmıştı.Ancak ve ancak  Cengiz malı benimle aynı fikirde değilmiş ama o anda. Beni sınıfa sürüklemiş ben çıkmadan da hoca gelmişti ki gelen hoca derste tuvalete gidenlere bile tahammülü olmayan bir hocaydı. Kesinlikle üniversitenin kabusu.

Paşa paşa Cengiz'in yanına oturdum. Bu Cengiz dediğimiz eleman kara kaşlı kara gözlü kara-pala bıyıklı bir Türk cengaveri tipte bir adamdı. Uzun boylu, yapılı bir vücuda sahipti ki kaslarını kazaklarının altından bile görebilirdiniz. Adam kazaklara sığmıyordu. Kara kaşı, kara gözü, burnu, ağzı ise önce cetvel-pergel takımıyla özenle çizilmiş sonra yüzüne yerleştirilmiş gibi muazzamdı. Her yanından geçen bir iç çekerdi.

Şimdi itiraf ediyorum ki bu Cengiz'i gördüğüm ilk zamanlarda fantazilerimde uzun süre başta gelen isimdi. Yani...  Çapkın olduğumu zaten kabul ettiğime göre doğruyu söylemek gerekirse 'isimdi' biraz yanlış oldu çünkü hala öyle. Aslında bu da yanlış oldu çünkü bir süredir Cem var. Evet Cem hakkında fantazilerim var.

Cem... Ağzına tüküreceğim senin Cem. Ne bok yemeğe benim eğitim hayatımla oynuyorsun ki sen? Çok ayıp Cem. Çok ayıp Cem. Sikecem belanı Cem.

Beyinsiz Deniz git kendini sik Deniz. Kendi mezarını kendin kazan sen değil misin? Ne rakibine saydırıyorsun şimdi. Adama açık açık beni sıkıştır demedin mi? Neden şimdi kızıyorsun ki deli gibi? Adam tam olarak senin istediğin şeyi yapmadı mı?

Derin bir nefes aldım. Sakinleşmem gerekiyordu. Bu psikolojik git-gellerle bir yere varamayacağım belli zaten.

Öncelikle olanları bir masaya yatıralım. Cem hamlesini yaptığına göre şimdi hamle sırası bende. Ya da muhatabım bir hamle üzerine bir tane daha yapabilirdi. Öncelikle bir tane daha gelecek mi ona karar vermem gerekiyor. Ama dur. Bunu anlayabilmek için öncelikle şu anki durumu tam olarak çözmem etmem gerekiyor.

'Sen nereden öğrendin?' Cengiz'e döndüm.

'Ne? Ha?' Bir yandan bıyıklarının sol tarafını buran Cengiz bir yandan da telefonuna bakıyordu.

'Ayla hocayı diyorum la.'

'Haa öyle desene oğlum ya.' Sınıfta gözlerini gezdirdi. 'Şurdaki kız söyledi.'

Bizden 3 sıra önde olan ve yan taraftaki sıralarda oturan bir kızı işaret etti gözleriyle. Kızı daha önce gördüğümü hatırlamıyordum. Bizim sınıfta mıydı o?

'Kim o ya?'

'Ne bileyim lan.'

'Ne yani tanımadığın bir kız yanına gelip durup dururken Ayla Hoca öğrenci alıyor mu dedi?'

'Haa. Yok la arkadaşlarıyla konuşurken duydum.'

Yani bu bilginin kesin olmama ihtimali vardı. Bir an önce gidip hocayla konuşmalıydım. Saate baktım. Daha ders başlayalı 25 dakika olmuştu. Hoca blok yapmasa bari.

Hata bendeydi. Sürekli ertelemiştim hocayla konuşmayı. Uzun zamandır aklımda vardı Ayla Hocayla konuşmak ama çekinmiştim ister istemez. Oysa ki fena değildi hocayla aram. Verdiği ders ilgimi çektiği için sık sık yorum yapardım derste, bilirdi beni.

Derse konsantre olma çabalarım boşa gidince kafamı sıraya yaslayıp düşünmeye başladım. Ona hangi bölümde yapmak istediğimi söylememiştim yükseğimi. Söylediğimi hatırlamıyorum yani. Nereden öğrenmişti ki. Kesin bizim okulda casusu var bunun ki bu herkes olabilirdi. Sır değildi sonuçta mal gibi herkese söylemiştim. Ama nereden bilebilirdim ki başıma bela olacağını?

1 saati saçma sapan gelgitler içerisinde çöp ettikten sonra tek kelimesini duymadığım hocanın dersi bitirmesiyle yerimden fırladım. Doğruca hocanın odasına gittim. Hocayı odasında bulamayınca da asistanının odasına yollandım. Şükürler olsun ki asistanı odadaydı. 

'Hocam Ayla Hoca'ya bakmıştım.'

'Ayla Hoca seminere gitti.' Hadi oradan be.

'Hocam Ayla Hoca yüksek lisans öğrencisi almış diye duydum doğru mu? Şey, ben de başvuracaktım da.'

'Evet dün bir öğrenci geldi. İyi bir üniversiteden mezun olmuş geçen sene. Ortalaması baya yüksekmiş. Sınavları da iyiymiş diye duydum ayrıca. Ama hoca karar vermedi henüz. Siz nereden duydunuz ki?'

'Bir arkadaş söyledi hocam.'

'Şansın yok diyemem dediğim gibi hoca hala karar vermedi. Ama gelen çocuğun yeterliliği çok iyi. Yine de vazgeçme derim.' deyip gülümsedi. 

'Teşekkür ederim hocam iyi günler.' Ben de gülümsedikten sonra ayrıldım yanından.

