Afterlife // hs

By godlovesfood

105K 5.8K 1.9K

Seni kuvvetle çeken bir şeyden uzaklaşmaya çalışırsan, etrafında dönmeye başlarsın. More

oh no!
first day
barmaid
apologize
sleep
otherside
feelings
strange
unconditional
night
wrong
passion
broken
falling
proud
matter
rain
coming home
kill them with kindness
little white lies
H1-E1
warm
ily but you're bringing me down
drunk
'cause i know that there's gotta be somebody out there
truth
something real
love
breathing
midnight city
dark side
bad at love
wasting breath
visit
decision
secrets
something in my heart
don't dream it's over
you haven't seen the last of me
choices
past
god's plan
just like you
overthinking
understanding?
master of none
baby?
leaving
don't
lost control
hatefuck

come a little closer

1.2K 72 41
By godlovesfood

Merhaba arkadaşlaar
Bu bölüm biraz geçiş bölümü gibi olacak.
Umarım keyif alırsınız<3

Bu arada bu bölüm I Origins filmi hakkında Spoiler içerir izlemeyi düşünen varsa duyurulur znleofe


Gözlerimi feci bir baş ağrısıyla açtığımda elinde viskiyle beni izleyen Harry ile karşılaşmıştım.

Gözlerim gün ışığına alışmaya çalışırken hafif kısık bir şekilde onu inceledim.

Elim bardağına gittiğinde onu geri çekti.

"İçme artık."diye mırıldandığımda gülümsedi.

"Bu diğerlerinden farklı."dedi bir yudum alırken. "Bu keyif viskisi."

Derin bir nefes alırken doğruldum.

Aklıma annemin gelmesiyle içime büyük bir huzursuzluk düştü.

Masanın üzerinde duran telefonumu elime alıp saate baktığımda henüz çok erken olduğunu gördüm ve bir miktar rahatladım.

"Harry annem gitmeden önce ona yetişmem gerek."

Harry yavaşça kafasını sallarken nihayet içkisini masaya bırakmıştı.

"Seni bırakayım."

Kafamı iki yana sallarken itiraz ettim.

"Seni görmemeli."

Harry ayaklanırken çözüm sundu.

"Geride bırakırım."

Onu onaylayıp peşine takıldığımda çok geçmeden evin bir sokak gerisindeydik.

Harry'ye hiçbir şey söylemeden aceleyle arabadan indim ve büyük adımlarla eve doğru yürüdüm.

Kilidi açtıktan sonra eve girdiğimde beni derin bir sessizlik karşılamıştı.

Yavaşça içeri girip odalarda annemi ararken çok geçmeden evde yalnız olduğumu anladım.

Çoktan gitmişti.

Hüzün bütün bedenimi kaplarken gözümden bir damla yaş düştü.

Bedenim büyük kollar tarafından sarıldığından yavaşça arkama döndüm.

Harry ile yüzyüze geldiğimde bana sarılmasına izin vererek tuttuğum göz yaşlarını boşalttım.

◇◇◇◇

Harry

Ef nihayet kendini toparladığında onu buradan götürmem gerektiğini düşündüm.

Ama bu halde benimle bir yere gelmeyeceğinden de emindim.

"Birkaç gün bende kalmaya ne dersin?"diye sorduğumda kafasını iki yana sallayarak reddetti.

Ağır adımlarla mutfağa gidip bir şişe votka ile geldiğinde hala bitkin görünüyordu.

Votkayı kafasına diklemek için hamle yaptığında onu durdurdum.

Şişeyi elime aldığımda bana öldürücü bakışlarını gönderdi.

"Hiçbir şeyi içerek düzeltemezsin."

Dediğim şey üzerine güldü. Bunu ona söyleyenin bir alkolik olması dışında komik olan bir şey yoktu.

Ona yaklaşıp mırıldandım.

"Seni pişman etmeyeceğim Ef."

Effy omuz silkerken itiraz etti.

"Senin için kalmadım Harry."

Ona inanıyormuş gibi rol yaptım.

"Bu yaştan sonra ailemle yaşayamazdım. Benim... Benim bir düzenim var."diye açıkladığında gülmemek için dudaklarımı birbirine bastırdım.

Effy tanıdığım en düzensiz insandı. Doğru düzgün bir işi bile yokken ortaya attığı savunma beni gülmeye zorluyordu.

Titreyen telefonum dikkatimi Ef'den çekmemi sağlamıştı.

"Buraya gelmen gerekebilir. Richard adam yollamış."

Mesajı okuduktan sonra "Siktir."diye mırıldandım.

Effy sorar bakışlarla baktığında açıkladım.

"Kulübe gitmem gerek."

Kafasını sallayıp onayladığında devam ettim.

"Sen de benimle geliyorsun."

İtiraz etmek için ağzını açtığında onu susturdum.

"Kovulmak istemiyorsan kalk."

İsteksizce üzerini değiştirmek için odasına gittiğinde onu bekledim.

Effy'e ihtiyacım yoktu ama onun bana vardı.

Morali bu haldeyken gözümün önünde olması iyi olurdu.

Nihayet kulübe geldiğimizde ona önden gitmesi gerektiğini söyledim.

Effy içeri girdikten on dakika sonra ben de girdim.

Bunun nedeni Richard gibi insanların Effy'den haberleri olmasını istemememdi.

Effy

◇◇◇◇

"Merhaba."

Geçen gün Harry'nin yaka paça dışarı attığı adamı gördüğümde şaşkınca onu inceledim.

Buraya gelmiş olması çok saçmaydı. Öte yandan geçen sefer haksızlığa uğradığı için ona kızamıyordum da.

Ses tonunu ayarlamaya çalışarak sordum.

"Neden geldiniz?" Sorum üzerine elinde duran boş viski bardağını salladı.

Birkaç saniye korumalara bir şeyler anlatan Harry'e baktıktan sonra elindeki bardağı aldım ve hızlıca doldurdum.

"Eminim viskinizi içebileceğiniz çok daha rahat yerler vardır."diye mırıldandım.

Elliot ifadesizce bana bakarken sordu.

"Ama bu manzarayı bulamam, değil mi?"

Yüzümde tek bir mimik bile oynamamıştı.
Cümlesinin sonundaki kahkahanın sahte olduğunu anlamak zor değildi.

Akıllı olan kimse bu yaptığını yapmaya devam etmezdi. Bir şeylerin ters gittiğini anlamak için kahin olmaya gerek yoktu.

"Bak amacın ne bilmiyorum ama Harry gelmeden gitsen iyi olacak."dediğimde gülüşü söndü.

"Beni hayalkırıklığına uğrattın Ef."dediğinde kaşlarım çatıldı. "Ne düşüyordum ki!"diye kızdı kendine. "Harry ile zaman geçiren bir kadının hala kendine ait düşünceleri olabileceğini mi?"

Dediği şey üzerine sinirden yüzümün kızardığına yemin edebilirdim.

"Saçmalama."diye itiraz ettim. "Şuan hislerim sende yanlış bir şeyler olduğunu söylüyor o kadar."

Ona açıklama yapmak zorunda değildim ama içimde öyle biri olmadığımı kanıtlama ihtiyacı duyan bir parça hiç susmuyordu.

"Pekala."dedi derin bir nefes verirken.

Ona göz devirip Harry'ı izlemeye koyulurken Elliot yavaş hareketlerle oturduğu yerden kalktı.

Harry'nin görüş açısına girmeden kulüpten çıktığında az da olsa rahatlamıştım.

Zihnim birkaç dakika Elliot'ın Harry'nin beni manipüle etmesı imasına takılmıştı.

Belki de haklıydı. Onu kovmam bir noktada saçmaydı. Sonuçta kibar olmak dışında yanlış bir şey yapmamıştı.

Düşüncelerimi bölen şey bana umutla bakan bir çift parlak mavi göz olmuştu.

Sarı saçları omuzlarına dökülen benim yaşlarımdaki kadına baktığımda bana soru sormak için dudaklarını araladı.

"Sanırım size yardıma geldim?"

Anlamsız bakışlarımı onda tutarken bir anda hatırladım. Harry Paul için yeni birini bulacağını söylemişti.

"Ah, evet." diye doğruladım. "Hoşgeldin yeni işine."derken zor da olsa mutlu gözükmeye çalıştım.

Buraya geldiğim ilk gün içimde bir ton korku ve aklımda soru işaretleri vardı. Benim için pek de güzel geçmeyen birkaç haftayı kolaylaştıracak kimse yoktu. Şimdi ne çok şeyin değiştiğini düşündüm.

"Ben Hailey."dedi elini uzatırken.

Elini nazikçe sıktım.

"Effy." Bana dostça gülümserken ona karşılık verdim.

"Ef!" Harry'nin seslenmesiyle gözümü Hailey'den ayırdım. Bana doğru gelen Harry bütün dikkatimi ona vermemi sağlamıştı.

"Çıkalım mı?"diye sorduğunda kafamı iki yana salladım.

"Çalışıyorum."

Harry boş bakışlarını üzerime dikip kısa süreli bir psikolojik baskı uyguladığında itiraz ettim.

"Sonra ben tembel oluyorum, tanrım!"

Harry'nin suratına genişçe bir gülümseme yayılırken arka taraftan telefonumu alıp Harry'ı takip ettim.

Harry'nin ısrarlarıyla onun evine geldiğimizde kendimi feci derecede yorgun  hissettiğim için gidip yatakta yerimi aldım.

Çok geçmeden Harry de geldiğinde sıkıntıyla nefes verdim. Onun uyku problemi sinirlerimi bozuyordu.

Harry ile sinemaya gidemezdim, bir kafede oturup anlamsız şeylerden bahsedemezdim belki ama hiç değilse onunla birlikte uyuyabilseydim keşke.

"Uykusuzluğunu tetikleyecek bir şey mi oldu?"diye sorduğumda Harry'nin vücudu gerildi.

Ondan basit bir yanıt beklerken tepkisi beni biraz korkutmuştu.

Gözlerini benden kaçırıp duvara sabitlediğinde yataktan doğruldum.

"Artık birbirimizden bir şey saklamayacağımızı sanıyordum."diye mırıldandım.

Harry birkaç saniye gözlerime baktıktan sonra hafifçe güldü.

"Her seferinde en kötü halimi bildiğini sanıyorsun."Yutkunup devam etti. "Ve bu diğer sefer seni daha büyük bir hayal kırıklığına uğratıyor."

Harry'nin cümlesi üzerine yatağa tekrar uzanıp diğer tarafa döndüm. Bilmek istemediğime karar vermiştim.

Bu süreç benim için yeterince zorken Harry'nin dipsiz karanlığının içinden kurtulabilecek enerjim olduğunu sanmıyordum.

"Belki başka zaman."diye mırıldandım.

"Ne yapmalıyım Ef?"

Sorusu üzerine yavaşça ona döndüm. Gözleri hala aynı yerdeydi.

"Neyi ne yapmalısın?"

"Seni mutlu etmek için ne yapmalıyım."
Sorusu üzerine gülümsedim.

"Ben mutluyu-"

"Yalan yok demiştik."diye beni böldüğünde sıkıntıyla nefes verdim.

"Burda olmayı ben seçtim Harry. Sadece bu fikre alışmaya çalışıyorum. Pişman değilim."

Harry yüzüne bana çevirdiğinde parmaklarını saçlarımda gezirdi.

Onun bu şevkat dolu hallerine alışkın değildim.

"Biraz uyu."

Ona gülümseyip gözlerimi kapadığımda çok geçmeden uykuya teslim olmuştum.

Uyandığımda Harry yanımda değildi.

Banyoya gidip yüzümü yıkadım. Gözlerim Harry'nin küvetine takıldığında yanında duran şampuan kutusunu kavradım. Kapağını açıp koklarken gülümsedim.

Kutuyu yerine koyduğumda nasıl olur da banyosu neredeyse benim evimden büyük olur diye düşünmeden edemedim.

Nihayet banyodan çıkıp aşağı indiğimde Harry'ı mutfakta bulmuştum.

Elindeki poşetlerden paketler çıkarırken yanına yaklaştım. Birkaç saniye için işine ara verip dudaklarıma bir öpücük kondururken gülümsememe engel olamadım.

"Akşam yemeği için dışarıdan bir şeyler söyledim. Film izleriz diye düşündüm."

Ona gülümseyip başımı salladım.

"Bir sinefil olarak filmi benim seçmem gerek o zaman."dediğimde kaşlarını havaya kaldırıp benı inceledi.

"İşe gelmediğin günler demek ki-"

"Hayır Harry!"diye onu susturdum. "Konuyu açtığın iyi oldu. Şu yeni eleman işini sevmedim. Bundan sonra düzenli olarak gidecektim zaten."

