"Bugün dinlenme gününüz kızlar. Çok çalıştınız."
Menajerimize gülümsedik.
"Teşekkürler Guk."
Guk bizden çok büyük değildi. Bu yüzden ona ismiyle hitap etmemize izin veriyordu. Odamıza gittik.
"Ee ne yapacağız?"
"Gezelim."
"Ve videoya alalım." diye ekledim Duygu'nun fikrine. Bir pantolon bir tişört giyip kendimizi dışarı attık.
Gideceğimiz yeri daha kararlaştırmamıştık bu yüzden sadece yürüyorduk.
"Tao ile falan görüşüyor musun?"
Başımı iki yana salladım.
"Çok meşguller herhalde. Onlar aramayınca ben de aramadım."
Başını salladı ve videoyu başlattı.
"Merhaba! Ben Make A Dream'den Duygu! Ah hayır hayır."
Videoyu sildi.
"Yanlışlıkla Duygu dedim. Minsu demem lazımdı."
Güldüm.
"İsimlere alışamadık hala."
"Aynen."
Videoyu tekrar başlattı.
"Merhaba! Ben Make A Dream'den Minsu."
"Ve ben de Daejin!"
Kamerayı bana döndürdüklerinde el salladım.
"Ben de Allie!"
"Bugün dinlenme günümüz. Bu yüzden geziyoruz."
"Nereye gittiğimizi bilmiyoruz."
"Sadece yürüyoruz."
Telefonum çaldığında kaşlarım çatıldı. Telefonumun çalmasına alışkın değildim.
"Aa! Tao görüntülü arıyor!"
Gülümseyip aramayı cevapladım.
"Sizi çok özledim!" diye bağırdım etraftaki insanları önemsemeden.
Zaten sabah olduğu için pek insan yoktu.
"Biz de seni çok özledik!" diye bağırdı o da benim gibi.
Jongdae arkadan kafasını çıkardı.
"Kris'in çekimlerine geldik."
"Ne çekimi?"
"Film çekiyor."
"Bu çok iyi!"
"Ne yapıyorsunuz?"
"Geziyoruz. Bugün dinlenme günümüzmüş."
"Videoya da çekin."
"Çekiyoruz zaten."
"Bize de gönderin."
Gülümsedim.
"Olur."
"Ah bekle Kris'i göstereyim."
Kamerayı Kris'e o kadar çok yaklaştırdılar ki Kris bir kaç adım geriledi.
"Ne yapıyorsunuz?"
Çocuklara kızdıktan sonra sonunda kameraya baktı.
"Nasılsın?"
Gülümsemesine karşılık verdim.
"İyiyim sen?"
"İyiyim. Filmimde beni yalnız bırakmadığın için teşekkür ederim." dedi göz kırparak.
"Bu kadar yeter." dedi Jongdae Kris'i iterek.
"Sizi seviyoruz! Hoşçakal."
Birbirimize el sallayıp konuşmayı sonlandırdık. Duygular hala video çekiyordu. Yanlarına gittim.
"Ben acıktım."
Karnım guruldadığında kahkaha attılar.
"Öyleyse yemek yiyelim."
"Ne yiyelim?"
"Bir yere oturalım da karar veririz."
Gözümüze kestirdiğimiz bir yere girdik.
"Hoş geldiniz. Şöyle oturun lütfen. "
Cam kenarına oturduk ve menüye bakmaya başladık. Siparişlerimizi verdikten sonra beklemeye başladık.
"Kapat artık şunu. Yemek yiyeceğiz." dedim kameraya vurarak.
"Tamam."
Kamerayı kapatıp masaya koydu.
"Kris film çekiyormuş."
"Öyle mi?"
"Çok iyi."
Başımı salladım. Duygu'nun telefonuna bildirim gelince mesajı okudu ve bize döndü.
"Guk mesaj attı."
"Ne yazmış?"
"Yarın önemli bir toplantı olacak. Toplantıda siz ve EXO üyeleri olacak. Not: Çinli üyeler de olacak."
"Ne toplantısı ki bu?"
"Bilmem."
Yemeklerimiz geldiğinde daha fazla bu konu hakkında konuşmayarak yemeklerimizi yemeye başladık.
"O değilde." diye konuştu Duygu bana bakarak.
"Yapamayacağımızı söyleyenlerin yüzünü çok merak ediyorum."
"Acaba konserlerimiz olduğunda onlara bilet mi göndersek?"
Kahkaha attık.
"Bunu bir düşüneceğim."
Günün geri kalanında bir sürü şey yapmış ve hepsini videoya almıştık. Mesela yurdun önünde toplanmış olan hayranlarımıza küçük kekler yapıp dağıtmıştık. Hayranlarımız çok değildi bu yüzden bize kolaylık olmuştu. Bisiklet yarışı yapmıştık ve sonuncu olan kişi - bu Duygu oluyor- bize hediye almak zorunda kalmıştı. Günümüz gerçekten güzel geçmişti. Umarım diğer günlerimiz de bu kadar güzel geçer.
ESTÁS LEYENDO
Make A Dream (EXO Fanfiction)
FanfictionÜç Türk kız katıldığı seçmelerden geçip Kore'ye gidiyor. Hayallerine bir adım daha yaklaşan Aleyna, Duygu ve Zeynep bu yeni hayata ayak uydurabilecek mi? 18.04.2015