Evet hala küçükte olsa bir şansım var. Ortalamam için bu saatten sonra yapabileceğim bir şey yok ve sınavlardan birine girdim bile ama diğeri var daha önümde. Ayrıca her şey sınav değil. Hocanın suyuna gidersem şansım artar. Hem her okul kendi öğrencilerine öncelik vermiyor muydu?

Bu saatten sonra ders dinleyecek kafa kalmadığını anladıktan sonra sınıfa gidip defterlerimi aldıktan sonra doğruca çıktım okuldan.

Cem ile hemen konuşmak istiyordum. Belki ağzından bir iki laf alabilir bir çıkış yolu bulabilirdim.

Adamın amacı sana çıkış yolu bırakmamak yarımakıllı sen kendi ağzınla söylemedin mi?

Yine de dayanamadım ve otobüse biner binmez mesaj attım.

Müsait misin?

Müsait olmadığını biliyordum, işteydi. Ama saat öğlen arası yaklaşmıştı. Belki bir ümit...

Değilim. Akşamdan önce zamanım olacağını sanmıyorum.

Sen o kadar peşimde koş sonra 5 dakika zaman ayırma aramak için. Gülümsemeye başlamıştım. Cem'i dayanılmaz kılan buydu. O kadar peşimde koşmasına rağmen yapışmıyor hatta bazen kovalanan taraf oluyordu. Bu tavırları acayip hoşuma gidiyordu.

Tamam. Akşam ararsın.

Sırıtarak yolu izliyordum ki çok önemli bir şeyi atladığımı hatırladım. Cuma akşamları Selin gelip haftasonu bende kalırdı ve bu akşam gelmemesi gerekiyordu. Elimde olan telefondan adını bulup aradım. Bir yandan da ne diyeceğimi düşünüyordum. Ödev falan desem yarın cumartesi ne ödevi?

'Alo.'

'Sen derste değil misin?'

'Ay Deniz derste olsam nasıl açayım telefonu. Bitti ders 15 dakika falan önce.'

'Oy bana rapor da verirmiş.'

'Of bi git Deniz ya.' derken gülüyordu.

'Bebeğim akşam Hakan'ın erkek arkadaşları gelecekmiş, rakı sofrası yapacağız. Seninle yarın buluşalım mı? Hem dışarda buluşuruz sonra bize geçeriz. Olur mu?'

'Yaaa. Ben yurttan izin bile almıştım. Off.'

'Bebeğim napiyim çocuk çağırmış. Bak hem söz yarın ne istersen yapcam.'

'İyi. Just Dance'e gitcez o zaman.'

'Tamam ya sen istersin de ben gelmez miyim?'

'Oleyyy seni seviyorum. Affettim hadi yine iyisin.' Küçük bir kahkaha attı.

'Allah allah. Sanki bir günahım var da affettim diyor bak. Zalimsin Selin.'

'Tamam tamam. Hadi görüşürüz. Yemek yicem ben.'

'Görüşürüz.' 

Gülümseyerek kapattım telefonu. Şimdi sıra Hakan'daydı. Ama ona da bir bahane lazım yani.

Kanka Selin'e akşam senin arkadaşlar geliyor dedim rakı sofrası yapacağız falan. Midemi bozmuşum üzerine afiyet şimdi bize gelirse iki dakikada bir tuvalete giderim. Rezil olmayalım hatuna. Çaktırma gözünü seveyim.

Mesajı gönderdikten sonra otobüsten indim. Eve yaklaştığımda geldi ancak cevap.

Bir 70'liğe tavım ;)

Oha lan oha. Birlikte içersek olur.

Geri dönüp büfeye girdim. Ah Cem seninle 1 saatlik telefon konuşması bana bir Just Dance seansına ve 100 liraya patladı resmen. Umarım bir ipucu yakalayabilirim de buna değer.

Eve girip rakıyı dolaba koyduktan sonra kendimi üzerimi değiştirmeden yatağa attım. Hocaya mail atsa mıydım acaba?

Bir çıkış yolu. Bir şey olmalıydı. Kaybetmek istemiyorum.

O anda aklıma dank etti. Cem bana ipucu vermişti. Adam her şeyi istediği gibi yönetiyor. Neden ortalamamı sordu o zaman bana? İsteseydi yüksek lisans yapmak istediğim hocayı öğrendiği gibi bunu da öğrenirdi değil mi? Çok zor olmazdı onun için eminim ki.

Bu Cem'in bana 'Ayağını denk al bak buradan saldıracağım.' deme şekliydi.

Ama ben bunu fark edemedim.

Yeni fark edebildim.

Benim aklım neredeydi allah aşkına?

Nerede olacak oynaştaydı.

Cem'deydi.

'Kaybetmek istiyor olabilir miyim acaba?' diye fısıldadım duvara.

Continue Reading

You'll Also Like

LALO By Kara Gül

General Fiction

473K 31.6K 30
☘️Günçiçek▪️Fırat☘️ Gözlerinden akan yaşlarla, otuzlarında olan kadını karşısına dikildi "Sen ne arıyorsun burda? Anlamıyor musun ben ne kırkındaki...
71.2K 3.1K 35
Klâsik gerçek aile kurgusuna benzer ama daha olası bir kurgudur; Kızımız eski ailesinden gördüğü baskılar sonucu 18 yaşında ayrı bir eve taşınır ora...
986K 54K 41
Evin ise yediği tokatın şiddetiyle yere düşmüştü. Dudağının kenarı yeni bir darbe alırkende Kazım Ağa saçlarından koparırcasına tutup Evin'i kaldırmı...
5.1M 237K 52
"Ulan bari Polat de." dedi. Sesi yalvarır gibi çıkmış gözleri beklentiyle doluydu. "Mirza demiyorsan deme ama en azından Polat de." "Sen yengeye Eli...