TEHLİKELİ GÜZEL(tamamlandı)

By meridavis

2.3M 109K 16K

Beril AYAZ...Türkiye'nin en büyük gizli servisin de çalışan,bir çok başarıya imza atan ve haksızlığa tahammül... More

kimse tatilimi bozamaz!
Tanışma
Teşekkür
Bende dahilim
Küçük De Luca
Avcı modu ve Çikolata
Karışan işler...
Dövüş
Kafayı bulan iki kadın ajan
Bana Aitler
Tutmayan Planlar
Hissiz Part 1
Hissiz part 2
Hoşa gitmeyen şeyler
Kadınlar tehlikelidir
İşte benim kadınım!
Antlaşma...
Erkekler...
Sürpriz
Dengesiz duygular
Güzel elin...
Melek...
Burada...
Kalbini kapatamazsın.
Acımasız değil tehlikeli...
Zorlama itiraf
Sadece biz...
Mutluluk part 2
Tatlı intikam(!)
Final 1.kısım
Final 2.kısım
Teşekkür ve Açıklama
Özel bölüm 1
Özel bölüm 2
Özel bölüm 3
Özel bölüm 4
8 MART
Emek hırsızlığı
Özel Bölüm 5
Uzun zaman oldu :)
Küçük bir duyuru
Özel bölüm 6
Özlendiniz/Yeni Kitap
SİRİUS
Özel Bölüm Hakkında/Önemli!!!
Özel Bölüm 7
Bruno ve Vincent Bölüm 1

Mutluluk part 1

49.9K 2.1K 293
By meridavis

Multimiz var arkadaşlar!!!

DANTE

Benliğimi saran kokunun farkındalığında dudaklarımda hiç olmadığı kadar saf ve mutlu bir gülümseme oluştu.Gözlerimi açıp bu anı bozmak istemediğim için burnumu başımı koyduğum gögüsten kaldırıp yumuşak saçlara sürttüm.Homurdanma seslerine sırıttım.

Muhteşemdi.

Hayatımda hissettiğim en güzel kokuydu.

Gözlerim onu görmek için içten içe yanınca dayanamayıp açtım.Sürekli gülmek ve şuan yüz yüze durduğum eşsiz varlığın bana ait olduğunu tüm dünyaya haykırmak istiyordum.Bir kolum belindeyken diğerini kaldırıp uyandırmamak için yumuşaklığına özen göserdiğim hareketler ile yanağına sürttüm.

İnanamadığım bu mutluluk ve sevinç bana fazlaydı.Daha önce varlığından bi haber olduğum kalbim başka bir organım gibi hızlı hızlı atarken Tanrı'ya bu anın rüya olmaması için yalvardım.

Sonra tekrar gülümsedim.

Beril yumuşaklığını bildiğim krem rengi teni,omuzlarından kaymış şarap rengi saten örtü içinde nabzımın kulaklarımda atmasına neden oluyordu.Boğazım kuruyunca kendime içten bir küfür salladım.Tanrım!Ben ona karşı olan yeni yetme delikanlı açlığımın biraz olsun dinmesini beklerken daha da artmıştı!

Gece olanlar bir bir gözümün önüne gelince anında göz kapaklarımı açtım ve düşünmemeye çalıştım.Tamam.Sürekli olarak güzelimi arzuladığım,ona olan tutkunluğum ve onunla olan nefes alış verişlerimi inkar etmeyecektim.Normalde yaptığım bir şey değildi zaten bu ama...dinlenmesi gerektiğinin de bilincindeydim.

Beril'i her zaman kendimden önce tutardım.Şimdi de kendi bedensel arzularım yerine onun ağrısız ve rahat olması önceliğimdi.Gerçi onun kondisyonuna sahip biri çok zorlanmazdı heralde.Yüzüme değen nefesleri beni tekrar ve tekrar çocuksu bir sevince sokarken kahkaha atmamak için alt dudağımı ısırdım.Sonra onu izleme istediğimden baskın çıkan bu anı beraber paylaşma isteğimle bebeğimi uyandırmak için seslendim.

Saatin geç olup ekibin ve yöneticinin bizi basma ihtimaliyle alakası bile yoktu bu isteğin!

Kesinlikle yoktu!

"Beril..."yanağını okşayınca homurdandı.

"Güzelim..."burnunu öptüm.Yüzünü buruşturunca sırıttım.

"Ajan hadi aç gözlerini..."dudaklarına sokulup küçük küçük öpücükler kondururken gözlerini zorlukla araladığını yavaş hareketlerle yüzüme doğru sürünen kirpikler anlamama neden olmuştu.Hafifçe geri çekilip şiş ve öpülmekten kırmızı dudaklara,bana yorgun ve anlamsız bakan gözlere gülümsedim.Tek dirseğim üzerinde ona uzanıp saçlarını okşamaya başladım.Bir süre daha bana bakmaya devam etti.Gözleri başka bir noktaya kısaca kaydı ilgisizce.Tekrar bana döndü.Baktı.Baktı.Baktı.Sonra tamamıyla açılan gözleri ve şokla irileşen göz bebekleriyle yataktan hızla doğruldu.

"Eyvah!"tepkisine kaşlarım çatılsada Beril çoktan çarşafı kendine çekmiş etrafta kıyafetlerini arıyor ve sinirle homurdanıyordu.

"Lanet Olsun!Lanet!Lanet!Lanet!"sözleri yüzümü tamamiyle asmıştı. Yataktan doğruldum.

"Dante neden bana bir şey demiyorsun ya!Of.......!!!Şehvet düşkünü bir insan mı oldum da farkedemedim ben ya!İnanamıyorum!Ama yok yok!Başından belliydi azdığım benim!" öfkeli sözlerinin yarısını anlamış olsamda sabahki mutluluğum çoktan gitmiş onun yerini koca bir hayal kırıklığı almıştı.Tabi yanında kızmaya da başlamıştım.Kime veya neye olduğunu bilmeden yanağımda atan kası hissetim.

Pişman mıydı?

"Ajan!"kısık ama öfkeli sesimi umursamadan saçlarını geriye doğru atıp etrafına bakınmaya devam etti.

"Nerede bu çamaşır ya!"isyan edip yatağın altına bakınca kendimi tutmaya çalışıp yatakdan kalktım.

"Ajan!!!"kükrememe yüzünü bana döndü ve tek kaşını kaldırdı.

Karşımda kayıtsızca durup tek kaşını kaldıranda zaten bir o olabilirdi(!)

Ona kızamıyor muydum bile artık?Cevap bekleyen gözlerine homurdanıp dişlerimi sıktım.

"Seni uyardım!"elimde olmadan tıslayınca kaşlarını çattı."Seni uyardım lanet olsun!"bir ileri bir geri yürümeye başladım.Sakin olmalıydım ama onun pişman olmasını istemiyordum.Zor da olsa dayanabilirdim .Sonra zaten babasıyla konuştuğum gibi evlilik konusunu açardım ve biz ilk gecede beraber olurduk.Adetlerini az çok anlamıştım.Kendime küfrettim.Neden tutamamıştım ki kendimi?

"Dante ne diyorsun?"sakin sesiyle gözlerim onu buldu.Başım yere eğilirken Beril'e olan bağışıksızlığım beni her zamanki gibi ele geçirdi.Ellerimi belime koydum ve dişlerimi gıcırdatarak konuşmaya başladım.

"Git dedim!Sana git dedim ama sen kaldın!Ben de dayanamadım!"istemeden de olsa sesim biraz suçlarcasına çıkmıştı.Öfkeyle nefes verip tek elimi saçlarımın arasından geçirdim.

Pekala.Sakin olmalıydım.Sakin olmalıydım çünkü Beril'i üzmek istemiyordum.Yinede sesimin sert çıkmasına engel olamıyordum.

"Bak tüm suç benim senin değil!Üzgünüm"

Sessiz geçen her saniye beni gererken ellerim yanımda yumruk olmuştu.Yüzümün kızardığına da emindim.Kendime usanmadan lanet yağdırırken huzurumun kısa sürmesine ve gerçek olamayacak kadar fazla olan mutluluğumun elimden gitmesi beni büyük bir hayal kırıklığına uğratmıştı.

Pişman olmuştu işte!

Benim sahip çıkamadığım erkekliğim yüzünden onu zorlamıştım belki de!

Lanet olsun!Lanet olsun!

Ondan önce kokusu geldi burnuma.

Elimde hissettiğim dokunuşla ise bianda irkildim.Yere ne zaman eğdiğimi bilmediğim başımı kaldırmak istemedim.Çünkü eğer kaldırırsam Beril'i kırabilirdim.Gitmediği için.Kaldığı için.Suçu ona atardım ve kırardım.Sonrada pişman olurdum.

"Şapşal."fısıltısıyla beraber çenemin altına giren yüzü görüş alanıma girdi.Tanrım!Buğulu kızıl kahve gözleri ve yeni uyandığı için karmaşık saçlarıyla feci derecede seksiydi!Kırmızı şiş dudaklarını saymıyorum bile!

Öfkem kısa sürede söndüğü için şaşırırken Beril gülümsedi ve kollarını boynuma sardı.Bu sayede çarşaf düşerken önümdeki güzelliği göremedim çünkü vücudunu benimkine yapıştırdı!

Tanrım!Sınanıyor muydum?

Ellerim otomatikman beline dolanırken Beril hayatıma girdiğinden beri yaptığım şeyi yapıp dua ettim.

Tanrım lütfen gülümsemesi iyiye bir işaret olsun!

Bedenime yaslanması küçüğüm için kötü olsa da ruhum için iyiye bir işaret olsun!

Lütfen!Lütfen!Lütfen!

"Dante De Luca..."fısıltısıyla gözlerim ıslattığı dudaklarına kaydı.Yavaş biçimde yutkunurken boynuma tüy kadar hafif bir öpücük kondurdu.Gözlerine kilitlendim.Boğazıma takılan yumruyla dudaklarım aralandı ve zaman durdu.

Gece olduğu gibi.

İlk defa...

İlk defa Beril'in tüm duygularını okudum.

Pişman değildi.Ve ben onun her şeyiydim.Tüm dünyasıydım.

Benim gibi hissediyordu.

"Odunluğum için özür dilerim.Havada gördüğüm öğlen güneşi beni telaşlandırdı ve bende basılmak istemediğim için"yüzünü buruşturup parmak uçlarında yükseldi.Nefes almadan onu dinlerken belinden hafifçe kaldırıp yardımcı oldum.Yüzlerimiz karşılıklı durunca devam etti.Bedenimin tepkisini yok saydım"seni kırdım."sırıttı"bunu telafi edeceğim."

"Pişman değilsin yani?"merakla cevabını beklerken başını iki yana salladı.Dudaklarıma küçük bir öpücük kondurunca gözlerim hazzı yaşamak ister gibi kapandı.Geriye açmayıp rahat bir nefes aldığımda yumuşak dudakları yanağıma kaydı.Boynumdaki kollarıyla eş belindeki ellerim sıkılaşırken istek ve sabırsızlıkla inledim.

"Bu vermem gereken günaydın öpücüğüydü."kulağıma fısıltısı beni kimsenin etkilemediği kadar çok etkileyip beklentiyle kasılmama neden oldu."Kendimi affettirmek için beni duşa götürmeye ne dersin sevgilim."

Tanrım!Tanrım!Nefes alamıyordum.

"Basılmak istemiyordun"zorlukla çatallı çıkan sesimle beraber karardığına emin olduğum gözlerim açıldı.Beril onlara bakınca sıklaşan nefesleri beni kalp krizinden götürecek noktaya getirmişti.

"Aramızda olanları kimseye söylemezsek bilemezler değil mi?"buğulu çıkan sesi kulaklarıma dolunca sesli bir nefes çektim içime

"Siktir!"farkında olmadan çıkan fısıltımla Beril'i bacaklarından tuttuğum gibi kaldırdım.Belime dolanan pürüzsüz bacaklarıyla hiç bitmeyecek bir açlıkla birleşen dudaklarımız vahşice birbirini sömürürken telaşlı adımlarla banyoya yöneldim.Arada sendelediğimden onu düşürmemek için tutuşumu sıkılaştırdım.Nefes almak için ayrılan ama birbirine sürtülen dudaklarımız her şeyi unutturdu.

Haklıydı.Beril AYAZ tehlikeli bir kadındı!Benim tehlikeli kadınım!

Tanrım!O ateşti ve beni her an bir öncekinden fazla bir sıcaklıkla yakıyordu.

Farkettimde....Yanmak umrumda bile değildi(!)

****

BERİL

Utanmaz bir insan olmuştum.

Dante'ye karşı!

Ama düşünecek olursak en özel anlarımı onunla yaşamıştım zaten.Utanacağım çekineceğim bir şeyim kalmamıştı.

Kalmış mıydı?

Yok yok kalmamıştı.

"Dante şu yüzündeki aşırı mutlu ifadeyi sil sevgilim dün akşamın tezatlığıyla ekibi şoka uğratabilirsin!"

Danteden utanmayacağım ailemden de utanmayacağım anlamına gelmiyordu.

Ben de bir insandım sonuçta!

"Peki ajan"mutluluk taşan sesiyle sözlerimi onaylasada yanağımı öpmüş ve diğer eli cebinde asansör inerken sırıtmaya devam etmişti.

Hey Allahım!

Adamla sevişince bir yumuşadı birşeyler olmuştu.Ona attığım garip bakışa aldırmadan cebindeki eliyle asker yeşili beresini düzeltti.Bende başımı umutsuzca iki yana sallayıp çocuk ruhlu ama mankenlere taş çıkartacak vücuda sahip bu adamı takmamaya çalıştım.Üzerindeki keten siyah pantolon,siyah boğazlı kazağı,botları ve montuyla tamamiyle ağız sulandırıyordu.

Eh tabi en büyük nedenide içindekileri bildiğimdendi.

Uyandığımızda neyseki çok geç olmadığını farketmenin rahatlığıyla uzunca duş almış-sadece duş-sonra da çalınan kapıyla nefeslerimizi tutmuştuk.Sanki tüm yaptıklarımız biliniyor gibi hissetmiş ve çekinmiştik.

Sonra gelenin otel görevlisi olduğunu öğrenince açmıştık.Yani Dante açmıştı.Adamın elinde içlerinde kıyafet ,bere,atkı ve eldiven olan alış veriş poşetleri vardı.Dante adama bir şey demeden almış ve yüzüne kapıyı kapatmıştı.Bunun için ona kızınca ise verdiği tek karşılık gülümsemekti!

Gülümseme(!)

Onun bu uysal haline ağzım açık kalmıştı tabi haliyle.Şimdide tek yaptığı sırıtıp elimi sımsıkı tutmaktı.Yüzümde şefkatli bir gülüş oluştu.Bunu hakediyordu.

Mutlu olmayı hakediyordu.

"Eğer biraz daha öyle bakmaya devam edersen kötü olacak"keyifli ama boğuk fısıltısında yüzüme bakmamıştı bile.Bende zaten ne söylediklerine nede bana bakıp bakmamasına dikkat ediyordum.Dikkat ettiğim tek şey dudaklarının hareketiydi.Yan profilinden ve hızlı solumasından başka düşündüğüm bir şey yoktu.

Çaresizlikle ağlayıp çığlık atmamak ve yerimde tepinmemek için dudağımı ısırdım.Böyle olacağını tahmin etmeliydim.

Otelin ve montun sıcaklığının tüylerimi diken diken eden Dante oldukça şansı yoktu.

"Off!Beril yapma şunu!"sesi tamamiyle beynimi allak bullak etti.Kuruyan dudaklarımı yalayınca hırlar gibi bir nefes aldı.Ve her şey bianda gerçekleşti.Dante asansörü durdurdu.Dudaklarıma yapıştı ve sırtımı aynaya çarpana dek beni itekledi.Koca avuçları yanaklarımdayken çoktan gözlerimi kapamış üst dudağını emiyordum.Çıkan sesler her saniye artıp dayanılmaz olunca zorlukla dudaklarımı kopardım ondan.

Tanrım!Ne zaman bacaklarım beline dolanmıştı.Gevşeyen atkı ve düştüğünü yeni farkettiğim şapkam yerdeyken Dante üzerimdeki giysilere homurdanıp kulak mememi dudakları arasına almıştı.İnleyip bacaklarımı sıkılaştırınca içten bir küfür sallayıp durdu.

Yüzünü boynuma gömüp derin nefesler alınca bende sakinleşmek için gözlerimi kapadım.

"Ajan beni deli ediyorsun"boğuk mırıltısına gülümseyemedim bile

"Asıl sen beni deli ediyorsu!"isyan içinde çıkmıştı sesim

Hafifçe geri çekilip çarpık bir şekilde gülümsedi.Yanağıma öpücüğünü kondursada yavaş ve kasılı hareket ederek kendini uzaklaştırdı benden.

Nefeslerim biraz olsun düzelirken Dante yere düşen beremi almış eliyle temizlerken çoktan asansörü çalıştırmıştı.Kapı bizi bekletmeden açılınca anladım ki neredeyse inmeyi başarmış son dakika da kendimizi frenleyememiştik.

Dante'nin sessizliğine ayak uydurdum.Elimi tutup açılan asansörden çıkıp beni köşeye çekince durdu ve karşıma geçti.Yumuşak bir şekilde şapkamı kafama geçirdi.Atkımı düzgünce bağlayıp eldivenlide olsa sıcaklığını hissettiğim parmaklarını benimkilere kenetledi.Sonra yüzüme baktı.Ela gözleri bereden dolayı sanırım yeşil olmuştu.Ama dikkat çeken renginden çok içindekilerdi.Ona aynı karşılığı verince gülümsedi ve beni kendine çekip sarıldı.

"Tanrım."fısıltısı şükrünü açıkça belli eder cinstendi.Hani tek bir kelime söylersiniz ama öyledir ki içinde sonsuz bir dua vardır.Sonsuz bir minnet hissedersiniz.

"Ajan sen bana ne yaptın?"

"Nedenki?"dudağımı ısırmış hevesle cevabını beklerken başımın üzerinden kıkırtısını duydum.Kalp atışlarım tavan yaparken heyecanlanmaya başladım.

"Neden mi?Hmm....düşününce huysuzsun.Odunluğunda bir gerçek.Son-"sözünü onu iterek kestim.

Ellerimi belime koyup dik dik sırıtan adama bakarken tüm romantik ortam gitmişti.

"Allaallah!Ben odunumda sen nesin!Öküz!"beni kızdırmak ister gibi kahkaha atınca dişlerimi sıktım.Kollarına alışını engellemeye çalışsamda kıkırtıları beni zayıf düşürüyordu.

"Yalan mı?"gülerek söylediğine homurdansamda önemli olan güzelim beyaz dişlerini bana hiç olmadığı kadar göstererek gülümsemesiydi.Beline doladım kollarımı.

"Neyseki tüm özelliklerinin müptelasıyım." bu sefer ben sırıttım.Odunluk,öküzlük farketmezdi açıkçası onda istediğim tek şey benim ona hissettiğim sevginin ve güvenin aynı ölçüde karşılıklı olmasıydı.

****

Daha dün akşam boş olan otel şimdi dolmuştu.Eh tabi buda bir kaç dakika önce yaşanan sahneden dolayı insanların bize bakmasına neden olmuştu.Gerçi normalde de dikkat çekerdik.

En azından Dante(!)

1.90 küsür boy atletik,seksi bir vücut ve düzgün yüz hatları dışında ela gözleri adamı kadınların hedefi haline getiriyordu.

Ben o hedefleri şimdilik bakışlarımla on ikiden vursamda avuçlarım kaşınmıyor da değildi.Neyseki Dante sadece bana odaklanmıştı.Üzerime gelen kıskanç ve fesat bakışları da ben 'gözlerinizi asitle yakarım sürtükler'bakışımla hallediyordum.Takmayanların ise yüzlerini kodluyor çıkış yapmadan önce otel güvenliğinden kamera kayıtlarına bakmayı ve sonrada yetkili kişilerden oda numarası ve isimlerini almayı planlıyordum.

Psikopatlıkla alakası yoktu!

Cidden!

Başı bağlı olan erkek-kız farketmez bakmak bile bana göre yanlıştı.Güzel veya yakışıklı olması farketmezdi.Bu yapılan saygısızlıktı.Özellikle edepsiz ve fesat düşünce içeren gözler!

