dark side

1.5K 84 27
                                    

Harry'nin evinin önüne geldiğimde camdan yansımamı inceledim.

Çoğu zaman tipi için yeterli olmadığımı düşünsem de bu gece parti için yeterince hazırlanmıştım ve kendimi güzel hissediyordum.

Bu hissin getirdiği özgüvenle zile bastım.

Biraz geçtikten sonra Harry kapıyı açtı.

Karışımda öylece dikilirken ifadesiz suratından bana hala kızgın olduğunu düşündüm.

İçimden aramıza iyileştirecek sohbet provaları yaparken ikimiz de öylece dikiliyorduk.

Dışarıdan çok garip göründüğümüzü düşündüm ve içeri doğru bir adım attım.

Harry benimle aynı andan belimı sardığında şaşırmıştım. Dudaklarıma yapıştığında da öyle.

Ona karşılık verirken öpücükleri sertleşti.

Bu gece de yine onun istediği olacaktı diye düşündüm. Ve bu belki de hep böyle sürecekti.

Ben de onu sadece bir yere kadar reddedecek bir güç vardı. Ve onda ise istediğini elde edene kadar bitmeyen bir ısrar.

×××

Harry'le bedenlerimiz nihayet ayrıldığında tshirtlerinden birini üzerime geçirdim.

Aynaya bakarken bu tshirtun ne kadar hoşuma gittiğini düşündüm.

Bende kalmasında hiçbir sorun olmazdı bence.

Harry az önce girdiği banyodan çıkarken mırıldandı.

"Aklından bile geçirme."

Onu omuz silkip mutfağa doğru yürüdüm.

Kahve yapmak için kupaları çıkardığımda arkamdan gelen Harry dikkatimi dağıttı.

"Kahve mi?"derken şaraplardan birini çıkarıyordu.

Ona bütün gün sevişmeyeceğimizi güzel bir dille nasıl açıklayabilirim diye düşünürken gözüm saate takıldı.

"Uyanık kalmam için buna ihtiyacım var."dedim Harry'nin uyku problemini hatırlayarak.

Saat neredeyse 4 olacaktı ama o hala oldukça dinçti.

Kupaya su doldururken kapı sesi kulaklarımı doldurdu.

"Ciddi olamazsın."diye dalga geçtim Harry'le.

Gecenin köründe bir misafirimiz vardı.

Harry rahatsızca kıpırdandığında söylendi.

"Bırak çalsın."

Ona garip bir şekilde bakarken konuştum.

"Işıklar açık Harry. Evde olduğun aşikar."

Harry omzunu silkerken oturduğu yere daha çok yayıldı.

"Bu gece yalnızca seninle olmak istiyorum."

Harry'nin kimin geldiğini az çok bildiğini tahmin ettim.

Ashley olması ihtimali benim de aklımda vardı ama ondan kaçacak da değildim. Belki de ondan rahatsız olduğumu daha çok belli edersem bir daha buraya gelmezdi.

"Ben kapıyı açıyorum."diyerek kapıya yöneldiğimde Harry arkamdan memnuniyetsiz sesler çıkarıyordu.

Kapıyı açtığımda tabiki de hiç şaşırmamıştım.

Ashley beni gördüğüne sevinmediğini hiç saklama gereği duymadan memnuniyetsiz suratıyla içeri girdiğinde göz devirdim.

Nefret edercesine üzerimı incelerken Harry'e seslendi.

"Hala seks yaptığınıza göre senin de benden pek bir farkın yok."dediğinde güldüm.

"Yine ne saçmalayacaksın acaba?" dedim. "Bu sefer hiç merak etmiyorum."

Son cümlemi söyledikten sonra mutfağa yöneldim.

Harry hala kıçını sandalyeden kaldırma tenezzülünde bulunmadan içkisini yudumluyordu.

Elinden kadehi alıp masaya bıraktım.

"Git ve ona bir daha gelmemesini söyle."

Harry şaşkınca bana bakarken birden kahkaha patlattı.

Yavaşça ayağa kalkıp suratımı elleri arasına aldı ve dudaklarıma bir öpücük bıraktı.

"Kapıyı açmamalıydın."diye mırıldandıktan sonra  ağır adımlarla  içeriye yürüdü.

Harry'nin bu kızı hala başından atamaması çok saçma geliyordu.

Herkes onunla konuşurken iki kez düşünüyorken Ashley'nin bu rahatlığı sinirimi bozuyordu. Harry'nin buna izin vermesi daha çok. Bunun bir nedeni olmalıydı.

Harry'nin Ashley'ı sert bir dille kovmasını izlemek için ben de peşinden gittim.

Ashley Harry'ı gördüğü gibi yanağına bir öpücük kondurdu.

Harry hafifçe çekilip kafasını diğer tarafa çevirdi.

"Bütün  gün çuvala mi girdi?" diye sordu saati göstererek.

"Senin için fark etmiyor nasılsa."dedi Ashley omuz silkerek.

Harry'nin uyku problemini bilmesi beni rahatsız etmişti. Demek ki sandığımdan daha yakınlardı.

Harry göz devirdikten sonra konuştu.

"Sabah konuşalım."dedi gergince.

Şaşkınlıkla onu izlerken içimden sinir krizi geçiriyordum.

Ashley nefes verip gözümün içine bakarken Harry'nin yanağına ikinci bir öpücük kondurdu.

"Pekala. İstediğin gibi olsun Harold."

Sinirle gözlerimi kapadığımda Ashley çoktan gitmişti.

Harry'e sinirle bakarken bana yaklaştı.

Arkamı dönüp üzerimi giymek için yatak odasına gittim.

Harry peşimden gelirken bana ne olduğunu soruyordu.

Pantolonumu geçirirken sinirle soludum.

"Bay sinirli Styles'a ne oldu Harold?"
dediğimde birkaç saniye için  gözlerini kapattı.

"Onu gönderdim işte."diye açıklama yaparken bunun yeterli olmadığını o da biliyordu.

"Sen hiç de rahatsız görünmüyordun."

Harry söyleyecek bir söz bulamadığında odayı terkettim.



Afterlife // hsHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin