47. Bölüm 'KALELİ'

48 3 4
                                        

Ben sana mecburum bilemezsin

Adını mıh gibi aklımda tutuyorum

Büyüdükçe büyüyor gözlerin

Ben sana mecburum bilemezsin

İçimi seninle ısıtıyorum.

Ağaçlar sonbahara hazırlanıyor

Bu şehir o eski İstanbul mudur

Karanlıkta bulutlar parçalanıyor

Sokak lambaları birden yanıyor

Kaldırımlarda yağmur kokusu

Ben sana mecburum sen yoksun.

Attilâ İlhan

Yaşadığımız olayların üzerinde aylar geçmişti. Psikiyatri tedavilerime düzenli bir şekilde devam etmiş ve korkularımı yenmiştim. Bu durumda kocam ve ailemin desteklerini de unutmazdım. Hepsi bir bebek gibi muamele gösterdiler. Yeri geldi gereksiz ağlamalarıma, bağırmalarıma katlandılar, yeri geldi yalnız kalma istediğime saygı ile yaklaştılar.

Yangazlar eve ihtiyaç getirecekleri zaman bile arayıp haber veriyorlardı. Korkmamı engellemek için, Allah ayırmadıkça, ayrılmayacağımızı, her belayı beraber def edebileceğimizi öğrettiler bana.

Yıllar önce gelmiştim bu memlekete, yeni bir hayatımın olacağını biliyordum, yeni bir başlangıç yapacaktım adeta; ama bir ailemin, yuvamın olacağımı hiç hesaba katmamıştım. Rabbim bir taraftan almış bir taraftan da vermişti.

Son iki haftadır sancılarımın artması ve doğumun yaklaşmasıyla Tahir'e hak verip evde dinlemem gerektiğine kanaat getirmiştim. Tahir şirkete gidiyor gün içinde yüz kırk defa aramayı ihmal etmiyordu. Evet evet kırk değil yüz kırk defa arıyordu adam. Asiye abla sık sık yanıma uğruyor evin tüm ihtiyaçlarını karşılıyordu, ne kadar hasta değilim diye inat etsemde son yaşadıklarımızdan sonra ailenin böyle bir şey  olduğunu anlamış ve itirazlarımı kenara bırakmıştım.

Şimdi mi, şimdi kocama ve kardeşlerime can sıkıntısından atıştırmalık hazırlamıştım ve şirkete gidiyordum. Taksi şirketin önünde durunca ücreti ödeyip indim. Çalışanlara başımla selam verip kocaman odasına çıktım.

Ah yine sekreter değişmişti, şaşırdık mı? Hayır!

'Merhaba'

'Merhaba buyrun'

'Tahir müsait mi?'

'Ne için sormuştunuz?'

Nikahıma alacağım da o yüzden dememek için dilimi ısırdım.

'Eşiyim ben'

'ee yani hanımefendi'

Bu kız sorunlu muydu?

'Yani derken, kocamın yanına gireceğim'

'Ah maalesef giremezsiniz, Şeyda hanımla önemli bir toplantıdalar'

'peki, rica etsem geldiğimi haber edebilir misin?'

'Toplantısı binince gireceksiniz sırf bu yüzden önemli toplantıyı bölemem'

You've reached the end of published parts.

⏰ Last updated: 6 days ago ⏰

Add this story to your Library to get notified about new parts!

Yıllar Sonra Gelen UmudumWhere stories live. Discover now