selammm!! hikayeden önce birkaç şey söylemek istiyorum, öncelikle bu benim ilk kurgum yani birçok hata veya acemiliğe denk gelmeniz çok muhtemel. kurguda hyung olayını tamamen sallamasyon yaptım. mesela canım jeongin'in neredeyse herkese hyung demesini istediği için dedirttim ama diğerlerinde kafama göre takıldım. bir de her şey yavaş yavaş ilerliyor, SLOW BURN ve sadece chanlix'i değil yan karakterleri de detaylı bir şekilde göreceğiz. hikayede geçen tiyatro oyunu da tamamen uydurduğum bir şey (her şey chanlix için 😭😭). aynı şekilde karakterler de benim götten bacaktan uydurduğum bi' şey (yani onlar bir1ileri değil..) o yüzden lütfen onlara sövmeyin olur mu😔😔 yapıcı eleştiriye fln açığım, ben çok sevdim onları umarım siz de çok seversinizz, okuyacağınız/okuduğunuz için çok teşekkür ederimm. 💘💘💘 (aklıma bir şey gelirse updateleyeceğimM)
"özür dilerim. ben sana layık bir arkadaş değilim chan. söylediğin her şeyin, bana duyduğun arkadaşça ve hatta dostça sevgiden kaynaklandığını biliyorum ama uzunca düşünebildiğim ilk fırsatta aksini düşünmekten kendimi alıkoyamıyorum. keşke o oyunu hiç oynamasaydık, keşke bana hiç kendini fark ettirmeseydin. aslında kabullenme evreme gelmiştim ama yarın iki haftalık aranın ardından seni göreceğim düşüncesi en başa dönmüşüm gibi hissettirdi. yine de buna bir son vermek istediğimden kendime seni çok özlediğim için sadece iki gün veriyorum. allah belamı versin ki iki gün sonra seni unutacağım. sadece iki gün. sonrasında aşkımı arasan da bulamazsın."
son cümlemi de yazdıktan sonra kapağını kapatıp başucumdaki minik anahtarla kilitledim günlüğümü. narince çekmecemin en altına yerleştirerek görünmemesini sağladım, bu bana onun yanındayken gizlemeye çalıştığım hislerimi hatırlattı. bi' elimi kafamın arkasına yerleştirip bakışlarımı odamın tavanına diktim. düşünmemek imkansızdı. ama yarın her şeyin kaldığı yerden devam edecek olmasından mıdır bilmem, aklım doğrudan onu tanımak istememi sağlayan o güne gitti. şimdi sizi de her şeyin başlangıcı olan, bang chan'ı fark etmemi sağlayan o aptal tiyatro oyununa götüreceğim.
......
"aksesuar da tamamlandıysa bu perdenin son sahnesini alalım."
"tabii ki, hyunjin'imiz nasıl uygun görürse."
"sanki sen oynayacaksın changbin, hyunjin'e yaptığın şova bak."
"ben koskoca seyirciyim lan. seyirci olmadan tiyatronun ne manası var sanki, haksız mıyım hyunjin?"
"hem de çok haklısın changbin." diyerek kıkırdayan hyunjin'e baktı, changbin. onu güldürmüş, amacına ulaşmıştı. aralarındaki ufak sohbeti bölen ise bang chan olmuştu.
"bu arada lix, sen iyisin değil mi?"
sarı saçlı oğlan gülümseyerek baktı kendisinden bir yaş büyük olan çocuğa. "ben iyiyim chan, zaten bu son sahnemiz. önceki provalara katılamadığım için ve sizinle beraber olamadığım için biraz üzgündüm sadece ama şu an o his bile geçti."
"ya şapşal, inan bana han'ın role gireceğim diye herkesi rolden çıkarması dışında hiçbir şey kaçırmadın. hem keyfinden olmadı ya, hastaydın sonuçta, iyileşmek için güzelce dinlenmen lazımdı."
"o kadar çabuk rolden çıkabildiklerine göre sağlam oyuncu değillermiş hyunjin."
"seninle tartışmayacağız han jisung, hadi artık provaya dönelim. sen de canını hiç sıkma lix, biz sana güvendiğimiz için metin provalarını boş geçtik. ilk provan olmasına rağmen çok iyiydin bugün hem."
felix'in morali hyunjin ve chan'ın söyledikleriyle yerine gelirken "of, içimi rahatlattın." diyerek gülümsedi siyah saçlı çocuğa.
"gördünüz mü o kadar önemli biriyim ki chan bana adım soyadımla seslenmek zorunda kalıyor."
YOU ARE READING
sun goes down, chanlix
Fanfiction"onun herkese güçlü görünüp yalnızca benim yanımda gardını indiren ariel ve benim de onu çok seven ve onunla birlikte kendi hikayesini keşfeden leo olduğum bir oyundaydık. biz birbirimizi ailemiz gibi sevdiğimizden bu cümleler bizi yeni tanıyan çoc...
