1. Kaplan Tavşanı Avlar :)

525 57 56
                                        

Yeni bir kurgu ile karşınızdayım😋😋

Umarı güzel olur bölümler ve umarım beğenirsiniz, çok HEYCANLIYIIMMM

Şöyleki  sürekli ficiyi nasıl yapsam diye kafam karışıktı ama cidden 2 türlü yazdım ve bunu yayınlamak istedim...

neyse ficiye geçelim biz öslsksks

İyi okumlarr ❤️❤️❤️😘🥺🥺

Vote ve yorum istiyorum bak😘


Jungkook'un ağzından


Boş sokaklarda öylece geziyordum. Karanlık sokaklar benim için ev gibiydi. Isısz sokaklarda gezmek, kavga etmek ve hız arabalarla yarışta iyiydi. bazen yarışlara bile katılıyordum. Ben kim miyim? Jeon jungkook 22 yaşında, ailesi tarafından 2 yaşında yalnızlığa bırakılan bir çocuğum. Ailem beni 2 yaşımda yurt kapısına bırakmış ve gitmişlerdi. Bir insan neden kendi yavrusunu yurta bırakırdıki. Benim onlara ne gibi bir kötülüğüm  olabilirdi.

Yurtta tanıştığım jimin ve jin  ile 18 yaşında yurttan kaçmıştık ve yeni bir hayata başlamıştık. Bazen hırsızlık bazen verilen çalma görevleri ile hayatımızı sürdürmeye çalışıyorduk. Telefonumun çalması ile telefonu cebimden çıkarttım aramayı yanıtladı.


"ne? " dedim soğuk çıkan sesimle diğer hattan adeta kulağımı çınlatacak şekilde bağırması ile telefonu kulağımdan çekip, küfür savurdum." ne demek ne lan, siktimin telefonuna neden bakılmıyor acaba kafayı yicem" dedi, beni düşünmesi güzeldi aslında, jin hyung baba edasıyla bana yaklaşırdı hep, korur kollardı. "ne gülüyorsun lan, jimin bu sarhoş sanırım" demesi ile konuşmaya başladım.

"geliyorum hyung ve sarhoş değilim" dedim ve telefonu suratına kapattım ve yürümeye başladım. Arkada birinin varlığını hissediyordum. Biraz hızlandı benim hızlanmam ile arkamdaki adamda hızlandı.


Bir anda koşmaya başladım,benim koşmam ile adamda koşmaya başladı. Depoyu bulmaya çalışıyorlardı, yada beni. Son gücüm ile koştum sokaklardan sokaklara girdim ve en son bir sokağın duvarın arasına saklandım. Koşma sesi gelmesi ile nefesimi tutum ve adamların konuşmasını duydum "çita gibi lan, patron bizi kesecek" demesi ile kaşlarım çatıldı, acaba patron dedikleri kimdi?, telefonları çaldı ve aramayı yanıtladı.

"buyur patron"

"......."

"patron adam çok hızlıydı, yetişemedik"

"......"

"peki patron"

Dedi ve kapattı "geri dönüyoruz" dedi ve uzaklaşmaya başladılar, rahat bir nefes verdim, bu gün depoya biraz geç gitsem iyi olacak sanırım, yoksa öğrene bilirlerdi. Jin hyung'a mesaj attım

Jin hyung

Hyung takip edildim.
Ama iyiyim kurtuldum depoya
Geç geleceğim, sizde çıkmayın dışarı.

Yazdım ve telefonu arka cebime koydum. Yavaşca sakladığım yerden çıktım ve Ana caddeye çıktım, çeketimin şapkasını kafama geçirdim ve yürümeye devam ettim.

Depoya girmeden önce etrafı kontrol ettim ve kapıyı açarak içeri girdim. Jimin'in beni görmesi ile koşarak yanıma geldi. "iyimisin?" dedi, yaran varmı diye bakarak. "hadi ama, ben süper koşucunuzum ve en iyi dövüşcünüzüm." Dedim alayla. Jin Hyung yanımıza gelmişti ve enseme bir tane şaplak geçirdi." yaa ne hızlı, daha ensene gelen şaplağı görmedin "dedi ve kıkırdadı,ben ise ensemi okşayarak kötü bakış attım ona.

Street Kingdom Seoul / taekookStories to obsess over. Discover now