38.ADIMIZA SÖYLENEN TÜRKÜLER

10.1K 838 407
                                    

Not: Alp'in söylediği şarkı medyadadır. Şarkıyı dinleyerek okumanızı tavsiye ederim. ❤

Yunan mitolojisinde bir efsaneye göre Zeus'un ateşi Prometheus tarafından çalınır ve insanlara dağıtılır. Çok sinirlenen Zeus insanlardan intikam almak adına Pandora adında güzel bir kadın yaratır. Onun bu güzelliği karşısında Prometheus'un kardeşi Epimetheus, Pandora'ya aşık olur ve onunla evlenir.

Pandora'nın kutusu efsanesi de bu evlilikle başlar. Efsaneye göre Zeus, Pandora'ya düğün hediyesi olarak bir kutu hediye eder ve bunu kimsenin açmamasını tembihler. Çünkü kutunun içinde kötülük vardır. Ancak Pandora merakına yenik düşüp kutuyu açar. Dünyaya kötülüğün yayıldığını fark edince de kutuyu kapar. Tabi ki bu efsanenin de farklı sonları rivayet edilir. Onlardan biri de Pandora'nın kutuyu açtıktan sonra içine hapsolmasıdır.

Bu efsanenin nasıl ki farklı versiyonları rivayet edilirse her insanın da hayatında içinde birbirinden değişik gizemler barındıran Pandora'nın kutusu/kutuları vardı. Emre ve Alp'in kutusu ise reisin babasından sakladıkları sırlarıydı. Ama Alp kutuyu açmıştı.

Emre, kutunun ilk etkisini yani Alp'in ne durumda olduğunu öğrenmek için geldiği evde kapının önünde durmuş kendini hazırlamaya çalışıyordu. Dün sabahtan geceye kadar Alp'i bulmak için salladığı direksiyonlara bir de geceden bu yana Ankara'ya gelmek için geçirdiği vakti ekleyince yaklaşık 24 saattir araba kullanmış oluyordu. Hem ayakları hem de kolları artık tutmaz hale gelmişti, şişmiş gözleri ağlamaktan ve dinlenememiş olmaktan dolayı inanılmaz yanıyordu. Ama çatlayacak gibi hissettiren başı ve dünden beri sıkışan kalbinin yanında bunlar hiçbir şeydi. İlk olarak Alp'i bulamamış olmanın verdiği korku daha sonra onu Pandora'nın kutusuna hapsetmiş olmanın verdiği vicdan azabı kendini yiyip bitirmesine neden olmuştu. Tüm derdinin dermanı, kalbini ferahlatacak kişi bu kapının ardındaydı ama cesaretini toplayıp da zile basamıyordu.

Babasının evde olmadığını dün gece Alp'ten öğrenmişti ama annesinin ne tepki vereceğini kestiremiyordu. Çekincesi kendisine gösterilecek tepkiden ziyade Alp'in bundan nasıl etkileneceğiydi. Genç adamın bu durumda olumsuz herhangi bir şeyi kaldırabileceğini sanmıyordu.

Kızarmış gözlerindeki yanmayı geçirmek adına ovup derin bir nefes aldı. Diken batıyormuş hissi veren ellerini acıya rağmen yeşillerden çekmedi. Nedense şimdilik acıydı onu ayakta tutan. Ancak bunun da geçici olduğunu biliyordu çünkü Alp'ten başkası ona iyi gelmezdi. Bu yüzden terleyen elini birkaç kez açıp kapattı ve daha fazla beklemeden zile abandı. Sabahın 7'sinde birinin evine gelmek pek uygun bir hareket olmasa da bunu düşünecek halde değildi.

Çok bekletmeden açılan kapının ardındaki üniformalı genç kız Emre'nin tesellisi oldu. En azından uykudan uyandırmamıştı ev halkını.

"Hoş geldin Emre abi."

Bu kızın hala kendisine abi deyip hoş karşılaması bir umuttu. Hiç değilse Alp'e kötü bir sabah yaşatmaktan kurtulmuşlardı.

"Hoş buldum, sanırım."

İçeri geçmesi için çekilen genç kıza uyup eve girdi. Ayakkabılarını çıkarırken aklında sadece Alp vardı.

"Annem odasında uyuyor. Alp abim de dün geldiğinden beri çıkmadı odasından."

Tahmin ediyordu zaten Alp'in durumunu bu yüzden sakince başını salladı.

"Sen abimin yanına geç, ben anneme geldiğini haber veririm Emre abi."

Zoraki bir gülümsemeyle dudaklarını kıvırdı.

"Teşekkür ederim."

Genç kız hüzünlü bir tebessümle yetindi. Emre, daha fazla orada oyalanmanın gereksiz olduğunu düşünüp Alp'in odasına ilerledi. Kalbi gümbür gümbür atarken bile sancıyordu. Kapalı kapının koluna uzanırken yorgunluktan bitmiş haldeydi. Son kalan gücüyle açtığı kapının ardındaki odaya bakmadan içeri girip kapıyı tekrar kapattı. Önce kokusunu aldığı sevgilisini pijamalarıyla yatağında uzanmış halde buldu. Bacaklarını kendisine çekmiş olan genç duvara dönmüş ve iyice köşeye sıkışmıştı. Onun bu hali o kadar masum duruyordu ki Emre kendini daha fazla suçlamaya başladı. Ya Alp'i sonsuza kadar o kutuda hapsetmişse?

YAKAMOZHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin