36

9.9K 514 200
                                    

Şarkının başladığı sahneye kadar, Müziksiz okusanız olur ama lütfen şarkıya girdikleri kısımda şarkı ile dinleyin. <3

"Bir dilim kaldı, onu da sen ye" Diyip elimdeki pizza dilimini Doruk'un ağzına doğru götürdüm. Bugün yaşananları hiç umursamadan pizzacıya gelmiş, parmağımdaki yüzükle Doruk'a -mustakbel es- pizza yediriyordum.

Gülerek elimdeki pizzanın birazını ısırıp diğer kalanını bana doğru uzattı. İstemediğim ve patlayana kadar yemiş olduğum için kafamı sağa sola salladım. Zaten yarısını yiyene kadar bir dilim bile yemeden beni izlemişti, Bari kalanları yesin.

Birkaç defa daha ağzıma pizza dilimini getirip yemem için ısrar etti ama yemediğimi ve yemeyeceğimi anladığında tekrar ağzına götürüp kendisi yedi.

"Çok yoruldum ama hiç pişman değilim" dedim konu açmak için. İkimiz de bugün hakkında neredeyse hiç konuşmamıştık. Açıkçası garip bir hissiyattı. Yirmili yaşlarda evlenmek istediğim doğruydu, ama hiç böyle bir an hayal etmemiştim. Dahası Doruk,  hayallerimin de ötesindeydi.

Kafasını sallayıp bana katıldığını belirtti. Onun da böyle bir fikri, planı yoktu tahmin edebiliyordum. Ama fena da olmamıştı. Sanırım.

Başımı kaldırıp Doruk'un masum masum pizza yiyen yüzüne baktım. Bana "şansımsın" diyordu ama asıl şans kendisiydi. Bir işimin bile düzgün gitmediği yoluma çıktığı andan itibaren yüzümdeki gülleri fark etmiyor muydu?

Dudağının tam kenarında ufacık bir kırmızılık olduğunu gördüm. Başta kan zannedip ne yapacağımı bilemezken yediği pizzadan bulaşan ketçap olduğunu görüp rahatladım. Yüzüne biraz yaklaşıp "Doruk" dedim sessizce.

Ağzı dolu olan Doruk, bu halime başı ile tepki verince dudağının kenarına doğru yaklaşıp öptüm. Ketçap tadı anında dudağıma bulaşırken gülerek  geri çekildim.

Ağzı dolu olduğu için pek bir konuşamasa da, bu hareketime şaşırdığını anlayabiliyordum.
"Ne" diye sordum. "Hani sorarlarsa dudağının kenarında ketçap kalmıştı dersin olayı vardı ya, onu gerçekleştirdim" diyip yerime geri yaslandım ve elime içeceğimi aldım.

İnsanlar evlenme teklifi aldığı günü bir partide, bir gece klübünde veya ne bileyim herhangi bir eğlence merkezinde kutlarken, biz pizza kola date yapmıştık. Şaka gibiydi ama değildi işte.

Oturduğumuz yerde biraz daha sohbet edip güle oynaya hesap ödemeye gittik. Hesabı ödeyeceğimiz kısımda kadın elimdeki yüzüğü görüp evlenmiş olmamıza çok sevindiğini söyledi. Tam bu sırada da, Mağazanın patronu oradan geçiyordu. Tesadüfe bakın siz öyle.

Evlilik kararımızı duymuş, bu önemli güne özel hesap ödememizi istemediğini söylemişti. Başta bunu küçük bir jest olarak görsem de, ilerleyen dakikalarda çakmıştım. Doruk bir ara lavoboya kalkmak için izin istemişti. Muhtemelen o zaman diliminde restorant sahipleriyle konuşmuş, Gereken parayı ödemişti.
Çünkü tahmin edersiniz ki, Bu ekonomide 2 Büyük boy pizza yemek, -icecekler de dahil- Herkesin cebindeki paraya uygun olmuyordu. Doruk'da sanırım ödememi istememişti.

Buna da gülümseyerek karşılık verdim çünkü yakında, senin benim muhabbetimiz tamamen ortadan kalkacaktı. "Sen ve Ben" değil de, "Sen,Ben,Biz" olacaktık.

Hızlıca aklımdaki şeylerden kurtulup arabası ile otoparktan çıkıp  yanıma yaklaşan Doruk'a baktım. Tamamen yanıma geldiği sırada eli kapıya gitse de "Otur oturduğun yerde" diye bağırmamla yerine geri sinmesi bir olmuştu.

Böyle de hanımcı olacaksınız işte.

Hemen arabanın kapısını açıp yolcu koltuğuna oturdum. Hava zaten soğuktu, üzerimdeki incecik elbise de bunu gayet güzel onaylıyordu.

Ölçü | TextingHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin