0.0

116 16 17
                                        




'Ya annem geri döndüğünde seni bu kadınla görürse, o zaman ne yapacaksın baba?'

Dolu göz pınarlarından kopan küçük bir damla eşlik ederken sordu babasına.

'Annen geri dönmeyecek. Bunu kabullenmenin vakti geldi artık.'

Babasının verdiği net cevap karşısında boğazına büyük bir yumru oturmuştu. Bu gerçeği hazmetmek ona zor geliyordu. Babasına diyecek başka bir sözü olmadığından içindeki kırgınlıkla ayrıldı odadan. Buradan uzaklaşmak istiyordu sadece.

Neredeyse gözü kapalı gidebileceği kadar iyi bildiği önündeki patika yoldan hızlı adımla geçti genç kız.

Sinirliydi ve yalnız kalmaya ihtiyacı vardı.

Sinirliydi çünkü babası tamamen annesini unutmuş ve yeniden evlenmişti.

Sinirliydi çünkü kardeşi bu kadını çabucak kabullenmişti.

Ama Rose biliyordu ki o asla annesi gibi olmayacaktı.

O hariç herkes annesini unutmuş gibiydi. Onun hatıralarının silinip yerine başka bir kadının geçmesinden korkuyordu Rose.

Bu düşünceleri eşliğinde hıncını bastığı topraktan almak istercesine adımlayarak köyden dışarı çıktı.

Gittiği yer yaşadıkları köye çok uzak olmayan, yürüme mesafesiyle yaklaşık on üç dakika, bir parktı. Burası onun özel yeri sayılırdı.

Bundan birkaç yıl önce erkek kardeşi Jaehyun ile birlikte keşfetmişti burayı. Parkın kenarında bırakılan terk edilmiş karavanlar bile vardı. Hatta burayı ilk bulduklarında babasının olanca ikazına rağmen o karavanların içine girip ne olduğuna bakmışlardı kardeşi Jaehyun ile.

Ama içerisi uzun zaman boyunca havasız ve tozlu kaldığı için Jaehyun için riskliyi. Jaehyun'un astımı vardı ve artık ellerinde astım ilacı kalmamıştı.

Yağmalanan eczanelerden toparladıkları tüm astım ilacı stoğu tükeneli çok olmamış ve bu durum için bir çözüm arıyorlardı.

Ama daha çözüm bulamadıkları yetmezmiş gibi Rose'nin merakı üzerine Jaehyun ablasıyla o karavana girmeyi kabul etmişti. Ve gözden kaçırdığı ihtimal yüzüne tokat gibi vurmuştu. Jaehyun'un astımı tozlu yer gördüğü gibi azıyordu. Ve bu sefer de pas geçmemişti.

Rose suçluluk duygusuyla kıvranıyordu adeta.

Kriz geçiren kardeşinin kolunu omzuna attı, ona tutunmasını sağladı ve neredeyse onu sürükleyerek köye doğru götürmeye başladı. Bir yandan deli gibi bağırıyordu birisinin sesini duyması için.

Onlara doğru koşan kadın silüetini gördüğünde gözlerinde bir umut ışığı belirmişti genç kızın. Yüzü tanıdık gelen ama kim olduğunu bilmediği bir kadın onlara yardım etmişti.

Jaehyun'un diğer kolunu omzuna atarak Rose ile birlikte eve taşımış ve mutfağa girerek Jaehyun için bir ilaç hazırlamıştı.

Jaehyun'un bu halini gören babası Rose'ye çok sinirliydi çünkü yaptığı sorumsuzcaydı. Kardeşini korumaya söz vermişti genç kız. Ama sözünü tutamamıştı, bu tanımadıkları kadın olmasaydı kim bilir ne halde olurdu Jaehyun şimdi.

Bunları düşünen babası onlara yardım eden kadına teşekkür etmek için yanına gitti.

Yanına vardığında kadın iki şişeyi adama uzattı 'Bunları sabahları uyandığında içmesi gerekiyor ve burada da ilacın içeriği yazıyor ' elindeki kağıdı da karşısındaki adamın eline tutuşturdu.

You've reached the end of published parts.

⏰ Last updated: Jun 30, 2019 ⏰

Add this story to your Library to get notified about new parts!

REVOLUTIONStories to obsess over. Discover now