Hepsinin icabına bakacaktım ki ileride bir yuvanın yıkımına sebep olabilecek şıllıklar ortadan kalksın!

Görüyorsunuz.Tamamiyle iyi niyetliyim.

Lobiye yöneldiğimizde resepsiyonist abimin restoran kısmında olduğunu söylemişti.Oraya doğru ilerlerken çok aramamıza gerek kalmamıştı.Abim köşede bir masada oturuyordu.

Hemde bir kadınla!

Merakla onlara ilerlerken kalabalık olmayan restoranda bir kaç masa doluydu sadece.

Kadının kahverengi saçları vardı.Yan yana bize arkaları dönük oturuyorlardı.Birbirlerine doğru dönünce yan profilden kadının dün akşamki otel sahiplerinin cesur kızı olduğunu farketmemle Danteyi durdurup yakın görünen çifti işaret ettim.

"Vayyy!Yönetici işini biliyor."kulağıma fısıldayan sese sinirle bakıp kısıkça cırladım"Sus be!"anında ellerini kaldırıp kendine siper eden ve geri çekilen nişanlıma bakmayı kesip çekiştire çekiştire arka masalarına yanaşmaya başladık.

"Sessiz ol!"uyarıma homurdansa da oturduğumuzda bizi takmayan çifti duyabiliyorduk.

"Alamadınız mı?"hafif utangaç çıkan sese ağzım açılırken abimin öküzlüğünden uzak nazik ve sevecen sesiyle çenem yere düşecek gibiydi.

"Alıyorum canım...Hay Allah çok inatçı çıktı bu kirpik de!" onlara bakmak istesemde Danteyi de öne döndürerek alt dudağımı ısırdım.

Canım?

"Ah!Bu arada tekrar teşekkür ederim.Kurtardınız bizi"titrek çıkan sesle 'nerede dün ki kız?'derken gülmemek için kendimi zorladım.

"Aaaaa!Ne demek lütfen konuşmayalım artık bunu."sertleşen bir tonda devam etti"Güzel yüzünüze zarar veren pisliğe erkenden müdehale edemediğim için üzgünüm zaten."

Bir kaç saniye sessizliğin ardından abimin meraklı sesi duyuldu.

"Ne kadar kalıcaksınız burada?Yani erkek arkadaşınız varsa falan bu olay onu endişelendirmesin!"

O nasıl bir ağız arama ya!!!

"Hm....eee.....yok....yani sevgilim yok bekarım.....şey yani yani ufff!Ben bu kış buranın müdürlüğünü yapacağım sonra İstanbula geri dönücem!Ben kışı sevmem zaten plajları severim özellikle yunan adaları falan"sona doğru kısılan sese başımı iki yana salladım.Kız bayağı heyecanlıydı ki saçmalıyordu.

"Yaaaa.....öyle mi?Bende çok severim plajları!"

Hıhı!Özellikle çıplaklar plajını!

"Kızarınca çok tatlı oluyorsun!"abimin boğuk sesine onlara dönmemek için kendimi kasmam gerekmişti.Dante artık dayanamamış olacak ki yüzünü boynuma gömüp sarsılan omuzlarıyla sessiz olmaya çalışıyordu.

Tanrım!Abim flört falan edemiyordu!

E tabi alışmış direk son aşamaya geçmeye!

Hey Allahım!

"Ama u-utanıyorum ben.Hem siz çok yakınsınız"kızın kekeleyen sesiyle göz ucumu onlara çevirdim.Abim adının Eylem olduğunu bildiğim kızın belkide farkında olmadan omzunu okşuyordu.

"Kalk Dante kalk!Kızın namus tehlikede!"aceleyle gülmekten kızaran nişanlımı kolundan tuttuğum gibi abimlerin masasına üç adım attık.

"Abicimmm!"bağırmama anında arkasına dönerken kızın rahat bir nefes aldığını göz ucuyla farkettim.Dante ikiliye sırıtırken abim bana gözlerini kısmış bakıyordu.

"Beril!"tıslayınca duymazdan geldim ve abartı bir şaşkınlıkla başı önde kızarmış kıza döndüm.

"Aaaa!Eylemdi değil mi?"boğazını temizleyip gülümsedi.

"Evet"

"Gel sevgilim oturalım."karşılarına geçmiş masaya yerleşirken abim homurdanıyordu.

"Sevgilimmiş!hıh!kıçım!"

"Nasılsın yönetici?"Dante alayla abime bakınca karşılık olarak kötü bakışlar aldı.

"Çeksene oğlum elini kardeşimden!"

"İyi böyle"De Lucamın sesi umursamazdı.Yetmezmiş gibi tuttuğu elime öpücük kondurup tekrar masanın üzerine koymuştu.Abimin ağzının içinden ettiği küfürler yüzüne yansırken Eylem tedirgince hareketlendi.

"Ben de kalkayım en iyisi."abim saniyesinde ona dönerken yüzü daha da asılmıştı

"Biraz daha kalsaydın.İşin mi var?"

Birbirini 40 yıldır tanıyormuş gibi görünen ikiliye kaşlarımı kaldırırken onlar gözlerini birbirine dikmiş sıcak sıcak bakışıyordu.

"Abin tutulmuş."kulağımdaki nefese sırıtıp ona döndüm.Dudaklarına öpücük kondururken birbirimize dokunmadan duramıyor gibiydik.Yanağımı boştaki avucuna alırken sıcaklığına doğru yasladım yüzümü.

Allahım!Çok mutluydum!

"Hey!Siz!İkiniz!Ayrılın!"abimin sert sesine dudaklarımı büzerken bakışlarımı Danteden çekmedim bile.Bu yüzden kararan elalarını an bean izledim.

"Tövbe tövbe!Lan ayrılın!"kolumu tutup kaldıran güçle arkama baktım.Abim öfkeli bakışlarla Danteye bakarken sevdiceğiminde ondan farkı yoktu.

"Ne yaptınız lan siz!Daha dün aranız limoni gibiydi." yüzüm 'limoni 'kelimesine buruşurken homurdanan suflemi sakinleştirmek adına Burağa gözlerimi kısarak baktım.Kolumu ondan kurtarıp birbirine kavuşturdum.

"Plajları seversin demek öyle mi abicim?Söyliyim mi nasıl plajları sevdiğini kıza?"tehdit içerikli konuşmama irkildi.

Yavaşça yutkunup etrafına bakındı.

Bana dönüp ciddiyetimi tarttı.Bir süre sessiz kalırken gergin bir ortam oluştu.Sonra Danteye bakıp homurdandı.

"Aman ne yaparsanız yapın!"

Zaferle sırıtıp arkamda gülümseyen aşkıma göz kırptım.Abime doğru dönünce sıkıntılı yüzüne sırıtışım büyüdü.

"Hmm...ne oldu sana?"

"Ne-ne olmuş?"

"Bilmem...bir şey olmuş gibi ama...."

"Ne olacak ya!Yok bir şey!Sokma herşeye burnunu!Eylemle alakası yok bu durumumun!O yüzden aşık falanda olmadım yani!Hem ne ne bakıyorsun be öyle!"

"Abi sen bayağı bir çirkefleştin he!İçinden annem çıktı." ters ters bakıp yerine oturunca bende oturdum.

"Hem ben sana aşık mı oldun demedim ki.

"Off bir sus kızım!Sus!"

"Hadi hadi!İtiraf et güzel kız."Dantenin kolunun altına girdim.Abim etrafta bakışlarını dolandırdığı için görmedi bile.

"Yani..."

"Maviş maviş bayağı uyumlusunuz da..."

"Yani..."

"Ama şimdi yakışıyorsunuz..."Dante'nin kolunu dürttüm"Değil mi suflem?"gülüşünü saklamak için boynuma sokuldu.

"Çok yakışıyorsunuz gerçekten ediyle büdü gibisiniz!"alaylı sesine kahkaha atmamak için alt dudağımı ısırdım.

"Uyum bu işte!Aaaaa......noldu niye kızardın?"

"Yo-yok bir şey!Biraz hava alıcam ben!"abim aceleyle kalkıp çıkışa yönelince Danteye şaşkınca döndüm.

"Abim kekeledi mi?"

"Öyle görünüyor ki ajan....yönetici ilk görüşte aşk denilen hastalığa yakalanmış."gülmeye başlayınca açık ağzımı kapayıp bende gülmeye başladım.Parlayan gözlerle ona bakarken omzumu okşamaya başladı.

"Cidden öyle mi düşünüyorsun?Bi anlık etkilenmedir belki?"

"Sanmıyorum güzelim"yanağıma burnunu sürttü"Eylem hanım görüş alanına girince şahin gibi hareketlerini izlemesi dışında peşine takılması bu hastalığın başlangıcı....kendimden biliyorum."emin ses tonuna sırıtıp hissettiğim bir kaç bakışla ellerim yüzünü buldu.Dudaklarımı onunkilere dokundurduğumda içimden bağırıyordum.

Bu adam benim sürtükler!!!

****

"Nerede bu adam?"Emir'in öfkeli sesine katılıyordum.Arabada abimi bekliyorduk yarım saattir.Sıkılınca biraz hava almak için dışarı çıkmıştık.Ama beyefendiden hala bir iz yoktu!

Kahvaltı yapmış,Hasan beyin ve ortağının ailesiyle kahve içmiştik.Şükranlarını dile getirmek için yaptıkları tüm teklifleri geri çevirmiş yoğun ilgileriyle de kıçımızı havalandırmışlardı.

Eh tabi popülerlik şüphesiz benimdi!

Onlara türk kadınının gücünü göstermiştim(!)

Neyse...sonuç olarak iki saatin sonunda bize can borçları olduklarını,istediğimiz her an kapılarını çalabileceğimizi söyleyen iki ortak ve aileleriyle vedalaşmıştık.

"Biz neden gitmiyoruz ki?"diye sordum.İki arabaydık ve Emir'i burada bırakıp gidebilirdik.

Hah!Tek kalması umrumda değildi.

"Aklından bile geçirme Beril!"Emir'in uyarısıyla ona dik dik baktım."Yolu tam olarak bilmiyoruz"tek kaşımı kaldırıp eldivenli ellerimi ovuşturdum.Üşümüştüm."Bakma öyle!Navigasyona kayıtlı değil,uydu çekmiyor,koordinatları alamıyoruz bla bla bla daha fazla neden üretebilirim"bana olan kötü bakışlarına karşın alaylı gözlerim üzerindeydi

Uydu çekmiyor?

"Beril!Emir!Lütfen sadece 5 dakika kavga etmeden durun."Emily öfkeyle gözlerini devirince Emir anında yavşamaya başladı.

"Sen iste yeterki kızılım.Sen istersen ben bu cadıyla 5 saat bile kavga etmem!Ki...bu çok çok çok büyük bir şey!"abartılı mimiklerine yüzümü buruşturdum.Emily'nin gülmemek için kendini sıkışı ise komikti.Kızarmış yanaklarıyla aynı renk şapkası ve atkısıyla feci tatlıydı.Emir de bunu düşünüyor olacak ki belinden tuttuğu gibi kendine çekti ve Emily'nin 'yapma!'çemkirmeleri arasında öpücüklerini yüzüne kondurmaya başladı.

"Ayyyy!Sürekli bir sarılmalar öpmeler"iğrenir gibi söylenmelerime Emir öpücüklerine kısa bi ara verdi.

"Dinimize küfreden müslaman olsa.İki saattir kim kimle sarmaş dolaş aile var demeden iç içe dolanıyor!"belime sarılmış arkamda saçları yüzü omzuma gömülü Danteye bakış attı."bu adamı nasıl bu hale getirdin sen?Hayır cidden huysuzsun odu-"

"Sussana sen!"sözünü kesmemle yüzünü buruşturup bize kıkırdayan Emily'e döndü ve gülümsedi.

"Haklı ajan.Boşuna susturma zevzeği."Dante'nin zevk alan sesi beni güldürürken ona doğru yaslandım.

"Burağın neden geç kaldığı belli oldu!"bu homurdanma sabahtan beri sessiz olan Denizden gelmişti.Bakışlarını takip edince abimi elini ensesine koymuş Eylemle konuşurken gördüm.

"Owww!Bu 98 numaralı gülüş!"Emir'e anlamsızca bakınca sırıtıp devam etti."Kızı etkilemek için 'gizemli ama tatlı'gülüşünü attı."

"Oha kaç tane gülüş var sizin pardon?"

"Anlatması uzun sürer ya bak şimdi üç katagoriden oluşuyor kızlar.Her katagorinin ayrı gülüşleri her gülüşün ayrı içerikleri var.Sonra bu içeriklerde nedenlerine göre ayrılıyor.Bir de-"Emily abime bakan Emirin kafasına vurdu.

"Beyefendiye bak ya!Yok sana gülüş falan!Bir daha kimseye gülme!"kıskançlık dolu sese şaşkınlığını atıp sırıtan Emir dünden razı Emily'nin dudaklarına yapıştı.

Yapışmadan önce de"olur aşkım"diye mırıldanmıştı.Özel alan bırakma amacıyla gözler farklı tarafa çevrilse de Deniz'in homurdanmasını duyuyordum.

"Senin öyle gülümsemelerin yok değil mi?"arkamı dönmeden hala daha kızla konuşan abime bakarak sufleme sordum.

"Yok güzelim merak etme.Ben gel derim gelirler."

Oha!Dirseğimi karnına geçirip ondan kurtulurken çıkardığı inleme hoşuma gitmişti.

"Dante birde içimi rahatlatmak ister gibi söylüyorsun!"çıkışıma gülmek istediği belliydi ama ben de kıskanınca öfkelenen biriyim yani.Bunu farkedince yüzünü buruşturdu.

"Ajan hepsi bitti gitti."rahat sesine dişlerimi gıcırdattım ve abime baktım.Hala 98 gülüşünü atıyordu.

Feminist damarım tutmuştu.Eylemi abim gibi kurtlardan korumalıydım.Şuraya bak biri gülüşleri katagorilere ayırıp sınıflandırır diğeri gel deyince gelirler der bir başkası da 'gizemli ama tatlı'gülüşünü atar.Yok yokkk!Bizlerin saf ve temiz duygularıyla oynayamazlar.

"Beril.Ne düşünüyorsan hiç hoşuma gitmedi güzelim"Dante belimden kendine çekecekken onu engelleyip aklıma gelenle sırıttım.Kenarlar temizlenmediği için 1 metre kardan kütleler bembeyaz bir şekilde alanı çevreliyordu.Oraya yönelip sert bir tane kar topu yaptığım gibi abime yöneldim ve kafasına attım.

"Siktir!"refleks olarak küfür edip bana döndü.Piç gülüşüme yüzü kızardı.

"HAHHAAHHAH!"attığım kahkaha durmaz gibiydi çünkü Burağın kulağı ve boynu kara bulanmış abimin çıkışınaysa Eylemin yüzü şaşkın kurbağa halini almıştı.

"Bittin kızım sen!"kükreyip bana doğru yönelince gülüşüm boğazıma tıkandı ve geriye doğru adımlarımı atmaya başladım.

"Ya neden kızdın ki o kadar?"

"Soruyor musun birde?"

"Ups....gelme abi ya....abicim.....canım.....küçüğüm ama ben bana zarar vermek istemezsin değil mi?"yapıp attığı kar topuyla eğilince bana isabet etmediği için rahat bir nefes aldım.

Tabi "Ne oluyor lan!"kükreyişine kadar.Arkamı dönünce Emir,Emily'e siper olmuş bir yanağı beyaz karla sinirli sinirli abime bakıyordu.

"Pardon Emir yanlışlıkla oldu!"-abim

"Başlatma lan yanlışlığına!"-emir

"Uzatmasana oğlum!"-abim

"Donuyorum lan!"

"Emir tamam uzatma"-Emily

"Tamam aşkım..."-emir

"Hey Allahım ya!"-abim

"Gel sende buraya Beril!"-abim

"Yok ya ben almıyım!"

"Al sen al!"yaptığı kar topunu bana atınca eğildim ama bu sefer tam isabet yüzümü buldu.Duyduğum kahkahalar beni öfkelendirirken yüzümü silip anında karşı atak yaptım.Önce öküz gibi gülen Emirin kafasına attım.Sonra abime derken kartopu savaşı başladı ve içinde Eyleminde attığı karlar bazen hedef buldu bazen bulamadı.Yine de çocuksu bir eğlenceyle atılan kahkalar başından sonuna devam ettiı.Deniz'i bile kara gömmüş karşılık olarak attığı tek top atışlarıyla yeri öpmüştük.Çevredeki insanlar bile bize katılmıştı.

Nefes nefes üstüm başım batmışken biraz dinlenmek için kenara çekilmiştim.Kar çoktan yağmaya başlamış yerler de bembeyaz olmaya başlamıştı.Yine de uzaktanda olsa ailemin gülen yüzlerini izlemek dışımın soğuktan donmuşluğuna tezat içimi sımsıcak yaparken gülüyordum.

"Hmm....bir kaçak."kulağımdaki fısıltı beni irkiltirken arkamı döndüğüm gibi Dante'nin koca cüssesiyle karşılaştım.

"Korkma benim."ona olan sinirim geçeli yıl olduğu için gülümsedim.Baş ve işaret parmağı arasına burnumu alıp sıktı.

"Burnun kızarmış."dişlerimi gösterip sırıtınca bakışları şefkatle dolandı yüzümde.

"Seninde yanakların kızarmış!"

"Ben kızarmam."

"Kızarmışsın işte!"

"Erkekler kızarmaz güzelim."anlaşmaya varalım der gibi bakınca yüzüm buruştu.Erkekler erkekler erkekler.Hay anasını sanki bizden farkları var!Onları doğurup besleyen altını değiştiren biz olduğumuz düşününce tek farkları en fazla 'ego'olabilir

Hıh!

Burnumu bırakıp ifademe sırıttı.Bana tepeden bakması ve yüzündeki havalıyım bakışı beni kızdırırken ani bir şekilde ona çelme takıp aynı andada göğsünden itince yere boylu boyunca koca cüssesi düşmüş oldu.Şok içeren ifadesine gülüp bende üzerine doğru eğildim.Karlar yumuşak olduğu için canının yandığını düşünmüyordum.

"Senin egon bana sökmez De Luca!"gözlerimi kısınca bakışlarında olan parıltı arttı.

"Öyle mi Ajan?"yattığı yere yayılınca daha fazla uzatıp hasta olmasını istemediğim için gülümsedim.

"Egon değil ama gülümsemen olabilir.O yüzden şunlar"kıvrılmış dudaklarını beline oturup işaret parmaklarım ile daha da kıvırdım.Gülüşü zaten artmıştı"şunlar hep böyle olursa başka bir silaha ihtiyacın olmaz bana karşı"cümlem bittiğindeyse gözleri kararmış benim ciddileşen yüzüme bakıyordu.

"Mutlusun?"hayran gözlerle bana bakmaya devam etti ve gülümsedi."Gerçekten mutlusun."fısıltısına yüzümü onunkine yaklaştırdım.Gözlerim bian bile ondan ayrılmamıştı.

"Mutlu olmak umrumda değil.Sen yanımda ol yeter."sürtünen dudaklarımızdan aldığı sesli solukla gözlerimi kapayıp onu hissettim.Ve dudaklarına yapıştım.

Continue Reading

You'll Also Like

4.9M 214K 70
✨️Tamamlanmıştır... Hayatı boyunca kimseyi sevmemiş, tek derdi vatan, bayrak ve ülkesi olan asker ile hiç sevildiğini hissetmemiş, kalabalık içinde y...
2.5M 104K 44
Hiç istemese de şişman ve ezik olarak gördüğü kadınla çocuğu için evlenen adam... Platonik olarak aşık olduğu adamla evlenen saf ve iyi niyetli bir...
5.9K 283 8
Çıtır çerez , sıkmayan , düşündürmeyen bir kitaptır
52.6K 6.2K 76
Ölen annesinin, babasından son arzusu, kızlarının güvende olmasıdır. Bu istek üzerine babası, çalıştığı yer altındaki adamları polise ihbar ederek kı...
Wattpad App - Unlock exclusive features