Başladığınız tarihi buraya yazın 💜
Medya: Park melek Jimin
*
*
*
*
"Oğlum! Hadi kaldır kıçını da markete git."
Kafamı telefonumdan kaldırdığımda annem başımda yüzünden eksik olmayan gülümsemesi ile markete gitmem için söyleniyordu.
Akşam saatleriydi ve annem market alış verişi yap diyor.
"anne yarın sabah giderim, akşam akşam yorma beni." dedim ama nafile.
Ben ailemin tek çocuğu Park Jimin. Annesinden başka ailesi kalmayan. Babası daha doğmadan ölen bir çocuk işte.
Annemden almam gereken şeylerin yazdığı listeyi aldıktan sonra söylene söylene evden çıktım.
Ellerimi cebime attım ve bir şarkı mırıldanarak marketin yolunu tuttum.
Kendimi ne olduğunu anlamadan bir kalabalığın içinde buldum.
Aptal psikopatın biri sevgilisi ondan ayrıldığı için delirmiş gibi bağırıyordu.
Adamı incelediğimde elinde silah olduğunu gördüm fakat telaş yapmadım. Sonuçta az sonra polisler gelecek ve bende güvenli bir şekilde markete ulaşacağım.
Etraftaki kalabalık çevremi sardığı için buradan çıkması biraz zor olacak.
Adam eğer sevgilisi onu affetmezse herkesi öldüreceğini söylesede kalabalık dağılmadı.
Anlaşılan buradaki hiç kimse canını sevmiyor.
Aptal insanlar benim daha bitirmem gereken bir okulum var. Canımı seviyorum ben, çekilin şuradan diye geçirdim içimden. Ve kalabalığı yararak zorda olsa çıktım içinden. Zaten tek amacım sağ salim çıkmaktı oradan.
Arkamı adama dönüp hızla yürüdüğümde savunmasız bir hedef olduğumun farkında değildim ta ki sırtımda bir acı hissedene kadar.
Sıcak bir sıvının sırtımdan aşağı doğru yol alışını hissettim en son.
Ve gözlerimi tamamen karanlık olana kadar kapattım. Kendimi karanlığın bana kucak açmasına izin verdim
***
Ne kadar gözlerim kapalı kaldı bilmiyorum. Artık yok olup gideceğimi düşündüğüm sırada bir ışık gördüm. Işık o kadar göz acıtıcıydı ki ellerimi gözlerimin önüne siper ettim.
Ellerimi çekip gözümü açtığımda o ışığın önüne geçen insan siluetini gördüm.
Bana tavşan dişlerini göstererek gülümseyen sevimli çocuk sayesinde ışık gözlerimi acıtmaz oldu.
"Neredeyim ben?" derken etrafıma bakınmaya çalıştım. Ama sadece çalıştım. Çünkü, O tavşan dişlerini göstererek gülümseyen çocuktan gözümü alamadım.
"Komada'sın." dedi gülümseyerek.
Elini bana uzatıp kalkmama yardımcı oldu. Etrafıma bakındığımda lacivert gökyüzünde ki büyük yıldızların etkisi altına girmekten kendimi alıkoyamadım.
Etrafımıza toplanan insanlar meraklı gözlerle bana bakmaya başladı.
Sonra tavşan dişli çocukla göz göze geldim. Ben ona şok olmuş bir şekilde bakarken dudağının kenarı ile gülümsedi ve daha çok şaşırmama neden olan o cümleyi söyledi.
"Yaşamak için savaşılan Koma'ya hoş geldin sarışın."
Selaaam! Adından da anlayacağınız üzere yazmaya başladığım bu kitap KOMA TAEJİN kitabında ki jikook için kısaca koma-taejin jikook vers. Umarım beğenirsiniz. Bölümün kısa olduğunun farkındayım ilerleyen bölümlerde telafi ederim diye düşünüyorum.
Umarım beğenirsiniz 💜
ŞİMDİ OKUDUĞUN
KOMA|JİKOOK
Fanfiction"Sarışın hatun, seni seviyorum" +Taejin - @Army_Bangtan_ 'a ithafen~
