kayboldum

7.9K 242 26
                                    

Hava kararmaya başlamıştı. Ve hickimse beni bulmamisti. Artik korkmaya baslayabilirdim sanırım. Belki yolu bulurum diye yürümeye başladım. Yurudukce sanki buralari hatirliyordum. Ah tabiya bu ormanda her yer ayni. Heryer yesil agaclarla dolu. Neden pepe deki mor pembe agaclarindan yokki . Hani o cocuklarin agizlarindan dusurenedigi sarki. Pepenin pembeleri cogaliyor bi tane pembe çiçek bi tane pembe ağaç bi tane... aishh ne diyorum ben. Birazdaha burda durursam le le leliko lel le leliko diye dolasicam yani. Aklima bir fikir gelmisti. Belki barış bey beni böyle bulabilirdi. Cantamdan.. oh çok güzel ya müthiş yani cantam arabada kaldi. Gercekten yeppuda yeppuda diye bagirasim geliyo. Daha fazla ilerlemek sanırım iyi olmayacakti. Olduğum yerde durarak beklemeye basladim. Hava iyiden kararmadan bulsa iyi olacakti. Tövbe bidaha basimi alıp gitmeyecegim. Yani giderimde ormana doğru gitmeyecegim. Bu barış beyin sesiydi.
- kumsal kumsal. Nerdesin. Diye bagiriyordu. Insan düzgünce bagirir demi. Hayir daha duzgunu nasil olacak bilmiyorum amacdaha güzel ayg ne sacmaliyordum.
- barış bey burdayım. Diye karsilik vermistim. Filmlerde kiz kaybolur erkek onu şıp diye bulur ama bizim dangoz beş saat sonra bulur. O kadarda uzaklasmadim yani. Sadece kayboldum. Gerçek diyorum bak tam beş saat olmuştu. Beni beş saat sonra bulmustu. O kadarmi uzaga gitmistim. Tabiki hayir beyfendi düğüne gitmis dugunden döndüğünde beni aramaya baslamisti. Çünkü arabadan inip yurumeye basladigimda arkamdan ' ben düğüne gidiyorum. Zaten senin yüzünden gec kaldim. Biyere ayrilma burda kaybolursun. Dikkat et ayilar yemesin seni. O nasil bir ayi olursa artik. Gerçek bir Yimi yoksa erkek bir ayimi. Irasini bilemwm ama bu elbiseyle erkeklerin seni.... neyse ya ben gidiyorum.' Evet aynen boyle demisti. Blöf yapiyof saniyordum gercekmiydi. Gercekten beni burda birakip düğüne mi gitmisti.
- sesime doğru gell kumsal nerdesin sesime gel sesime.
- birazdaha bagirin. Nerde- iste onu gormustum. Ordaydi.
-sonunda beni bulabildiniz. Bu kadarmi uzaklara gitmisim yaa. Dedim igneleyici bir ses tonuyla.
- biraz düğüne gittimde. Ayrıca bakiyorumda ayilar yememis seni. Tek parcasin. Ama elbisenin bir parca olduğuna bile emin değilim. Bildigin kumaş parcasi.
- yaa bisey dicem. Hayatina kac kiz girdi. Hı. Kac. Eminim o kizlar benim giydigim elbiselerden bin kat daha kisadir. Bence o kizlar elbise bile giymiyorlardir. Doğru tahmin öyle değilmi.
- benim hayatima burnunu sokma. Ayrica disardan o kadarda kiz duskunu gibi gozuktugumu sanmiyorum. Ve hayatima sadece bir kiz girdi. Sadece bir kız. Neden bunlari sana anlatiyorum ya ben. Sen benim neyim. Neyse ya sen bu ayakkabilarla nasil gelebildin bu yerlere.
-ayy iyi be. Karismayiz senin hayatina. Ben senin hayatina karismayacaksam sende benim giydiklerime karismayacaksin. Zaten kış geliyo bidaha bu kadar kisa giymem icin yazi beklemem gerekecek. Tabbi çorapla giyecegim zamanlarda olacak o yüzden-
-anlastik tamam tamam sus. Çok konusuyorsun. Cok soru soruyorsun ve herseye karisiyorsun. Demişti. Sonunda arabaya ulasmistik.
- hıhı bencede öyle. Zaten sevgilimden ayrılıp doğru düzgün depresyona filanda giremedim. Ne güzel is çıkışı evime gidip. Rahat biseyler giyip yemek yiyip odama çıkıp bof un o insani aglatan sahnelerini izleyip dondurmami yiyip jacksonu dusunecektim. Jacksonu dusununcede agliyacaktim. Tek istediğim buydu. Ama noldu ormanda kayboldum. Diyerek arabaya bindim. Barış beyde binerek.
- ne ne dedin sen. Ayrildinmi o allahın koreli yaki sik li... pek olmasada yakisikli adamdan ayrildinmi.
- bir evet. Iki pek olmasada degil bildiğin yakisiklinin onde gideni. Ayrıca onun hakkında konusmak istemiyorum. Sen söyle bakalim düğün nasildi eglenceli vakit gecirebildinmi. Bana sorarsan hiçte güzel vakit geciremedim. Ya bişey dicem Düşünsenize şimdi radyodan sesler gelse evinize gidin kapilarinizi kapati sığınaklara girin filan sonra biz olayı anlayana kadar karsimizdan zombiler gelse bizim arabamiza doğru yuruseler. Böyle camlarin üstüne filan ciksalar sonra bizde kacmaya calissak.
- zombi diye bişey yoktur. Sen ne tür filmler izliyorsun öyle zombi filan. Saçma filmler.
- the walking dead saçma film değil. Tamam biraz saçma ama teen wolf kadar saçma olamaz onun kac bölümünü izledim sadece erkeklerin yakışıklı olmasindan başka bişey anlayamadim. Hangisi vampir hangisi kurt adam hangisi iyi hangisi kötü hic anlayamadim yani. Ama ne yapiyim gece izliyecek film bulamiyorum. Hem ben zaten sadece o zombi sahnelerini izliyorum.
- teen wolf güzel bir dizi. En basindan izleseydin anlardin.. bugün çok yoruldugunu saniyordum ama yanilmisim.
- aa evet ya bugün çok yoruldum. Orman havasi çarptı sanırım. Daha eve gidip gec te olsa depresyona girmem lazım. O çok sevgidim sevgilim benim terkedip gitti annaya.
- anna kim.
- surtuk bir kız.
- çok aciklayicisin.
- çok aciklayicisin dedinde benim karnim açıktı. Biran önce eve gidelim. Kendime ramen yapip yemek istiyorum. Jacksonla ramen yemeyi çok severdik. Buda depresyonumun parçası olacak.
- çok aciklayicisin dan acikmak aklina nasil geliyor bilmiyorum. Hadi gel sana yemek ismarliyim. Depresyona boşuna girme. O adam için değmez.
- jackson hakkinda öyle konusamazssiniz anladinizmi barış bey. Ayrıca sizinle en son yemek yiyeceğim zaman haşlanmıştim. Hatirladinizmi. Diyip onume döndüm. Sonunda eve gelmistik.
-iyi akşamlar barış bey yarın görüşürüz. Saat kacta geliyim. Ha bide.
- bunlari içerde mi konuşsak. Diyip arabadan indi. Ahh ne kadar ukala bir patrona sahibim öyle değilmi. Beni ormanda birakip giden korkunc patron. Evime zorla girmeye çalışan ukala patron. En ufak şeyde beni kovmakla tehtid eden yakışıklı patronum.

Medya kumsal ve barış

YAKISIKLI PATRONUMHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin