benim isteme törenimde sizin ne işiniz var alaz ağa

Start from the beginning
                                    

Baran "oha o zaman aryada bu evin Gelini. Ne yani ben şimdi sana yenge mi diyeceğim"

Aryayı yine öksürük tutarken alaz duydukları ile gülümsüyordu.

Halit bey "Baran öyle mi dedim ben oğlum. Yani o da kızım anlamında"

Arya "teşekkür ederim efendim"

Baran "ne demek ya önemli değil Yenge" dedi. Arya şaşkınca barana bakarken hemen alaza dönüp sessizce

"alaz bir şey söylesene"

Alaz "ne diyebilirim ki satan memnun ee alan memnun" dedi sırıtarak

Arya "şu anda sana gıcık dememek için kendimi zor tutuyorum"

Alaz "emin ol en iyisini yapıyorsun" dedi.

Daha sonra masadan kalktılar ve tekrar üst kata çıktılar. Saat öğlene yaklaşıyordu terasta sohbet ederken

Halit Bey aryaya yönelerek "arya"

Arya "efendim"

Halit bey "kızım hiç sormadık sen çalışıyor musun?"

Arya " İstanbul'da inciyle bir kafede çalışıyorduk ama şu anda bir işte çalışmıyorum"

Behiye hanım "Eee kızım sen İstanbul'a geri dönecek misin?"

Arya "aslında ben Mardin'i çok sevdim aynı zamanda İstanbul'da inci olmadan hayatımı devam ettirebileceğimi zannetmiyorum"

Halit Bey "anladım hayırlısı olsun bakalım"

Arya "sağ olun" diyerek konuşmayı kapatmışlardı. Daha sonra arya kahve yapmak için mutfağa gitmişti. Ardından incide geldi ve sorgusuna başlamıştı.

İnci "arya noluyor"

Arya "br şey olmuyor inci kahve yapıyorum"

İnci "bak bana saf ayağına yatma adamla kahvaltı etmişsiniz"

Arya "bilmediğin şeyler var inci"

İnci "ya kızım anlat o zaman da bilelim"

Arya "sonra konuşuruz" deyip etraftaki çalışanları gösterdi. İnci konuyu kapattı kahveler hazır olunca üst kata çıktılar. Arya teker teker kahveleri verirken sıra Alaza gelmişti. Alaz sırıtarak kahvesini almıştı.

Halit bey "eline sağlık kızım isteme kahvelerini görürü inşallah" dedi.

Alaz "görürüz görürüz" dedi.

Arya Alaza bakıp "sanmıyorum görebileceğinizi"

Alaz "neden?"

Arya "benim isteme törenimde sizin ne işiniz var ki nereden göreceksiniz yani" dedi. Ortamı büyük bir sessizlik kaplarken alaz sinirlenmiş olacak ki boynundaki birkaç damar belirginleşmişti.

Alaz " belki damat tanıdıktır" dedi.

Arya "Sizin zahmet etmenize gerek yok ben düğün davetiyemi bizzat size iletirim. Düğüne teşrif edersiniz" dedi.

Alaz mırıldanarak "o damadı da düğünü de ben......" daha sonra kalkıp çıktı. Arya onun bu hallerine anlam veremiyordu. Koskoca Alaz ağa onunla uğraşıyordu. Neydi bunun sebebi dün gece yaşananlar mıydı düşünmemeye çalışarak evdekilerle biraz daha vakit geçirdikten sonra kendi evine gitmek için yola çıktı. Mardin sokaklarından geçerken birkaç da bir şey aldı. Eve geçtiğinde aldıklarını yerleştirdi ve yorgun olduğu için odasına çıktı. Biraz uyku iyi gelecekti. Alaz evden çıkmasıyla beraber şirkete geçti. Oldukça sinirliydi bunu gören çalışanlar Alaz Atahan'ın gazabına uğramamak için işlerine geri döndüler. Alaz odasına geçince kapıyı hızlıca kapattı. Ardından odanın içinde volta atmaya başladı. Aryanın sözleri çıkmıyordu aklından. Hiç mi hoşlanmıyordu kendisinden ya da aşık olma ihtimali bile yok muydu? Kendince gülerek 'sen kızı odasına kapat sonra da sana aşık olmasına bekle kesin olur zaten Alaz' dedi. Sonra odasının kapısı çalında. Gir komutunu verdikten sonra koltuğuna geçti. İçeri sekreteri Yeliz gelmişti. Yeliz'i baştan aşağı süzüp yine giyinişini abarttığını düşündü. Neydi bu kızlar iki karış etek giyip boya küpüne batıp çıkmaları böyle yapınca kendilerini güzel mi zannediyorlardı. Bir süre sonra Yeliz'e yönelerek

"ne vardı yeliz?" dedi.

Yeliz abartı gülüşlerinden birini kullanarak "Alaz bey öncelikle hayırlı olsun"

Alaz "ne için"

Yeliz "baran bey evlendi ya o yüzden"

Alaz "yeliz bunu bana değil Barana söylemen gerekir neyse bunu mu demek için geldin"

Yeliz "hayır efendim sadece işlerin yolunda olduğunu söylemek için gelmiştim."

Alaz "iyi tamam başka bir şey yoksa çık"

Yeliz "yok efendim" deyip kıvırtarak çıktı odadan. Alaz kendince bir Ya sabır çekip işlerine döndü. Birkaç projeyi inceleyip bazı kararlar aldı. Zaten çok bir iş yoktu. Sonra yine aryayı düşünmeye başladı. Niye şimdi durup dururken onu düşünüyordu ki. Akşam olmak üzereydi kapısı çalındı ve içeriye Baran girdi. Baran hemen geçip abisinin karşısında ki tekli koltuğa oturdu.

Alaz "ne var baran niye geldin?"

Baran "benimde şirketim değil mi gelirim gelmem sana ne."

Alaz " gerçek sebebin bu olmadığını ikimizde biliyoruz hem yorgunum uzatma hadi söyle ne söyleyeceksen"

Baran "peki o zaman konuya giriyorum konumuz Arya"

Alaz " zaten şu sıralar başka bir konu yok"

Baran "alaz ne oluyor?" Bara ciddi bir konuşma yapacakları ya da dertleşecekleri zaman abisine hep ismi ile hitap ederdi.

Alaz derin bir nefes alıp "aklımı karıştırıyor" dedi.

Baran "tek tek mi sorayım anlatır mısın"

Alaz "düğünden sonra onu evine bırakmak istedim kabul etmedi zorladım falan sonra işte kolundan tuttum evine götürdüm odasına soktum kapıyı da kilitledim o uyuyunca bende selimin yanına gittim hepsi bu" dedi bir çırpıda

Baran "oha iyi de niye yaptın böyle bir şeyi"

Alaz "bilmiyorum Baran bilmiyorum"

Baran "seviyor musun?"

Alaz "her kez de bu soruyu soruyor ama bilmiyorum. yani ya sevmek nasıl bir şey ki hem , nereden anlıyorsun sevdiğini ya da sen inciyi sevdiğini nasıl anladın?"

Baran gülümseyerek " Mesela aklından hiç çıkmıyorsa ya da en saçma sapan anda bile aklına geliyorsa, onu başka birisiyle gördüğünde sinirleniyorsan ki biz buna kıskanmak diyoruz her neyse işte kıskanıyorsan onu paylaşamıyorsan ve her dakika onu görmek istiyorsan biz bu buna benzeyen tepkileri gösteren insanlara seviyor teşhisini koyuyoruz."

Alaz biraz düşündü ve "bu kadar basit yani" dedi.

Baran "hayır Alaz bu kadar basit değil. Basit olan tarafı anlatılışı ben bu her anlattıklarımı yaşadım ve çok canım yandı Yaşamayan bilmez desem yeridir"

Alaz "peki ben şimdi sana hissettiklerimi anlatsam sende bana bir cevap versen"

Baran "anlat bakalım"

Alaz "şimdi bir kere aklımdan hiç çıkmıyor haklısın bu konuda sonra evet paylaşmak da istemiyorum hep yanımda gözümün önünde dursun istiyorum, kimse ona bakmasın, gülmesin, dokunmasın istiyorum ne oluyor bana ya"

Baran "hayırlı olsun abi aşık olmuşsun"

Alaz "ne?"

Baran "ney ne lan. Aşık olmuşsun işte seviyorsun Aryayı"

Alaz "bu sabah bana kahvaltı hazırladı oğlum o kadar hoşuma gitti ki"

Baran " Tamam kabul ediyor musun şimdi aşık olduğunu ?"

Alaz "E-evet" dedi kekeleyerek. Baran sırıtarak

"güzel şimdi hedefimize yönelelim bakalım"

Alaz "o ne demek lan"

Baran "oğlum kızın gözünde şu anda Hanzo bir ağadan başka bir şey değilsin ilk imaj önemlidir kardeşim hadi kalk gidiyoruz"

Alaz "nereye?"

Baran "Şimdi güzel bir lokantadan güzel bir yer ayırttıracağız ardından güzel bir yemek ve gerisi sana kalmış içindeki romantik çocuğu çıkar ve kızı etkile"

Alaz "oğlum kabul etmez ki"

Baran " Merak etme Alaz ağa o kız yufka yüreklidir herkese ikinci bir şansı mutlaka vardır"

Alaz "iyi hadi o zaman gidelim"

Zor Adamlar İmkansızı Sever #Wattys2016Where stories live. Discover now