KULELİ ASKERİ LİSESİ

32 3 0
                                    

FİNALE 8 BÖLÜM KALDI.

BUNDAN SONRA BÖLÜMLER SERİ BİR ŞEKİLDE GELECEK. 

İYİ OKUMALAR.

Doğrulmaya çalıştığında Doğa silahı Ufuk'un kafasına tuttu ve kaşlarını bir ok gibi dikip,

-Sen kimsin ya da düzeltiyorum sen nesin?

-Ne diyorsun sen ? Asıl sen kimsin Derin nerede?

Derin hemen arkasındaki koltuktan seslendi.

-Buradayım. Bende aynı şekilde soruyorum sen kimsin? Bu denli derin yaralar iki günde bu kadar hızlı bir şekilde iyileşmez ki yara izi bile kalmadı. Sen bir Khaneya mısın?

-Hayır asla, ne alakası var bende sizin gibi bir insanım.

-Peki yaraların nasıl bu kadar çabuk iyileşti.

-Bilmiyorum, ilk defa böyle bir şeyle karşılaştım.

-Bu durum çok şüpheli neydi adın?

Derin araya girip,

-Ufuk onun adı Ufuk.

-Ufuk ben kötü bir insan değilim ama arkadaşlarımın hayatı herşeyden önce gelir. Bu durumda eğer onlar için bir tehlikeysen seni buraya hapsetmem gerekebilir. Ama bu sorun çözülür çözülmez seni serbest bırakacağım bundan emin olmalısın.

-Emin olamıyorum bana doğru uzanan kocaman bir silah var. 

Derin içindeki şevkatin sesini dışarıya vurmuştu.

-Doğa indir o silahı ben ona kefilim.

-Ama derin gördün sende ya bir Khaneya ise

-O zaman kendi ellerimle öldürürüm.

Doğa Derin'e uzun bir bakış attı. Sanki emin misin der gibiydi. Derin mesajı anladığı zaman başıyla onayladı. Daha sonra Doğa silahı indirip Ufuk'un ellerinden tutup kaldırdı. 

-Duydun dimi ? Eğer bir yanlış yaparsan seni elleriyle öldürecek. Ama şunu bil ki bu hızlı iyileşme olayı hala aklımı kurcalayan bir mesele. Bunun için Pyroma'ya başvuracağım. 

-Evet duydum ve farkındayım. Beni çenesiyle bile öldürebilir. Bu Pyroma dediğiniz şey nedir?

-Bu da bizim sırrımız. Eğer senin bir numaran yoksa sana anlatamayız. Ama sen bize Kuleli askeri lisesinden bahsedebilirsin. Orada ne gördün ve tam olarak neredeydi?

-Kuleli askeri lisesinin arkasındaki o yeşil kulenin orada ek bir bina var. O binanın bodrum katında soğuk hava deposuna benzeyen bir oda vardı. Üzerinde yetkisiz girilmez yazıyordu. Duvarlarda sanırım onların yakaladıkları Khaneyaların bedenleri ve eşyaları vardı.

-Neler vardı eşya olarak ? Derin silahlardan bahsetti bunlardan daha çok var mı orada?

-En azından bir düzine vardı. Ama çoktan yağmalamışlardır. 

-O halde biraz daha dinlendikten sonra Kuleliye gidiyoruz. 

-Ama o zaman bir sürü asker vardı.

-Onlar çoktan ölmüştür. Bizim korkmamız gerekenler Khaneyalar. 

-Şuanda neredeyiz? Ne kadar mesafemiz kaldı?

-İzle beni.

Doğa yan odaya geçti ve pencerenin pervazını yarıya kadar açtı. Ufuk'a dışarıya bakması için buyur işareti yaptı. Gökyüzünün aydınlattığı kadarıyla bir serap gibi belli belirsiz Kulelinin yıkık kuleleri gözüküyordu. Sanki camdan aşağıya atlasa kuleninin bahçesine girecekmiş gibiydi.

SIFIRHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin