1.BAMBAŞKA BİR DÜNYA

31K 1.5K 1.2K
                                    

Huzursuz bir uykunun kollarında olduğu çatılmış kaşlarından , terli vücudundan ve alnına yapışmış saçlarından anlaşılan genç adam rüyasında ne gördüğünü uyanınca yine hatırlamayacaktı.Bu onun için artık sıradanlaşmıştı.Kabus da görse çok güzel rüyalar da görse asla hatırlamazdı.Başlarda hatırlamak için çok uğraşmış ancak yıllar önce vazgeçmişti.Karakteri gereği asla bir şeyi olması için zorlamaz ya hep ya hiç mantığıyla ilerlerdi.O yüzden her şeyde olduğu gibi rüyalarını hatırlamak için de zorlamamıştı kendini.

   Alarm sesinin yankılandığı gri-mavi boyalı odada gri çarşaflara sarılı genç adam yavaş yavaş kendine gelirken uyku ile uyanıklık arasındaki o arafta vücudunun her yanından yayılan ağrı ile suratını buruşturdu.Hatırlamadığı rüyası ile ilgili bildiği bir şey varsa o da bu sancıyı duyduğuydu.Gece boyu ağrılardan dolayı uykudan uyanmıştı , kah yüzündeki izlerden kah sağ omzundaki yumruk darbesinin etkisinden.Şimdi de duyduğu acı daha kolay kendine gelmesini sağlarken zorlukla araladığı göz kapaklarından sızan güneş ışığı gözlerinin yanmasına neden olmuştu.Yanmayı geçirmek için ovmak üzere kaldırdığı eli,sol gözüne balyoz etkisi yaparken "Ah siktir" diye bağırmaktan kendini alamamıştı.Anında tüm uyku mahmurluğu geçerken onu bu hale getiren adama methiyeler düzmeye başlamıştı bile.Dün gece adrenalinin de etkisiyle fark etmeden çok fazla darbe almıştı.Şu an acı bir şekilde öğrendiği bu gerçekle öfke tekrar damarlarında kanından daha fazla gezinmeye başlamıştı.Kahretsin , Sinan Abi'yi takmayıp biraz daha vurmalıydı o şerefsize.

   Yatağında bir süre acılarının hafiflemesini bekledikten sonra yavaşça doğruldu.Karnına saplanan sancıları görmezden gelebilirken komüdinin üstündeki telefonuna uzandı.07:57' i gösteren saatle yaklaşık 10 dakikadan fazladır yatakta beklediğini anladı.

   Sakin adımlarla odasındaki ebeveyn banyosuna ilerledi.Elini yüzünü yıkamak için eğildiği lavabodan yüzünü kaldırınca aynada gördüğü suratla yüzünü ekşitti.Sol gözünün çevresi kırmızıdan mora dönmüş , elmacık kemiği şişmiş , dudağının kenarı patlamıştı.Bu halde okula gitmek artık onun için sıkıntı değildi çünkü ayda en azından birkaç kez bu halde görünürdü okulda.Ancak yine de bu, yüzünün şekil değiştirmiş halinden hoşlandığı anlamına gelmiyordu.

   Birkaç kez daha yüzüne su çaldıktan sonra dişlerini fırçaladı. Ağzını açınca ağrıyan dudağının kenarındaki yarası,diş fırçasının her hareketiyle daha kötü oluyordu ama umursamadı. İşini hallettikten sonra odasına döndü.

   Dolabında bulduğu ilk kazak ve pantolonu üzerine geçirip telefonunu cebine attı. Yatağına karışmadı zaten nasıl olsa Arslan uyanınca her zamanki gibi toplardı. Odadan çıkıp Arslan'ın kapısının önünden geçerken "Şanslı piç" diye düşündü. Kendisi gece 3'te döndüğü dövüşten sonra 7:45'te okul için kalkmak zorunda iken beyefendi istediği saatte kalkıp istediği saatte açıyordu dövme salonunu. Belki de Arslan'ı dinleyip mühendis olmak yerine dövmeciye ortak olmalıydı.

   Dövüş sonrası rutine dönen bu seçimini sorguluma işini kesip dış kapıya yöneldi. Vestiyerden aldığı siyah deri ceketini lacivert kazağının üzerine giyip arabasının anahtarını eline aldı. Siyah ayakkabılarını da giyip evden çıktı. Hızlıca arabasına binip yola koyuldu zira sokak dövüşçüsü de olsa bitirmesi gereken bir okulu bu yüzden yetişmesi gereken bir dersi vardı.

          ********

   Üniversitede sınıf öğretmenliği okuyorsanız eğer 20'lerinizde ilkokula tekrar gidiyorsunuz demektir.Resim,beden,Türkçe,matematik ve binimum tüm dersleri görüyordunuz. Tabi adları değişmiş olarak.

   Resim dersinin hocası,genç adamın adını söylemeye bile üşendiği bir ressamın hayatını anlatıp resimlerini ekrana yansıtırken işte bunları düşünüyordu.O kadar sıkılmıştı ki uyumamak için dizlerini sallıyor,gözlerini kırpıştırıp duruyordu. Her ne kadar iyi bir öğrenci olmasa da derste telefonla oynamayı veya uyumayı saygısızlık addeder, bunlardan kaçınırdı.Yine dersi dinlemezdi ama bunu hocanın gözüne de sokmazdı.

YAKAMOZHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin