Oops! This image does not follow our content guidelines. To continue publishing, please remove it or upload a different image.
"Kan izleriyle dolu hayatıma hoş geldin." The 1975-Robbers
11 Şubat 2023
Lavabonun içerisindeki boy aynasından, aynaya yansıyan bedenimi inceliyordum. Bugün doğum günümdü. Normalde olsa fazlasıyla süslenirdim fakat bugün pekte özenli olmak istememiştim nedense. Giydiğim askılı lime yeşili olan kısa elbise ve altına giydiğim pembe tek bant topuklu ayakkabının uyumu cidden çok hoşuma gitmişti. Rahatça bir nefes verip çantamı siyah beyaz mermere koydum.
Uzun saçlarımı düzeltip dekolteden dolayı açık olan sırtıma bırakmıştım tutamlarımı. Lavabo mermerinin üzerine koyduğum çantamın içinden kirazlı glossumu çıkarmış, kapağını açarak dudaklarıma yaklaştırmıştım. Yumuşak dokusunu dudaklarıma taşırmadan sürmeye başlamıştım. Kısa bir süre sonra işim bittiğinde dudak parlatıcımı yeniden çantama koymuştum. Çantamı geri elime alırken çantamın askılarını omzuma takarak lavabodan çıktığımda locada oturan arkadaşlarımın yanına doğru ilerlerken derin bir nefes almıştım.
Sebebini bilmediğim bir şekilde burası hem fazlasıyla basmış hem de bugün doğum günümmüş gibi hissetmemiştim. Garipti, normalde olsa burası şu an benim seslerim ile inliyor olurdu.
Sonunda arkadaşlarımın yanına ulaştığımda beni fark eden ilk kişi Jennie olmuştu. "Rosie!" enerjik sesine karşılık gülmeden edemezken dudaklarımı hafifçe aralayarak sorgu dolu sesimle aynı şekilde ona karşılık vermiştim. "Jennie?"
Sarhoş olmuştu her hâlinden belliydi, onlar kadar içmediğim için kafalarına ulaşamamıştım bu da canımı sıkan noktalardan biriydi. Bakışlarım Yugyeom'a kayarken onun zaten bana baktığını görmüştüm. "Ben gitsem iyi olacak, bugün fazlasıyla yoruldum."
"Seni ben bırakayım, saat geç oldu." başımı hızlıca olumsuzca sallarken ayağa kalkacaken onu elimle hızlıca durdurmuştum. "Gerek yok tatlım, iyi eğlenceler!" karşılık vermesini beklemeden hızlıca arkama dönmüştüm. Adımlarımı mekanın çıkışına doğru ilerletirken dans eden bedenlerin arasından geçmek epeyce beni zorlamıştı.
Sonunda kendimi dışarıya attığımda Yüzüme çarpan temiz havayla birlikte gözlerimi kapatarak derin bir nefes almıştım. Sigara ve alkol kokusundan uzak olmak çok iyiydi. Havasız ortam bir zaman sonra sıkıyordu, bunaltıyordu. Alkolü içmekten her ne kadar çok hoşlansamda sigara kokusuyla birlikte karıştığında ciddi anlamda çekilmez, boğucu oluyordu.
Bakışlarım ilk ana caddede gezdirmiştim lâkin saatin geç olmasından kaynaklı bir taksi bile geçmiyordu. Bunu kapıdaki badigartlar anlamış olacakki tanımadığım, siyah giyinimli, uzun boylu olan adamın sesini işitmiştim. "Hanımefendi isterseniz bir taksi çağırabiliriz."