10.BÖLÜM-HER ŞEY YALAN

1.1K 42 2
                                    

Songül yurda gelmişti. Kızlar oda da idi. Cemre ağlıyordu.

Songül: Cemre artık ağlama. Heba etmişsin kendini kardeşim.

Cemre: Annem babam kim benim? Farkındaysanız hayatımda varlığına inandığım tek kişi Defne.

Meral: Allah yardımcın olsun Cemre. Öyle bir kardeşim olsun istemezdim.

Kızlar Meral'e ters ters baktı. Songül Meral'i cimcikledi.

Songül: (Fısıldar) Kızım saçma saçma konuşmasana.

Eylül: Cemre. Feride Hanım'a haber verelim.

Kader: Aa evet iyi fikir.

Cemre: Kızlar ben biraz uyumak istiyorum lütfen izin verin.

Kader: E hadi çıkalım kızlar.

Kızlar odadan çıktı.

Songül: Hadi Meral. Ara.

Meral: Tamam.

Meral Feride Hanım'ı aradı.

Meral: Alo Feride Hanım.

Feride: Ne oldu canım?

Meral: Acilen yurda gelmeniz gerekiyor. Cemre çok kötü.

Feride: Ne oldu Meral?

Songül: Lan kızım meraklandırmasana kadını.

Songül telefonu Meral'in elinden aldı.

Songül: Feride Hanım meraklanmayın. Yurda gelebilir misiniz?

Feride: Ya Toprak ile bebek alışverişinde idik.

Songül: Acelesi yok. İşiniz bitince gelin.

Feride: Tamam canım. Beni haberdar edin.

Songül: Tamam.

Serkan ve Defne eve geldiler. Kapıyı çalmadan önce konuşmaya başladılar.

Defne: Serkan. Anneme çok kızma.

Serkan: Ben ne yapacağımı biliyorum.

Defne zili çaldı. Nazan kapıyı açtı. İkisininde suratı asıktı. Defne'nin ağlamaktan gözleri şişmişti.

Nazan: Hoşgeldiniz. Ne oldu size?

Serkan: Sen cevap ver anne.

Nazan: Ne oldu oğlum?

Defne: Ya yine yalan söyledin bize. Yine.

Nazan: Ay içeri geçin bi. Anlatın.

Serkan: Bizden evlatlık olduğumuzu sakladın. Seni affettik. Senden başka bir şey saklama benden demiştim.

Nazan: Ne saklamışım?

Defne: Ya biz Serkan ile kardeş değilmişiz.

Nazan: Ne?

Nazan şaşırmıştı. Onunda durumdan haberi yoktu.

Defne: Cemre benim kardeşim.

Nazan: Ne? Nasıl olur?

Serkan: Sen biliyordun anne. Şaşırmış numarası yapma.

Nazan: Oğlum vallahi de billahi de bilmiyordum. Sizinle öğrendim. Hani kanıtınız.

Serkan DNA testini Nazan'a verdi. Yurt odasına bir kız Cemre'yi çağırmak için geldi. Ceyhun Cemre'yi görmeye gelmişti.

Kız: Cemre'yi birisi çağırıyor.

Kader: Ben bakayım bi.

Eylül: Ben de geleyim.

Kader ve Eylül aşağıya Ceyhun'un yanına indi.

Ceyhun: Cemre nerede?

Kader: Cemre çok kötü.

Ceyhun: Ne oldu? Kötü bir durum mu var?

Kader: Sen niye geldin?

Ceyhun: Cemre ile konuşmak için.

Eylül: Özel değilse bize anlat.

Ceyhun: Yani onun duyması lazım.

Kader: O zaman biz gidiyoruz.

Ceyhun: Tamam pazartesi günü inşallah Cemre ile daha yakın olacağım.

Eylül: Neden?

Ceyhun: Sizin sınıfa geliyorum.

Eylül: Neyse biz gidiyoruz.

Ceyhun: Tamam görüşürüz.

Kızlar yurt odasına çıktı. Mesude Adıyaman'da idi.

Büşra: Anne. Ben ablamı özledim.

Mesude: Bende özledim kızım.

Büşra: Ya anne neden buradayız biz?

Mesude: Ya Kemal bize bir şey yaparsa.

Büşra: O hapiste bize bir şey yapamaz ki.

Mesude: Olsun kızım, o bir yolunu bulur.

Cemre uyanmıştı. Odada tekti. Diğer kızlar yemek yemeye inmişlerdi. Eski fotoğraflarına bakıyordu.

Cemre: Annem, bak ne güzel sarılmışsın bana. Yalan mıydı bu? Gerçek kızın değildim ben senin. Sen de gerçek annem değilmişsin.

''Allah'ım ben ne yapacağım. Ailem öldü diye o kadar göz yaşı döktüm. Meğer boşaymış.''

Bilinmeyen bir numara Cemre'yi aradı. Cemre telefonu açtı.

Cemre: Buyurun.

Ceyhun: Cemre, nasılsın?

Cemre: Sen kimsin?

Ceyhun: Ceyhun ben.

Cemre: Ne oldu Ceyhun?

Ceyhun: Kızlar söyledi bugün kötüymüşsün.

Cemre: Evet.

Ceyhun: İyi misin şimdi?

Cemre: İyiyim sağol.

Cemre telefonu kapattı. Tekrar yatağına gömülüp ağlamaya başladı.









KIRGIN ÇİÇEKLER 🌸Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin