Masayı kurmasına yardım ettikten sonra yemeği tabaklara servis etti. İlk lokmayı aldığımda beklenti ile yüzüme bakarak
"Eee nasıl olmuş beğendin mi?" Heyecanlı hali komik gelmişti.
Baharatı biraz fazla olumuş sanki..." diyerek bakmaya devam ettim. Sanki biraz üzülmüş gibiydi gözleride ki hüzün ile
"Yemek istemiyorsa bir şeyler sipariş edebiliriz?" dudaklarını dişlemeye başlamıştı ve parmakları ile oynuyordu bu hali ile çok şirin gelmişti gözüme kıkırdayıp
"Şaka yapıyorum gerçekten çok güzel olmuş. Tadına bir bak" çatalına yemekten alıp
"Uçak geliyooor" diyerek ağzına uzattım.
Yüzüme 'salak mısın?' Bakışı attıktan sonra tadına baktı. Gözlerini kapattı birden elini masaya vurup ayağa kalktı ve
"İşte görün Deniz Hanım görün mükemmellik ben ve muhteşem yemeğim" diyerek yüzümü kendine çekerek alnımı öptü.
Yemeğimizi yedikten sonra pardon Gece Hanım'ın yaptığı mükemmel yemeği yemiş salonda oturuyorduk.
"Artık telefonumu alabilir miyim?"
"Tıck"
"Ama niye?"
"Çünkü ben öyle istiyorum"
"Ama anlaşmada öyle dememiştin"
"o dediklerimin başında 'şimdilik istediklerim' demiştim güzelim"
Yüzüme yaklaşması ile gerilemiştim koltuğa yatar pozisyona gelince yüzünü daha çok yaklaştırması ile gözlerimi sımsıkı yumdum adım sesleri duyunca kalktım kalbim saniyede on milyon atıyordu
"ÇAY İÇİCEK MİSİN?" mutfaktan gelen ses ile gülüp derin bir nefes verdim.
Çok sıkılmıştım telefonumuda vermiyordu. Ayrıca niye üstüne çay dökünce tişörtünü çıkartmıştı ki kalsaydın öyle. Derin bir nefes alıp yanaklarımı şişirdim ve dışarı çıktım arkamdan
"Deniz....Hey... Nereye gidiyorsun?.. karanlıkta kaybolacaksın" seslenmelerine aldırış etmeden hızlı adımlar ile devam ettim.
Artık yurda gitmeliydim hem Gökhan merak etmiştir yurttan birinden arardım onu diye düşünerek devam ettim. Hava soğuktu arkama baktığımda Gece'yi görememiştim ormanlık alanı görünce burdan gelmediğimizi hatırlayıp geri döndüm ama bu sefer etrafı göremiyordum. Ev yok olmuştu sanki. Arkamda kalan ormandan gelen çıtırtılar ile arkamı döndüm kırmızı iki göz görmem ile panikleyip koşmaya başladım.
Çalılıklarda ki dikenler kolumu kesercesine çizimişti. Koşmaya devam ettim karanlıkta önümü göremezken birine çarpmam ile hızlıca geriledim beni tekrar kendine çekerken bağıracaktım.
"Şhişşt tamam ben burdayım" Gece'nin sesi ile bende kollarımı ona doladım.
"Hadi gel gidelim" diyerek kolu omuzunda iken beline elimi doladım son kez ormana baktığımda kırmızı iki gözleri tekrar görmem ile hızlıca önüme dönüp hızlandım. Orda bir şey yok Deniz sakin ol diye içimden zilyon kez tekrarladım.
Evin yakınlarına geldiğimizde
"Burda bekle eşyaları alayım gidelim" gözümden akan yaşı silerek içeri girdi kanayan kolumu görünce hızlıca üstünü kapattım çok sızlıyordu ama burda daha fazla durmak istemiyordum.
Sonunda yurda geldiğimizde Gece'yi beklemeden içeri girip odamın katındaki lavaboya girdim. Ellerimi mermere dayayıp aynada kendime baktığımda kırmızı gözleri görmem ile panikleyerek etrafa bakındım içimden sadece göz yanılması tekrar ederek elimi yüzümü yıkadım.
Odaya girdiğimde Gece panik ile yanıma gelerek
"Sen sen iyi misin?" Kolumu tutması ile daha yeni fark etmiştim damla damla kanlar aktığını.
"Hemen hastaneye gidiyoruz" diyerek kolumu çekiştirince
"Sadece uyumak istiyorum" yatağa doğru gidip oturmuştum.
"İlk yardım çantası getireyim" kapı açılıp kapanınca Gece'nin ilk yardım çantası almaya gittiğini ve geldiğini daha yeni fark etmiştim. Hızlıca yanıma gelip kolumu temizlemeye başladı tentürdiyotu koluma hafif hafif değdirdiğinde canım yanmıyordu. Ama o acı çekiyormuş gibi bakıyordu sanki kendi canı yanıyormuş gibi.
Koluma sargı bezi sardıktan sonra yanıma oturarak yüzümü ellerinin arasına aldığında yere sabitlemiş olduğum gözlerimi çekip ona baktım.
"Noldu orda, iyi misin"
"Bir şey olmadı sadece korktum bir an" beni kendine çekip sarıldı yine saçlarımın kokusunu içine çekti ve öptü.
Alışıyordum ona bu canımı acıtıcağa benziyordu. Ama ben galiba bu acıyla ona alışmak istiyordum hayatın acımasızlığı zaten bu değil miydi? En sevdiği insanın alışmak iken en büyük acısı yine alışmaktan kaynaklı. Çok alıştığım için kaybedersin, çok alıştığın için üzülür mutsuz olursun tabii mutluda olursun.
Alışmak güzel şey çünkü sevmek alışmaktır. Sevince alıştığını fark etsende alışınca sever insan. Tepkilerine , kendisine , düşüncelerine ve asıl güzel olanı seni sevme biçimine alışırsın.
Gökhan aklıma gelince geri çekilip
"Telefonumu alabilir miyim?" Kafasını hızlıca sallayıp elini cebine götürdü ve telefonumu çıkarttı. Telefonuma baktığımda annem ve okuldan arkadaşım dışında kimse aramamıştı .Gökhan'da aramamıştı.
whatsapp'a girip yazıcaktım aktif olduğunu fark ettim.
Yazıp yazmamak arasında kararsız kalırken telefonumu komidine koyarak üstümü değiştirmeye başladım. Hâlâ bana bakan Gece ile arkamı döndüğümde hızlıca kalkıp dolabından kıyafet çıkarttı. Yatağa yattığımda bana sarılmadan ben sarılıp kokusunu içime çektim. Bu koku huzur kokuyordu ve gözlerimi karanlığa kapattım.
🏳️🌈🏳️🌈🏳️🌈🏳️🌈🏳️🌈
Merhaba
Nasılsınız?
Oy ve yorum atarsanız mutlu olurum.
GriS...
YOU ARE READING
DENİZ 》》 (>^ω^<)《《
FantasyMaviler kahveler ile buluşunca nefes alabiliyordu, peki şimdi ne olacak?
