"Hadi ama dostum." Taehyun'a göz devirip elimdeki kirli tabakları cafenin mutfağına götürdüm. "Oğlunun yalnız kalmasını mı istiyorsun?" Arkamdan gelirken söyleniyordu. Onu duymamaya çalıştım. Tabakları Seokjin'e verip üstü pembe kalplerle süslenmiş tatlıları tepsiye yerleştirdim. Hızlı adımlarımla siparişi masaya götürüyordum fakat Taehyung peşimden gelmeye devam ediyordu. Sinirle yerimde durup ona döndüm.
"Yeter Taehyung müşterilerimi rahatsız ediyorsun." Aslında yalan sayılmazdı masadaki müşterilerin rahatsız bakışlarını hissedebiliyordum. Yüzünü asıp bir şey demeden yanımdan uzaklaşmıştı. Yüzüme tatlı bir gülümseme koyup elimdeki tepsinin üzerindeki tarlıları masadaki müşterilerin önüne yerleştirdim. Gülümsememe karşılık verdikten sonra kendi aralarındaki sohbetlerine devam etmişlerdi. Kasaya yürürken bana seslenilmesiyle sağ tarafıma doğru döndüm Taehyung bir masaya oturmuş, adımı bağırıyordu. Göz devirip hızla adımlarımla yanına yürüdüm. Gerçekten hiç çekinmesi yok. Yanına vardığımda ise tam konuşacaktım ki karşısında birisinin oturduğunu farkettim. Genç bir erkekti. Koyu tonlarda saçlara sahipti ve kemikli bir yüz yapısına vardı.
"Ah Jimin! Bak bu Jongdae." Sırıtarak ikimize baktı. Konuşmak için ağzımı açacağım sırada arkamdan birisi ona seslenmiş gibi arka tarafıma baktı ve ardından sahte bir hüzünle konuşmaya başladı. "Seokjin beni çağırıyor. Gitmeliyim."
Suratsız bir ifadeyle arkasından gidişini izlerken ne yapmaya çalıştığını anlamıştım. Yine de gülümseyerek Jongdae'ye döndüm.
"Bir şey ister miydiniz?"
。。。
"Tanrım! Senin derdin ne Kim Taehyung?"
Son müşterileri de gönderdikten sonra yerleri temizleyen Taehyung'un önünde belirmiştim. İrkilerek geri çekildi.
"Ne derdi? Derdim yok Jiminie~" Uykulu gözleriyle sırıttı. Şu an bir şapşaldan farkı yoktu. Ona acıyıp elimdekini alarak yeri temizlemeye devam ettim.
"Jongdae denen adamın yanındaki davranışların da neydi öyle?" Dudak büzüp sandalyeye oturdu. Küçük bir çocuk gibiydi.
"Hangi davranışlarım?" Bilmemezlikten gelmek Tae Hyung'un yaptığı aptal hareketlerinden sadece biriydi. Sadece biri.
"Bunu yapmayı kes Taehyung. Benim bir oğlum var. Kimse çocuğu olan biriyle birlikte olmak istemez." Oturduğu sandalyeden söylenerek kalkmasıyla bakışlarımı sildiğim yerlerden ona çevirdim.
"Sen öyle san koca popolu." Yanımıza gelen Seokjin'in elindeki bezlerden birini alıp Seokjin gibi masaları temizlemeye başladı.
"Dostum o kıçla kaç insan birlikte olmak istiyor biliyor musun?" Seok Jin'in dediğiyle kalakalmıştım. Aramızdaki en kibar kişi Seokjindi ve Taehyung bile böyle konuşmazken onun konuşması beni fazlasıyla şaşırtmıştı.
Tae Hyung, Seok Jin'in dediğine karşılık kahkaha krizine girerken ben şaşkın bakışlarımla bakmaya devam ediyordum. "Dostum çok özür dilerim." Dedi bir elini ağzına doğru götürerek gülmesini durdurmaya çalışırken. Seokjin ve Taehyung birbirlerinin gülmesine devam ederken ben de elimdekiyle onları öldürsem mi diye düşünüyordumki buna gerek kalmamıştı.
"Uğraşmayın onunla." 'Kapalı' yazısının asılı olduğu cam kapı açılıp kapanmış ve Namjoon'un boğuk sesi varmıştı kulaklarımıza. Arkasından ise paytak adımlarla oğlum Taemin gelmişti. Taehyung koşarak, çocuk gibi davranarak, en yakın arkadaşına sarılmıştı. Seokjin ise Namjoon'a bakarak sadece gülümsemekle yetindi. Namjoon'u es geçip şirin bakışlarıyla bana bakan Taemin'i kucağıma aldım. Kollarını boynuma dolarken yanağıma öpücük kondurdu. Aynı şekilde oğlumun yanağını öperken diğerlerini izliyordum; Taehyung masaları silmeye bıraktığı yerden devam ediyor, Namjoon, Taehyung'un oturduğu sandalyeye oturmuş mutfağa giden Seokjin'in arkasını izliyordu. Namjoon, Seokjin'in arka tarafını izliyor?
"Kim Terbiyesiz Joon." Gülerek konuşmama gergin bakışlarıyla karşılık vermişti. Taehyung anlamsızca bize bakıp işine geri döndü.
"Neyse ben artık gidiyorum Taemin'in uyku vakti geldi." Kocağımda uykuya dalmak üzere olan oğlumun kafasını tek elimle boynuma yatırmıştım.
"Namjoon." Dedi Taehyung aklına bir şey gelmişçesine. Umursanmadım. Kahverengi saçlıya dönüp bir süre düşünüyormuş gibi yüzüne baktı. "Sen benim yerime Seokjin'e yardım etmelisin bence." Diye devam etti. Ne yapacağını anladığımdan dolayı sırıtıp cam kapıya dışa doğru ittirdim.
"Eşyalarımı getir Tae."
Namjoon için Taehyung'a uyacaktım.
౪౪౪
Gereksiz♡
YOU ARE READING
New Marriage ❀ MiniMini
FanfictionDÜZENLEMEDE 「yoonmin「namjin」 Eşinden ayrılmış ve çocuğuyla birlikte yaşayan Park Ji Min, Kim Tae Hyung'un kendisini önüne gelenle evlendirmeye çalışmasından sıkılmıştır. Onu bu sıkıntıdan kurtaran ise sevimli oğlu Park Tae Min'in en iyi arkadaşı Min...