Harry dediğim şeye inanmış gibi yaparken bana yaklaştı.

"Ona ihtiyacım vardı çünkü seni terfi ettim."

Ağzımdan engelleyemediğim bir kahkaha çıktığında Harry boynuma küçük bir öpücük kondurdu.

Tshirtümü hafifçe yukarı kaldırırken Harry şaşkınca beni izliyordu.

"O zaman yeni işimde iyi miyim bir bak"

Harry'nin suratına yamuk bir gülüş yerleşirken tshirtümü aşağı indirdi.

"Aklından bile geçirme."

Ona doğru yaklaşıp bedenimi bastırdığımda yutkundu.

Gülmemek için dudaklarımı ısırdım.

Normalde bütün bunları Harry yapardı. Ama üzgün olduğumu düşündüğü için bu akşam sıradan erkek arkadaşı oynuyordu.

"Bence striptiz için çok uygun bir vücudum var."diye mırıldandım.

Harry popomu kavrarken dudaklarını benimkilerle temas ettirdi.

"O halde seni benim özel striptizcim konumuna alıyorum."

Küçük bir kahkaha atıp ondan uzaklaştım.

Masanın üzerinde duran pizza kutusunu alıp televizyonun karşısına geçtim.

~~~~~

"Büyük patlama olduğu zaman evrendeki bütün atomlar küçük noktalar halinde dışarıya doğru parçalanmışlar. işte o zaman senin ve benim atomum kesinlikle birlikteydi ve sonra kim bilir, belki geçen 13.7 milyar yıl içinde defalarca birlikte parçalandılar. o yüzden benim atomlarım seninkileri tanıyordu ve her zaman birlikteydiler. benim atomlarım seninkileri her zaman sevdi."

Harry'e yavaşça baktığımda  göz göze geldik.

"Filmi ben seçmeliydim."dediğinde hafifçe kaşlarım çatıldı.

"Nedenmış o?"

"En azından karakterlerden birinin ölmediği şeyler izlerdik." Kumandayı alıp filmi kapatırken devam etti.

"Gerçek hayat yeterince berbatken en azından filmlerde bir şeyler yolunda gitsin."

Küçük bir kahkaha atıp yayıldığım koltuktan doğruldum.

"Sen sonunun nasıl olmasını isterdin?"

Harry beni kendine çekerken konuştu.

"Bence kızı asansörden kurtarabilmeliydi ve o gece teşekkür seksi yapmalıydılar."

Gözlerimi büyütüp ona bakarken söylendim.

"Tanrım, nasıl olur da hep bunu düşünürsün!"

Harry dalga geçercesine bana baktı.

"İnsan striptizcisiyle film izlerken başka ne düşünebilir ki?"

Koluna hafifçe vururken onu ittim.

"Bence bu son gayet iyi. Hiç beklemiyordum."

Harry bana göz devirirken ağzına bir avuç patlamış mısır attı.

Şişmiş yanaklarına gülerken moralimin düzeldiği farkındalığını yaşamam çok sürmemişti.

Son zamanlar da ne kadar başımızdan bela eksik olmasa da Harry'nin bana verdiği değeri daha fazla hissediyordum.

Bu hep onu daha çok sevmeme hem de daha çok güvenmeme neden oluyordu.

Yanında güvende hissedeceğim son kişi olması gereken Harry benim için ilk sıradaydı.

Pişman olmak ilk defa umrumda değildi.

Öyle ya da böyle ben sadece onunla olmak istiyordum.








Continue Reading

You'll Also Like

jeju By tete

Fanfiction

32.1K 4K 29
annen sana ona cevap verme, demişti
34K 1.3K 16
"Ölümüm senin elimden olmayacakmış, Fadime Koçari..." "Yanlış çünkü senin kalbini ben durduracağım." Ve belki de en büyük savaş, düşman aileyle değil...
81K 7.9K 26
[🌸🧚🏻‍♀️] 𐙚⋆ᥫ᭡ tk' Alfa Kim Taehyung çocuklarının velayetini almak için evlenmek zorundaydı. Bu zor süreçte karşısına son sınıf tıp okuyan Omega J...
82K 6.5K 29
iso furtuna, tehdit altında olan fadime koçari'yi, ona furtuna soyadını vererek korumaya çalışır. 27.12.2025
Wattpad App - Unlock exclusive features