''Hikayemi okuyan ve beğenenlere teşkkür ederim ancak sizden bir ricam olucak , bu bölümde dahil olmak üzere daha fazla yorum alırsam daha çok memnun olurum.Şimdiden teşekkür ederim...''
18.Bölüm
Simon hızla ateşi kavradı ve kendi etrafında bir çember kurdu. Gözleri öfke ile kırmızıya büründüğünde çok pişman olacağım bir şey yaptığımı fark ettim.
''Gerçekten mi Eva ? Ateş'i bana karşı kullanman ne kadarda mantıklı bir hareket.'' Etrafında dönen ateş çemberleri mükemmel bir görüntüye sebep olsa da bu güç etraftaki herkesin daha çok geriye çekilmesini ve artık işin ciddiye bindiğinin ifadesiydi.
Belki olur da beni Simon küle çevirmeden kurtara bilirler diye Melissa ve John'a baktım. Su çifti bu işi zevkle izliyorlardı. Gözlerim bu sefer Izzy ve Dan'a kaydığında Dan bittin işaretini yaptı. Belkide az önceki gibi tekrardan ateş fırlatmalıydım ah! tabi Simon için bebek oyuncağı olan şey benim tek savunmamdı. Öfkem yatıştığında Simon artık durdulamayacak bir şekilde öfkeliydi. Etrafa öyle yakıcı bir sıcaklık yayıyordu ki kalabalık artık bizden çok ama çok uzaktaydı.
''Simon, kes şu güç gösterisini.'' Gideon arkamdan konuşuyordu. Simon en ölümcül bakışlarıyla ona baktı.
''Neden bu güç gösterisinde benim partnerim olmuyorsun Gideon.''Taş kesmiştim. Bunun olmaması gerekiyordu . Sorunu benimleydi , onunla değil.
''Nasıl istersen eski dostum.'' Gideon ona uymamalıydı. Izzy beni kolumdan çektiği gibi kendimi kalabalığın arasında buldum.
''Kafayı mı yedin sen! Ne yaptığını sanıyordun! Canına mı susamıştın Eva! Neden kimse Simon'a bulaşmıyor zannediyordun ha! ''
''Öfke kontrolsüzlüğünün olup olmaması umurumda değil , iyi bir cezayı hak etmişti.''
''Ne ceza ama! Şimdi kim çekiyor o cezayı bak bakalım.'' Haklıydı boş yere peşimde Gideon'uda sürüklemiştim. Aslında Simon öfke kontrolü konusunda yalnız değildi sanırsam. Galiba ateşlerin geninde öfke vardı.
''Neden bu meseleyi daha uygun bir yerde çözmüyoruz Simon.'' bu olay fazlasıyla derine dayanan bir anlaşmazlıktı. Olay tamamen benden çıkıp onların kişisel meselesi haline bürünmüştü.
''Sence bayan Maggie ne kadar sürede buraya gelir? ''
''Dua edelimde bir an önce gelsin.'' Gelmezse muhtemelen Gideon dan geriye külleri kalacak ve bende yasını tutacaktım. Alex arkamızda bittiğinde Izzy suratına bile bakmamıştı.
Simon elinde tuttuğu ateş topunu elmayı havaya atar gibi atıp tutuyordu. Sonra ateşi Gideon'a doğru fırlattığında...
Öyle yüksek bir çığlık koptu ki boğazım yırtılmıştı. Ateş kümesi yer çekimine karşı gelemeyip yere düştüğünde otların içinde küçük kıvılcımlar çıkmaya başlamıştı. Sonrada yandığında...
Birisi elindeki şişeden su döktü. Jennifer yani toprak olan kız.
''Toprağa ve bitkilere ne zamandan beri saygısızlık ediyorsun Simon.'' Aslında onu galiba ben yapmıştım. Simon beni gebertmek ister gibi bakarken Alex önüme geçti.
''Gidelim.''
****
''Bunu yapman gerçekten tehlikeliydi Eva'' Amanda Bay Miller'ın odasında iyi kızı oynuyordu anlaşılan. O iyi kızı oynarsa ben bu konuda oscarlık oyunculuk sergilerdim öyleyse.
''Haklısın Amanda , özür dilerim.'' Amanda tek kaşını kaldırıp inanamayarak baktı. Ne zannediyordu kendini en akıllı mı ?
''Eva da özrünü dilediğine göre aranızda artık bir problem kalmadığına inanıyorum Amanda .''Bay Miller oturduğu yerden konuşurken gözlerimi Simon'dan kaçırmaya çalışıyordum fakat o karşı sandalyede bana, ''seni şu konuşma bir bitsin öyle bir pataklayacağım ki ''bakışını atarken pekte kaçmak mümkün değildi.
''Madem olay çözüldüyse gidebilirsin.'' Bende kalkmaya yeltenince,
''Yalnızca Amanda , sizinle işim henüz bitmedi.'' Amanda çıkmadan önce tabi ki de Simon ile tensel temasa geçmeyi unutmadı. Sadece gözlerimi devirdim. Artık zerre umurumda değildi ikisinin yediği haltlar. Bay Miller sesinin tonunu ayarlamak için öksürdüğünde masanın modelini inceliyordum.
''Size gelince başımın belaları...'' Güzel bir nutuk çeker diye düşünmüştüm ama söze girişi daha çok ''yine şaşırtmadınız beni der gibiydi.''
''Kurallar, yasaklar , düzenler hepsini çiğnediniz. Akademide uyum konusunda pek başarılı olmadığını biliyorum Simon ama ya sen Eva, neden Simon gibi vurdumduymaz olamak zorundasın?'' Vurdumduymaz mı? Ben mi? Simon yumruğunu sıktı aynı anda yüz hatları kasıldı. Yine de utancımdan bay Miller'a bakamıyordum.
''Buraya geldiğinde gayet uyumlu birisi olursun diye beklemiştim. Bir ateşin daha çıkması beni yeterince soka uğrattı zaten...''
''Bir dakika bay Miller.''
Simon, ben bay Miller'ın sözünü kesince bana dikkatle baktı,
''Neden ateş olmama şaşırdınız ki ? Zaten Gideon Morris sizi bu konuda ben daha gelmeden bilgilendirmedi mi? Yani bilgi sahibi olduğunuz bir konuya ne diye şaşırasınız ki ? '' Bay Miller'ı köşeye sıkıştırmam onu memnun etmedi. Simon çatık kaşlarla Bay Miller'a bakıyordu.
''Bunu biliyor muydun yani , bunca zaman daha o gelmeden haberdardın yani ? ''
''Simon sadece üç hafta öncesinden haberdar olmam ne gibi bir durumu değiştirebilir ki ? ''
''Neden sana olan güvenim her olayda daha da azalıyor şimdi daha iyi anlıyorum .'' Bu ağır bir sözdü. Bay Miller'ın bakışları yumuşadı. İsmini küçük bir çocuğa duyduğu sevgi kadar masumca telaffuz etti.
''Simon...'' Simon dışarı fırlayınca bende peşinden gittim.
''Bekle..Simon..Hey.'' Hızla dışarı koşarken ona zihnimden seslenmeyi denedim.
''Lütfen kendini ve beni daha fazla yıpratmadan konuşalım...''Ve öyle de oldu, onunla zihinsel bağlarla iletişim kurdum , koşmayı bıraktı ve bana döndü bende arada ki mesafeyi kapattım.
''Rahatça konuşabileceğimiz bir yere gidelim.''
****
Ateş solonuna geldik. Tribünde oturuyorduk ikimizde nereden başlayacağımızı bilmediğimizden suskunduk. O derince bir iç çekip verdi.
''Amanda konusu her şeyi mahvetti öyle değil mi?''
''Yalnızca o değil.'' Bana merakla baktı.
''Benim ateş olmam en büyük etken bence.'' Gülümsedi, öfkesinden sonra tek bir tebessümü bile aramızın biraz daha iyi olduğunun işaretiydi ama tabi ki de eskisi gibi olamayacaktık her ne kadar istesem de biraz mesafe en iyisiydi.
''Nereden başlasam bilmiyorum. Aslında ilk gün yemekhanede o kadar çok eğlenmiştim ki o surat ifaden öyle çok üşümüştün ki .Gerçekten eğlenmiştim.''her ne kadar bakışlarından o anlaşılmasa da, ''Sonra Amanda'ya direndiğinde pısırığın teki olamadığını anladım.''
''Yani önceden pısırık olarak mı düşünmüştüm. Tanrım! bunu söylememeliyidin.''omzuna bir yumruk indirdim, acımış gibi yaptı sonra bir şey hissettim ,baya yoğun bir histi.
''Bütün ders sana öyle baktığım için özür dilerim.''omuz silktim,''
''Aslında gerçekten korkutucu bakışlar atmıştın bütün ders.''
''Öyle olabilir çünkü çözemiyordum , hissetiğim şeyin ne olduğunu çözemiyordum.''bağdan bahsediyordu,
''Bin türlü düşünce kafamdan geçiyordu. Bilirsin öfke problemim var.''gülmeden edemedim.
''Bilmez miyim. Daha sabah en büyüğüne şahit oldum.''kaşlarını çattı,
''Öyle birşeyi asla yapmak istemem Eva , hemde sana karşı ..bu çok kötü bir his...''
''Hey tamam hadi sırayı bozma daha ona gelene kadar...''
''Sonra derslere giremedim, düşünmekten kafam patlayacaktı. Sonra bayan Maggie ile beni izlerken görünce afalladım. Daha geleli iki gün olmuştu ve o sana çok çabuk güvenmişti. Öyle davrandım çünkü içimdeki hissi kötüye yorumlamıştım ve sana asla güvenmemem gerektiğini düşünüyordum.''kafa salladım mantıklıydı sonuçta.
''Bayan Maggie'e olan sevgin ve saygın beni öyle çok etkilemişti ki.''
''Evet onu annem kadar severim.'' sesi biran boğulur gibi çıktı. Sonra kendini topladı.
''O gün o konuşmam seni tetikledi değil m? öfkenle gözlerin ortaya çıktı.''
''Ve Dan buna dayanamayıp bayıldı.''ikimizde kahkaha attık.
''Bütün her şey kesinlik kazanmadan senin ateş oluşun ihanete uğramışım gibi hissetmeme neden olmuştu dolayısıyla senden iyice nefret etmeye başlamıştım.''
''Şu seçim meselesin gerçekten de haksızlık olmuyor mu? cevap vermedi, sonra konuyu Amanda'ya getirdi.
''Boşluktaydım , Amanda sırnaşıp duruyordu ama o beni öptüğünde onu ittim .Tabi ki kendi tayfası olayı bambaşka bir şekilde getirdiler. O gün hesap sormam gerektiğini fark ettim. Zaten sana öfkeliyken ona patlayacaktım. Odasını ararken seni duydum deli gibi kahkaha atıyordun bana çok masumca gelmişti. Bir süre seni dinledim.'' gerçekten benimi dinlemişti , şaşırdı.
''Bir an Amanda'yı bir kenara bırakmıştım sonra yine o his bedenimi sardığında işte o zaman bağı hissettim. Amanda beni öptüğünde odasında büyük bir olay oldu Eva gerçekten azının payınını vermiştim ki..''söyleyip söylememek arasındaydı.
''Bana güvenebilirsin Simon.'' Güldü
''Bana bilmediğim bir şey söyle lütfen.'' Durdu ve iç çekti.
''Beni tehdit etti. Hemde aklımın ucundan bile geçmeyecek bir insan benim en büyük zaafımı ve sırrımı biliyordu.'' Bunu bana söylemesi beni olduğumdan daha önemli kılıyordu. Gerildim, söyleyeceği her ne ise fazla ciddiydi.
''Ateş olarak seçilmem pek adil olmadığı gibi Dan'in annesinin sonunu da ben hazırladım.'' Yutkundum , direk söylemesiyle bir süre algım da sorun oluşmuştu. İdrak edince Dan hakkında Izzy'nin söyledikleri geldi aklıma.
''İyide nasıl?''
''Seçimler gizli tutulur ve biz seçilmişler dışında kimse bunu bilmemelidirler.''Ama bana söyleyecekti,
''Bizleri seçerken belli kuralları göz önünde bulundururlar bu kuralların çoğuda elementlere seçilmeden önceki yeteneklerimizdir.''ateş olmadan önceki yeteneğiyle alakalıydı.
''Ben zihin kontrolü yapabiliyorum Eva, Dan'in annesi de öyleydi , yani sanki olamaması gereken bir klon gibiydim. Benim ortadan kaldırılmam mümkün değildi. Ama Dan'in annesi bir şekilde yok edilmeliydi ben seçildikten sonra Dan'in annesi yüceler tarafından öldürüldü.'' Dan'i ve öfkesini şimdi iyi anlıyordum , mideme bir taş oturdu.
''Peki sebep ne yani ikinizde yaşasaydınız ne olurdu ki ? ''
''Akademide bir yetenekten iki kişi bulunmaz , bu en büyük kuraldır. Ha ama yediler bir istisna çünkü bu dengeyi oluşturuyor. Ayrıca bizler hep bizden öncekilerin yeteneklerini taşırız. Ama sen ise kesin değilsin.'' Bu durum fazla karışıktı ve ben bunu çözmekte zorluk yaşıyordum. Bir süre oturduk. Aklıma zihin kontrolü yeteneği gelince sormadan edemedim.
''Simon''yavaşça bana döndü.'' O gece yani benim balkonumda...öpüştüğümüzde..'' sorunun gidişatını anlayınca devamını getirmeme fırsat tanımadı.
''Asla , böyle bir kişiliğim yok Eva bunu asla yapmam o gece gerçekti tamamiyle ikimizin arasındaki gerçeklikti.'' Bu sözcükler midemin kasılmasını yol açmıştı isteyerek öpüşmüştük ve ben her nedense Gideon'a ihanet etmiş gibi suçlu hissediyordum.
''Sana gelirsek , yaptığın şey tam olarak neyin nesi ? ''
''Bilmiyorum , sadece odaklanıyorum kanı hissediyorum damarlarından akışını duyuyorum sonrada kalp atışlarını dinliyorum. Sonra oluveriyor işte.''
''Amanda hak etmişti, o gün odamda olması tamamiyle raslantı ve saçmalıktı. Keşke o anlaşmayı kabul etmeseydim.
''Şuan hala geçerliliğini koruyor mu bu anlaşma? ''
''Benden istediği , güç ve gösteriş. Annesinden aldığını düşünüyorum ayrıca senden haz etmemesinin sebebini Annesi ile Annen arasındaki durummuş.'' Annemden bahsetmesi beni dehşete düşürmüştü.
''Annem mi ?''