Bölüm 1 - Yeni okul, yeni saçmalık...

270 5 0
                                    

Evet... Yeni bir okul daha. 11 yıllık okul hayatımda 8 farklı okulum olmuştu. Pek de bir amacım yoktu eğitime dair. Zevk almazdım, mutlu olmazdım, hele de hiç aşık olamazdım. Yeni okulun giriş kapısını süzdüm, içimden "Koyunlaşmaya hazır ol." Dedim kendi kendime. Okul güzeldi aslında. Kendine ait yüzme havuzu, tenis kortları her şeyi vardı. Etrafı süzdüm. Tanıdık simalar bulmak istemiyordum, kimseyle konuşacak havamda değildim. Ve sonra gençliğimi çürüten uzuuun ve banal bir konuşma töreninin ardından sınıflara geçmiştik. En arka sıraya çantamı koyup oturdum. Gelenler hep gözlüklü, toplu saçlı, uzun etekli kızlardı. "Ah, ineklerin ortasında mıyım?" Diye fısıldadım. O anda birisi elini uzattı ve "Derece sınıfı." Dedi. Başımı kaldırıp suratına baktım, esmer bir teni vardı, gülümsüyordu ve elini sıkmamı bekliyordu. Yok almayayım dercesine bir bakış attım. Elini geriye çekti. Ve uzaklaştı. İlk günden arkadaş yapmaya niyetim yoktu aslında hiçbir zaman arkadaş istememiştim. Nasılsa birkaç dönem sonra buradan da gidecektim. Önüme bir kız oturdu. Uzun kahverengi saçlı, esmer tenliydi. Arkasını dönüp tanışmak istiyor gibi bir hal sezmiştim. Ah, istemiyorum, bütün o polyanna duygularınızı alın ve defolun. Huzursun davranışları beni de huzursuz etmişti. "Heeey! Kıvranmayı bırak." Diye sırtından dürttüm kızı. Utangaç bir ifadeyle arkasını döndü. Kafasını kaşıdı. "Merhaba." Dedi. Kıza uzun uzun baktım. "Sanırım bir süre aynı sınıfta olacağız." Dedi. Elimdeki kalemi çeviriyordum. "Büyük elçiliğe dilekçe yazıyormuş gibi bir dil kullanmayı bıraksan diyorum. Pek de fena olmaz." Dedim kalemi bırakırken. "Amaaaan. Kendimi çok fazla kasıyordum zaten. Koy g....e gitsin." Diye karşılık verdi birden. Kızın suratına baktım. Gözlerini devirmiş dudaklarını kıvırmıştı. "Sevdim." Dedim kıza. Benim gibi hard girle benziyordu. İçeriye capli, kolej ceketli, rampalı bir çocuk girince karşımdaki kızın avuçları terlemeye başladı. Kulaklığı kulağıma takmaya çalışırken "Seninki mi?" Diye sordum. Kafasını salladı. Çocuk önümüzden geçerken kıza göz kırptı. Aman Allah'ım böyle kolay nasıl aşık olabiliyorlardı ki? Bense şimdiye kadar hiç bir şey hissetmemiştim bir erkeğe karşı. Az önce terslediğim esmer çocuk sınıfa girmişti bir an göz göze gelmiştk ama o gözlerini kaçırdı. Güldüm, birinin benden tırsması özellikle de bir erkeğin tırsması hoşuma gidiyordu niyeyse. Çocuk arada bir bakıyordu fakat hemen gözlerini çekiyordu. Kalkıp yanına gittim. Benimle ilgilenmiyormuş gibi yaptı. "Ne yani? Hayatında hiç askeri bot, kolej ceketi giyen, saçlarının ucu kırmızıya boyalı, gözlerinin çevresi simsiyah bir kız görmedin mi?" Diye sordum. Yüzüme baktı. Ben sırıtıyordum fakat o gayet de ciddiydi. "Heey. Bana kızgın olduğunu söylemeyeceksin değil mi?" Diye sordum ısrarla. Sanırım özür falan dilememi bekliyordu ama benim asla özür dilememe politikam vardı. "Ne halt edersen et, umrumda değilsin." Diyerek yerime geçtim. Hoşuna gitmemişti fakat ben normal biri değildim ki, bana özür dilemeyi öğretmemişlerdi. "Bu lanet ders ne zaman başlayacak?" Diye yakındım. İçeriye kahkaha atarak bir kız girdi. Büyük bir ağzı, kıvırcık beline gelen saçları vardı. Onun gelmesiyle birlikte önümdeki kız kalkıp sevgilisinin yanına gitti. Kıvırcık kız başını çevirip bütün oğlanlara bir bakış attı. Ve esmer çocuğun yanına gitti. "Günaydın." Dedi. Esmer çocuk "Sana da." Diyerek karşılık verdi. Kızın konuşmasından nefret etmiştim. Kelimeleri yayarak ve cilveyle karışık konuşuyordu. Kıza uzun uzun baktım. Yürürken hafiten havalanıyordu. Esmer kız ve sevgilisi ön sıraya oturdular. Kız başını oğlanın omzuna yasladı. Pislik olsun diye yalandan öksürdüm ve gülümsedim. Arkalarını dönüp gülümsediler. Oğlan "Ihıım şeey. Ben Yiğit ve bu da Esin. Kendisi kız arkadaşım olur." Dedi. "Fark edebildim." Dedim gülerek. "Ben de Selin. Kendisi kendim olur." Dedim. Yiğit aptal bir cümle kurduğunu bir kez daha anlayarak utandı. Parmağımla kıvırcık saçlı kızı işaret ettim. "O kim?" Diye sordum. Yiğitten önce Esin cevap verdi. "Ceren. Kendisi sınıfımızın... Neyse, ondan uzak durmanı tavsiye ederim. Yılanın tekidir." Diye nefretle cevap verdi. O kızda bir anormallik sezmiştim zaten. Esmer çocuğu işaret ederek "Peki o?" Diye sordum. Bu sefer Yiğit konuştu. "İyiyizdir. Sadece biraz kapalı bir çocuk." Dedi.

* * *

Çıkış zili çaldığında eşyalarımı topladım. Ve ağır adımlarla servise ilerleyip en arkanın bir önündeki koltuğa oturdum. Kulaklıklarımı taktım ve Pink Floyd açtım. Okulu sevmiyordum. Özellikle de içindeki gereksiz insanları. Kimi sevgili bulma derdinde, kimi üniversite sınavlarına gençliğini adamış, kimi ise benim gibi amaçsız. Duygusuz yaratılmışım ben. Ah, afedersiniz bir tek nefret duygum var ve birine karşı bir şeyler hissettiğimde bu mutlaka nefret oluyor. Çok güzel olmasa da ortalamanın biraz üstünde bir yüzüm var. Ailem beni istediğim okullara gönderebiliyor, istediğimi giyip, istediğimi yapabiliyorum ama heyecanlanamıyorum, sevinemiyorum, aşık olamıyorum. Hissiz bir şizofren gibiyim sanki. Böyle olmayı hiç mi hiç istemezdim doğrusu. Evet aşık olmak aptallara göre ama en azından mutlu olmak isterdim. Tüm insanlar gibi. Evet kahkahalar atabiliyorum, ama bu mutlu olduğum anlamına gelmiyor. Ben bu düşüncelerle boğuşurken arkamdan bir el omzumu dürttü. Başımı çevirip kulaklığımın tekini çıkardım. Bu sınıfımdaki esmer çocuktu. Bir şey söylemeden konuşmasını bekledim. "Sabah için üzgünüm. Seni tersledim çünkü beni terslediğini sandım. Ama benimle konuşmamak istemen senin en doğal hakkın. Yani seni istemediğin bir şeye zorla.." sözünü keserek "Ben Selin." dedim. Gülümsedi. "Alperen." Dedi ve elini uzattı. Tekrardan sıkmayacak gibi yaptım, umutsuzlukla elini çekerken "Yalnızca şakaydı." Deyip elini hafifçe sıktım. Gözlerini devirdi ve ben kıkırdayınca o da gülümsedi. Elimi çekip önüme döndüm. Ah şu insanlar, ne garip yaratıklar.

HİSSİZHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin