1

95 7 2
                                        

"Efendim adamı bulduk!"

Taehyung'un en çok güvendiği adam olan Hoseok odaya kapıya tıklamadan girip Taehyung'u koltukta baş aşağı oturup televizyon izlerken gördüğünde Taehyung yakalandığı pozisyonu eski pozisyonuna geri aldı.

"Bir kere de kapıya tıkla da gir be adam!" Taehyung Sinirle televizyonu kapattı. "Bulduysanız ne yapayım yani? Kaçırın onu. Nereye götüreceğinizi biliyorsunuz."

"Özür dilerim efendim..." Hoseok patronunu o halde görünce gülmemeye çalıştı. "Efendim...ugh..adam biraz küçük görünüyor-"

"Kaçır gitsin. Umrumda değil dosyaları çalmadan önce düşünecekti." Taehyung umursamaz bir tavırla kaçırılacak adamın yüzüne bile bakmayıp sadece telefonda birilerine mesaj atınca Hoseok rahatladı yine azar ileteceğim düşünmüştü.

"Tamam efendim" Hoseok hızla odadan çıkıp iki üç adam topladı.

"Beyler adam büyük ihtimalle doğru kişi her neyse bugün erken gidiyoruz! Mesai yok!"

"Nasıl yok? Cidden Patron Taehyung bulduğumuz çocuğa 'çocuk kaçırmıyoruz mallar' demedi mi?"

"Demedi diyorum ya Jimin."

"Hadi görev başına beyler. Şu çocuğun işini bitirelim."

En büyükleri Jin'in tabiri ile üçlü yola koyulup Üniversitenin önüne geldi.

"Bizimkisi hangisi amk? Hepsi siyah giyinmiş bu ne böyle?" Jimin gözlerini kısıp dikkatle bakarken Hoseok kafasını camdan çıkarmış gözleri "o" çocuğu arıyordu.

"İçeri gir mal bizi görecek şimdi." Jin Hoseok'un olduğu pencereyi kapattı.

"Of...Hah! Bu o! O değil mi bu?!" Jimin'in tarifi ile Hoseok ve Jin kafalarını oraya çevirip dikkatle onu takip ediyorlardı.

Jin yavaş bir şekilde arabayı sürmeye başladı.

"Abi başlayın. Durdu orda."

Jin arabayı tam onun durduğu yerde durdurmuştu. Hoseok kapıyı açıp kendi yüzünü çıkartmadan onun kolundan tutup arabaya çekmişti.

"N-ne oluyor?! Sizde kimsiniz!" Her insanın yaptığı gibi onunda içini korku sarmıştı.

"Sessiz ol."

"Kim olduğunuzu-!"

Jimin adamın ensesine onların tabiriyle çocuğun ensesine Propofol iğnesini vurunca çocuk bayılmıştı.

"Çok meraklı."

"Kim olsa merak eder abi. Düşünsene araba önünde duruyor gizemli bir kol seni tutup arabaya çekiyor falan aksiyon yani"

"O kişi Jin ise korkmam abi"

"Niye ben amk?"

"Kral yüzünü görünce ölüyorum...daha ne diyeyim ben."

"Evet evet biliyorum çok yakışıklıyım."
---------
Jungkook’un gözleri yavaşça aralandı. Başında zonklayan bir ağrı, dudaklarının kenarında hafif bir uyuşma vardı. Gözlerini kırpıştırdığında gördüğü ilk şey… kristal bir avizeydi.

“Ne—?” diye mırıldandı, sesi kısık çıkmıştı.

Tam o anda bir ses duyuldu. “Uyanmış.”

Jungkook başını yana çevirdiğinde karşısında siyah gömlekli, pahalı görünüşlü bir adam duruyordu. Adamın kolları göğsünde bağlıydı, ifadesi ciddi ama gözlerinde belli belirsiz bir sabırsızlık vardı.

“Pekala…” dedi Taehyung, derin bir nefes alarak. “Seni kaçırdım.”

Jungkook bir an sessiz kaldı. Sonra, beklenmedik bir sakinlikle omuz silkti. “Sorun yok, korkmuyorum zaten.”

cycloneWhere stories live. Discover now