1

1K 100 63
                                    


Y/N.: İtalik yazılar İngilizcedir. Keyifli okumalar.




Bölüm şarkısı: Taeyeon - I ♡




''Bu muhteşem! Dostum bu hayatının fırsatı olabilir.''

Baekhyun gözlerini devirip önündeki enfes görünümlü yemeklerle midesini doldurmaya devam etti. İş teklifini aldığı an Chanyeol'a söylemekle hata ettiğini düşünüp içten içe kendini azarlıyordu.

''Ben... yine de emin değilim.''

''Emin değil misin? Dünya seni tanıyacak Baek. Düşünsene! Bu görülmemiş bir şey.''

''İşte bu yüzden emin değilim. Onun nasıl bir şey olduğunu bilmiyorum. Başarısız olma ihtimalim çok yüksek.'' dedi Baekhyun tabağındaki tavuk parçasına eziyet ederken.

''Sen en iyisisin. Yapsan yapsan sen yaparsın bunu. Hem çok zor olmasa gerek. Onu birkaç aylık bir bebek gibi düşünebilirsin.''

Chanyeol'un dedikleriyle iyice kafası karışan Baekhyun konuyu uzatmadan kapatıp yalnız kaldığı bir anda ince ayrıntısına kadar düşünmek için rafa kaldırdı.

Öğle yemeğini birlikte yedikten sonra Baekhyun kliniğine, Chanyeol da okulun konser etkinliğinde kendi kendilerine kurdukları bir grupla sahneye çıkacakları için prova yapmaya gitti.

Baekhyun ve Chanyeol aynı yaştaydılar ama Baekhyun okulu uzatmadan en yüksek puanla mezun oldu. Chanyeol'un pek umurunda değildi okul. Kaç yıldır okuyordu saymayı bırakmıştı artık. Kore'deki ailesi onun okulu bitirmiş ve başarılı bir mimar olduğunu sanıyordu ama Chanyeol'un müzikten başka ilgisini çeken bir şey yoktu.

Amerika'da tanışmışlardı Baekhyun'la. Farklı fakültelerde olsalar da ikisi de okulda popüler insanlardı. Biri başarısıyla diğeri dışa dönüklüğü ile tabi. O sayede birbirlerini yakından tanıyıp öğrencilik hayatları boyunca hep birlikte olmuşlardı.

İkisinin de Kore'ye geri dönmek gibi bir niyeti yoktu. Chanyeol'un kafası rahattı. Ailesinin durumu iyi olduğu ve kendisi de ara sıra barlara çıkıp para kazandığı için gününü gün ediyordu aslında. Baekhyun ise daha çok yeni bir psikiyatrist olmasına rağmen Amerika'da adını duyurmuştu başarılarıyla. Mükemmel bir kliniği vardı ve herkes tarafından sevilirdi. Hayatından oldukça memnundu yani.

Yanında staj gördüğü ve babası gibi bildiği Profesör Henry Wild ona çok gizli bir şey söylemek isteyip yanına çağırmadan önce her şey iyiydi onun için.

Kore'deki ve henüz halka duyrulmayan sadece en yetkili kişilerin bildiği bir vakadan bahsetmişti. Her türlü vaka gördüğümü düşünüp hiçbir hastadan korkmaz veya çekinmezdi Baekhyun. Ama bu duydukları kanının çekilmesine neden olmuştu.


'18 yaşında genç bir kız. Bir odaya kapatılmış ve odasında yatak ve lazımlık dışında hiçbir şey yok. Hiçbir şekilde iletişim kurulmamış ve yiyecek dışında hiçbir ihtiyacı karşılanmamış. İşin ürkütücü olan bir diğer yanı bunu o kıza yapan öz babası.'

Baekhyun tam anlamıyla bir çıkmazın içine düşmüştü. Profesör ona bu kızın mükemmel bir tez hazırlama fırsatı vereceğini düşünüyordu. Kısaca kibar terimleri çıkarırsak kız tam anlamıyla psikolojinin gelişmesi adına deney faresi olarak kullanılacaktı.

Bu Baekhyun'un hayatının dönüm noktası olabilirdi. Bunun farkındaydı ama içindeki endişe mantığını ele geçirmeye çalışıyordu adeta. Bu gerçekten dünyanın hiç görmedigi ve belki de hiç göremeyeceği türde bir vakaydı. Evet psikolojinin gelişmesi ve bir çok teoremin net cevaplar bulması için paha biçilemez bir fırsattı. Hem de böyle inanılmaz bir görev kendisine verilince fazlasıyla heyecanlanmış ve aynı zamanda endişelenmişti.

GENIE || BAEKYEONHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin