7.BÖLÜM-ANNEM ve KARDEŞLERİM

1.3K 44 10
                                    


Eylül yere uzanmış  ağlamaya devam ediyordu. Annesi ve kardeşleri gitmişti. Cemre ve Meral ise onu avutmaya çalışıyordu. Bahçedekiler Eylül'ün etrafına toplanmıştı.

Cemre: Eylül hadi kalk canım. 

Meral: Eylül yerden kalk.

Eylül başını yerden kaldırdı. 

Eylül: Ben böyle bir şeye izin veremem. Hayır! Gidemezler.

Eylül yerden kalkıp koşmaya başladı kızlar onu durdurdu.

Cemre: Eylül dur bi. Böyle bir şey yapamazsın. 

Eylül: Şimdi gidiyorlarmış Cemre.

Cemre: Tamam telefonla uzun, uzun konuşur anlaşırsınız. Çözüm yolu bulursunuz.

Meral: Hadi derse girelim canısı.

Eylül: Hayır! Ben gelmiyorum. Annemi durdurmam lazım. 

Cemre: Ne yapacaksın Eylül?

Eylül: Bilmiyorum. 

Eylül yeniden ağlamaya başladı.

Cemre: Sen en iyisi yurda git. 

Eylül onaylamış bir biçimde başını salladı.

Meral: Tek başına mı gideceksin?

Eylül: Bir şey olmaz. 

Meral: Sen bilirsin. Hadi derse gidelim biz.

Kızlar okula gitti. Eylül'de yurda. Kader kardeşinin mezarına gelmişti. Ağlamaya başladı. Dizlerinin üzerine çöktü.

''Ablacığım, ben geldim. Seni çok özledim.''  

Kader sözün devamını getiremedi. O sırada Songül aradı.

Kader: Efendim Songül?

Songül: Kader, ağladın mı sen?

Kader: Umut'un mezarında idim de. Ne oldu?

Songül: Eylül'e ulaşamıyorum. 

Kader: Ha,şey Eylül telefonunu Serkan'a verdi. 

Songül: Hadi ya. Eylül'ü görünce söyle, Mesude Teyze geldi. Eylül'ün bir kaç parça eşyasını bıraktı. Helalleşti sonrada gitti.

Kader: Ay ne oldu ki acaba? Neyse görünce söylerim.

Songül: Tamam bye bye.

Kader: Bye bye.

Kader telefonu kapattı. Sonrada kurumuş yanaklarına bir kaç damla daha göz yaşı düştü.

''Ben gidiyorum meleğim. Bu ziyaret kısa oldu.''

Kader mezarlıktan, yurda doğru gitti. Eylül'de yurda gitmişti. Yatağında oturmuş ağlıyordu. Hediye'de yanındaydı.

Hediye: Ay, kızım ne oldu söylesene?

Eylül: Hediye Teyze, çok kötüyüm.

Hediye: Hasta falan mısın?

Eylül: Hayır.

Kader içeri girdi.

Kader: Eylül, ne oldu? Mesude Teyze gidip Songül'den helallik istemiş eşyalarını bırakmış.

Eylül: Gitti yani. Tamamen bitti her şey.

Hediye: Ay ne bitti evladım. Anlatsana.

Eylül: Annem, Adıyaman'a gitti. Kardeşlerimi de alıp.

Kader: Ne? Temelli mi?

Eylül: Evet.

Hediye: Geri gelir kızım. Üzülme sen. Ben sana bir süt ısıtayım.

Eylül: Hiçbir şey istemiyorum Hediye Teyze.

Hediye: Sen bilirsin. 

Hediye odadan çıktı.

Kader: Kardeşim, üzülme.

Eylül: Kader. Biraz yalnız kalayım.

Kader: Tamam.

Kader'de odadan çıktı. Meral ve Cemre teneffüse çıkmış, kantinde oturuyorlardı. Mert yanlarına geldi.

Mert: Selam. 

Kızlar cevap vermedi.

Mert: Meral. Affettin mi beni?

Meral: Saçmalama.

Mert: Lütfen Meral.

Meral: Mert iyi misin? Laftan anlamıyor musun?

Mert: Ben seni yumuşatmasını bilirim.

Mert yanlarından gitti.

Cemre: Meral. Ne oluyor?

Meral: Ya bi kaç gündür geliyor yanıma.

Cemre: Ha neyse ben çay alayım. İster misin?

Meral: Olur.

Cemre çay almak için gitti. Çayları tam almış gidiyorken bir çocuğa çarptı. Çayın bir kısmı Cemre'nin üzerine bir kısmı da çocuğun üzerine dökülmüştü.

Cemre: Ay, yandım!

Çocuk: İyi misin?

Cemre: Yanıyorum!

Çocuk: Gel revire gidelim.

Sesi duyan Meral yanlarına gitti.

Meral: Cemre. Ne oldu?

Cemre: (çocuğa dönerek) Kusura bakma. Benim hatam..

Çocuk: Önemli değil. Ben iyiyim. Sen revire git en iyisi. 

Çocuk oradan gitti.

Meral: Ne oldu canısı? Bu çocuk kim?

Cemre: Yandım Meral, yandım. Revire gidelim.

Meral: Tamam.

Çocuk Cemre'yi uzun süredir takip ediyordu. Onu ilk defa toplantı salonunda görmüştü. İlk görüşte bir şeyler kıvılcımlandı içinde. Daha sonra sınıfını buldu. Kantinde ise tesadüf olarak karşılaşmıştı. 






KIRGIN ÇİÇEKLER 🌸Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin