1- Kâbus.

741 48 14
                                        

Chanyeol her soluğunda oluk oluk kan kokusu aldığı odada ilk kez yalnız değildi. Ay ışığı yerde yatan bedenin yüzünü okşayarak sert zemine uzanıyordu. Alfa, "Kurtar beni." nidasını duyduğunda hiç düşünmeden yerde uzanan bedene doğru yürümeyi denedi fakat her zaman olduğu gibi kendini kontrol edemiyordu. Kâbusların en kötü tarafı da buydu, Chanyeol bu odaya geldiği anlarda asla hareket edemiyordu. Yapabildiği tek şey kâbusunun kısa sürmesini dilemekti. Her ne kadar sürüsünün en güçlü ve korkusuz alfası olarak anılsa da, bu oda onu ürkütüyordu. Daha önce hissetmediği tüm duygular gün yüzüne çıkıyor, onu boğmak için elinden geleni yapıyordu. Şimdi ise kendini hem ürkmüş, hem de üzgün hissediyordu. Neye üzüldüğüne henüz anlam verememişti ki yerdeki omeganın titrediğini gördü. Ne olduğunu anlamak zor değildi, omega son kanlarını akıtıyordu.

"İstemiyorum." diyişini işitti bu kez omeganın.

Dudaklarını aralayıp, "Ben de istemiyorum." diyebilmek istedi. Neyi istemediğini bilmiyordu, kalbinin neden onu boğmak isteyişini de anlayabilmiş değildi, tek istediği omegayı kurtarabilmekti kâbuslarından.

Omeganın titremeleri artarken, yerde koca bir göl oluştu ve Chanyeol ilk kez kandan nefret ettiğini hissetti. Artık ölmek üzere olan beden derin bir nefes aldığında Chanyeol onun konuşmaya çalıştığını anlamıştı.

"Gecenin," dedi omega hemen ardından kan kusmaya devam etti. Gücünü son kez toparlayıp cümlesini bitirdiğinde ise alfa için uyanma vakti gelmişti.

"Gecenin karanlığında kaybolmak istemiyorum."

***

Chanyeol krımızıya bulanmış gözlerini açtığında Jongin yerinden sıçradı. Alfa şu anda tüm fermonlarını serbest bırakmış, yanında yatan Jongin'le birlikte sürüsündeki tüm omega ve betaları, hatta bazı güçsüz alfaları bile etkisi altına almıştı.

Chanyeol düzgün düşünemiyordu, zihninin en dip noktasında, hücrelerinin her zerresinde alevi hissediyordu. Yıkıp dökmek, siniri geçene kadar önüne çıkan her şeye zarar vermek istiyordu. Kendini dizginlemeye çalıştığı sırada omegasının hızlı soluklarını duydu. Saçları birbirine girmiş, çokça terlemiş sevgilsini gördüğünde salaklığına söverek kendini hızla toparladı. Hemen ardından Jongin ellerini göğüsüne yapıştırarak derin nefesler almaya başladı. Alfanın gücünü ilk kez bu kadar çok hissetmişti.

Chanyeol sevgilisinin saçlarını okşayıp "Üzgünüm," diye mırıldanırken bir yandan da alnına ufak öpücükler bırakıyordu. Omega kendine gelmeye başlamışken göğüsündeki ellerini alfanın beline dolayıp başını boynuna gömdü.

"Sorun değil, iyi misin?"

Alfa belli belirsiz başını salladı. Parmak uçları halen omeganın saçlarında dolanıyordu. Omeganın tedirgin hareketleriyle parmaklarını durdurdu. Konuşması için başını boynundan kaldırıp yüz yüze gelmelerini sağladı alfa. Jongin kararsızlıkla düşündüğü birkaç dakikanın ardından kendini tutamadı ve dudaklarından "Yine aynı kâbus mu?" sorusu dökülüverdi.

Sarıldığı bedenin kasıldığını hisseti. Böyle anlarda Chanyeol'ü konuşturmak fazlasıyla zordu, çünkü alfa nedense gereğinden fazla sinirli oluyor, neye sinirlendiğini anlayamadığı için öfke problemi yaşıyordu. Neyse ki omega onu zorlamaması gerektiğinin farkındaydı, bu yüzden yapması gerekeni yapıp alfasını rahatlattı.

Ya da alfa onun öyle düşünmesini sağladı.

demonsWhere stories live. Discover now