Give me LUCK! PLEASE!?

513 30 31
                                        

Merhaba gençler. İçimden gelen ani dürtüyle taslakta düzenlenmeyi bekleyen bu ficimi yayımlıyorum. Daha önce yayınlayıp kaldırmıştım ama kurguyu değiştirip yeniden yayımlama kararı aldım. Neyse, iyi okumalar😘

-Anne ben burdayım, neden ağlıyorsun ki, henüz ölmedim.

Genç kız, annesini sarsmaya çalışsa da annesi bunu hissetmiyordu.

Yatakta yatan bedenine baktı, genç ruh. Kendini ilk kez dışardan seyretme fırsatı yakalamıştı.

Güzel yüzü solgun görünüyordu. Neden bu hastane odasında yattığını düşündü.

Sadece 3 saniye. 3 saniye sonra çıkmış olsaydı o yola, şimdi bedeni ölü gibi yatmak zorunda olmayacaktı.

Kamyonun korna sesini hatırladığında acıyla yüzünü ekşitti. O salak kamyon kırmızı ışıkta durmalıydı.

Ne olacaktı şimdi??

Defalarca bedenine geri girmeyi denemişti ama bu imkansızdı. Çaresizce annesinin yanına çöktü.

Ağlaması biraz olsun hafiflediğinde birinin O'nu gözetlediğini gördü.

Anlamsız gözlerle baktı önce. Sonra O'nun da yolunu kaybetmiş bir hayalet olabileceğini düşündü ve çok da önemsemedi.

-Benimle gelmelisin Chou Tzuyu.

Önce ismini tanımadığı birinden duyunca şaşırdı.

Daha sonra nereye gitmeleri gerektiğini düşündü.

Sorgulayan bakışlarla karşısındaki genç adama baktı.

-Nereye??

-Sen artık bir ölüsün Tzuyu. Ben de ruhun için bir rehberim. Olman gereken yere gitmelisin, bedenini geride bırakarak.

Ayağa kalktı, itiraz etmek için. O henüz çok gençti.

Gözlerinden akan yaşları durduramadı. Bu şekilde mi ölecekti!?

Bu haksızlıktı. Daha yapması gereken o kadar çok şey vardı ki...

Genç ruh, önce yatakta yatan bedenine ardından canını almaya gelen meleğe baktı yaşlı gözlerle.

Bütün hayallerine teker teker veda ederken ağzından şu kelimeler döküldü;

-Bana bir şans daha veremez misin?

Give Me LUCKWhere stories live. Discover now