Keyifli okumalar!
Bölüm şarkısı; Eda Baba- Sevdik Sevdalandık
🍃
Yağmurun sesi aşkımızın fısıltısı gibi damIaIarın çarptığı nesneIerden çıkan tatlı sesIer büyüIüyor beni gözIerin gibi..
Ayılma çabalarım son derece etkisiz olduğunu gösteriyordu. Gözlerim uykusuzluktan yanarken aşağı indim ve kendime bir kahve suyu koydum. Evdeki kimse uyanmamıştı, kim sabahın altısında uyanırdı ki? Hangi dengesiz? Ben. Yine ben. Hep ben. Su kaynayınca kahvemi hazırlayıp maillerime göz atmak için odama çıktım. Tam çalışma masasına oturmuştum ki mesaj sesi geldi. Hemen elimdeki kahveyi masaya koyup telefonun ekran kilidini açtım ve mesajı okudum.
Bilinmeyen numara : Sabah ışıkları her odama vurduğunda lanet okuyan bir adamın dilinden dökülüyor bu kelimeler. Her sabah ilk gün ışığıyla birlikte istenmeyen bir hayata sahip olmanın verdiği öfkeyle ve yalnızlığın tahammül edilemeyen soğukluğuyla başlıyordum güne. Ben ve etrafımdaki her şey her zaman ters giderdi. Hiç gün doğmasın isterdim ta ki karşıma sen çıkana kadar. Meğer sabahların kıymeti bilinmeliymiş sevgili. Öfkeli bir adamı gündüze aşık ettin. Günaydın demeyi ben seninle öğrendim. Günaydın en güzel alışkanlığım" şok olmuş bir şekilde telefona bakıyordum harika bir mesajdı bu sabahın bu saatinde bu harika mesajı okumak, sevildiğimi hissetmek güzel histi ama ne olursa olsun tanımadığım birinin attığı bir mesaja cevap verecek kadar macera arayışında değildim. Kahveyi içtiğimde biraz da olsa kendime gelmiştim. Yani... En azından önümü görebiliyordum. Annemlerin uyandığını anlayınca aşağıya indim. Annem ve babam salonda oturmuş kahvelerini yudumluyorlardı.
" Günaydınlarr" diyerek yanlarına oturdum. Babam beni önce güzel bi süzdü sonra kalbime hançer gibi saplanan o sözleri söyledi.
" Şirkete gel benimle bugün"
" Gelemem okula gideceğim" bahaneydi bunlar hep bahane
" Fark etmedim sanma alttan alttan yine kaytarıyosun tamam bugünlük bir şey demiyorum ama iyice hazırlansan iyi olur 2 hafta sonra bütün şirketlerin bulunacağı bir davet düzenleyeceğiz ve projenin senin olduğunu açıklayacağız"
" Baba neden toplantıda söylemeyip işi uzattın ya"
" Elya eğer senin projen olduğunu söyleseydim benim kızım olduğun için kabul edebirlerdi ve bende bunu istemiyorum seninle yeteneğin için çalışmalarını istiyorum bu senin iyiliğin içindi." düşününce babama hak verdim her ne kadar hayatıma karışmamasını istesem de sonuçta o da iyiliğim için çabalıyordu.
" Teşekkürler baba " dedim o da gülümsemekle yetindi zaten kahvesi bittikten hemen sonra evden dışarı çıktı. Bende kahvaltı etmeyeceğim için hemen odama çıktım sılayı aramak için telefonumu elime aldım.
Arkadaşlık kavramı gerçekten göründüğü gibi miydi yoksa daha derin bir bağ mıydı? Yoksa benim gördüğüm gibi miydi? Neden yapmacık hareketler bu kadar fazlayken insanlar birbirinden tiksinmeden bu kadar rahat konuşabiliyordu. Belki kanun buydu. Sadece iyi anlaşmak yeterliydi. Ama ben gerçek bir arkadaş istiyordum. Gerçekten ne olursa olsun arkamda durabilecek. Çekinmeden içimi açabileceğim. Benimle olduğunu her zaman düşündüğüm. Beni doğruya yöneltmeye çalışan bir arkadaş. Tabi ki herkesin eksik yönleri olabilirdi onu kapatmak da bana düşerdi. Gerçekler ne kadar acıtsa da zamanla bunu kabullenebilirdim. Yeter ki kendimi güvende hissedeyim.
Ben böyle düşünürken birden karşıma sıla çıkıvermişti her şeyim oldu.Ona çok şey borçluyum. Böyle bir arkadaşa sahip olmak güzel şeydi.Düşüncelerimden sıyrılıp onu aradım. İlk çalışta açtı.
" Efenim yafrım " dedi gülümsedim
" Okula gidecek misin bugün sormak için aradım."
" Hee geliyom "
" Tamam alırım seni birlikte gidelim."
" Sen gelme ben gelirim ılgın peşinden ağlar uğraşmayalım."
" O da olur ama ılgınıma laf yok "
" Tamam be üstümü giyeceğim kapa" dedi bende beklemeden kapadım adım kadar eminim çok sinirlenmişti.Hemen üstüme giymek için bir şeyler aldım.Hazırlanıp hemen aşağıya indim. sılayı bekletmemek için salonda oturmaya karar verdim.
Telefonumla sosyal medya hesaplarımda gezinirken araba kornasının sesini duydum sıla olduğunu bildiğim için hemen dışarı çıktım. Arabanın kapsına yaslanmış beni bekliyordu. Onu bir süzdüm oda benim gibi elbise giymişti güzel de olmuştu.Hemen arabaya bindim . Kemerimi taktım suratı asıktı ne olduğunu sormak için arabayı çalıştırmasını bekledim.Arabayı çalıştırdıktan sonra
" İyi misin suratın asık ? "
" Ya sana bir şey söyleyeceğim ama üzülüp üzülmeyeceğinden emin değilim."
" Söyle bakalım ben karar veririm buna."
" Ya hani senin ilk aşkın olan, Amerika'ya gidince ayrılmak zorunda kaldığın ege var ya. "
" Evet var."
" Ya sözümü kesmeden dinle ege çiroz ceydayla evlenecekmiş bizimde buraya geldiğimizi de duyunca bizi de davet etmiş senin davetiyeni de bana yollamış. Ohh be kurtuldum." Büyük bir kahkaha attım.
" Sıla dert ettiğin şey bu mu biz egeyle arkadaşça devam ettik. Ayrıca amerika zaten bahaneydi birbirimize olan sevgimiz çoktan bitmişti. Davete icabet edelim. Ne zamanmış bu düğün ?"
" Bugün saat 5'te bir teknede olacakmış."
" Tamam benim dersim saat 2'de bitiyor. Senin ki kaçta bitecek ?"
" 1'de" olumlu anlamda kafa salladım. Okula geldiğimizde ben arabadan indim sıla arabayı park etmeye gitti zaten dersliklerimiz de farklıydı ortak olarak gördüğümüz 1-2 ders vardı. Hızlı bir şekilde dersliğe girdim. Çok fazla kalabalık değildi bu da benim işime gelirdi kalabalık alanları pek sevmem sanki boğuluyormuşum gibi geliyor...
Dersin bitmesine son 10-20 dakika vardı. Tam konsantrasyonumu sağlanmıştım ki mesaj geldi.
Bilinmeyen Numara : Naber en güzel alışkanlığım.
Elya : Birincisi sizi tanımıyorum bana mesaj atmayın ikincisi bana böyle hitap etmeyin.
Bilinmeyen Numara : Birincisi bana cevap vermen beni çok mutlu etti. İkincisi tanıyorsun az çok üçüncüsü sana böyle hitap ediyorum çünkü öyle.
Sinirle telefona baktım ne gıcık insanlar vardı bu dünyada ders bittiğinde fakülteden dışarı çıktım. Bir taksi çevirmek için durağa gittim sılanın dersi erken bitmişti o yüzden o arabayla döndü bende taksiyle döneceğim. Hemen bir taksi durdurdum ve bindim. Eve geldiğimde evde sadece annem vardı. Yanına gidip sılanın geleceğini gelince yukarıya göndermesini söyledim. Odama çıkınca sıla gelmeden hemen bir duş almak için kıyafetlerimi hazırladim... Duştan çıktığımda karşımda yatağımda uzanan bi adet sıla bulmayı beklemiyordum.
"Neden geldiğinde haber vermedin" dedim.Bana mal mısın der gibi baktı.
"Napsaydım duşa girip ben geldim mi deseydim kusura bakma seni çıplak görmek için can atmıyorum "
"O zaman hemen giyinsen iyi olur geç kalacağız" ben bunu dedikten hemen sora kıyafetini alıp giyinmek için banyoya gitti.Bende hemen giyindim.Sıla banyodan çıktığında ona baktım elbiselerimiz fazlasıyla benziyordu.O da beni güzelce süzdükten sonra eliyle " Olmuş bu kız" işareti yaptı. Daha fazla geç kalmamak için hızlıca saçımızı ve makyajımızı yaptık. Sonunda hazırlanmıştık aşağı indik. Dışarı çıktığımızda görevli arabayı kapının önüne getirmişti. Hızlıca arabaya bindim oldum olası geç kalmayı sevmemiştim. Sonunda geminin olduğu yere gelmiştik yavaşça gemiye bindik manzara harikaydı.
Gözlerim direk egeyi aradı onu bulduğumda gelen misafirlere selam veriyordu.Bizi gördüğünde gülümseyip bize doğru yürümeye başladı. Yanımıza gelince önce sılaya sonra bana sarıldı dostça bir sarılmaydı bu.
" Geldiğiniz için teşekkürler" dedi. Gülümseyerek
" Tabi ki gelecektik " dedim. Gülümsedi bu sırada telefonu çalıyordu bize döndü ve
" Bir dakikalığına izninizi istiyorum hanımlar " dedi elimle izin veri gibi bir hareket yaptım. Bir iki dakika sonra yanımıza tekrar geldi bu sefer yüzü asıktı . Bu halini görünce ona bir soru yönelttim.
" Ne oldu neden suratın asıldı ?"
" Ya ceyda düğün de canlı müzik olmasını çok istedi ama müzisyenler trafiğe takılmış birazdan tekne hareket edecek. Ne yapacağım bilmiyorum ." fazlasıyla üzülmüştü ben olsam ben de üzülürdüm sonuçta bir kez evleneceğiz yani ben böyle düşünürken sıla aklına bir fikir gelmiş gibi ortaya atıldı.
" Elyanın sesi güzel tek bir şarkı söyleyebilir" dedi demez olaydı ben bu kadar insan içinde şarkı söylemeyi bırak konuşamam kalp krizi geçirirdim. Sılaya sinirli bir şekilde baktım bu sırada egenin gözü bana dönmüştü o kadar istekli bakıyordu ki hayır demek mümkün değildi ama hayır demeliyim yoksa kalpten giderim ben ,tabi de hayır diyeceğim.
" Neden olmasın " dedim gülümseyerek hay dilini eşek arısı soksun sıla ege bana minnetle baktı ve mutlu mutlu gitti arkada donup kalan beni bıraktı.
" Sıla ya ben nasıl şarkı söylicem ya ben çarpılırım herkes bana bakıcak ben çok utanırım ne yapsak eve mi gitsek ,kendimi denize mi atsam yok o az olur, kendimi asayım ben ya, ocakta yemeğim vardı diyip gitsem inanır mı acaba sıla ben- " sözümü kesen şey telefonuma gelen mesajdı.
Bilinmeyen numara: İzliyorum seni gizlice hayranım o bakışlarına, gülüşün zaten bambaşka sevdiğim...Dünyanın 7 harikası bile senin yanında değersiz kalır , sen benim içimdeki dünyamın tek harikasısın. " çok güzel bir iltifattı bu.
" Araslar burada " dedi hafifte olsa bir bağırmayla sıla.Onun bu sesiyle başımı telefondan kaldırdım. Araslar kim?
" Araslar kim? Ayrıca neden bağırıyorsun be "
" Of toplantıdaki taş varlık işte" diyince aklıma sarı çiyanın elimi sıkmadığı geldi neden böyle bir şey yaptı ki?
" Yanlarına gitsek mi " diyen sılaya baktım.
" Ne gerek var sus hem birazdan şarkı söylicem diyorum beni hiç sakinleştirmiyorsun"
" Offf git işte söyle sanki konser vercen sende he " tip tip baktım sılaya burda depresyona girmek üzereyim dediği şeye bak. Sıla karşı tarafı yani arasları keserken bende salak salak söyleyeceğim şarkının sözlerinin üstünden geçiyordum bu sırada yanımıza bir çocuk geldi.
" Şeyy elya hanginiz bilmiyorum ama birazdan ege beyle ceren hanım gelecek sahneye geçseniz iyi olur " dediği sırada ege ve ceren girdi. İlk danslarını ettiler. bende bu sıra sahneye çıkmıştım sahnenin önünde süpriz olması için perde vardı beni göremiyorlardı. Hazırlanmıştım perde açılır açılmaz şarkıya başlayacaktım seçtiğim şarkı ise EDA BABA- sevdik sevdalandık'tı çok severdim bu şarkıyı ayrıca şuan ki ortama uyacağını düşündüm. Ben hazırlıklarımı tamamlamıştım zaten bu sırada perde açıldı bende söylemeye başladım.
Yine başım dönüyor, garip hallerde
Neden koşarsın hala, boş hayallerde
Anladım birşey eksik, bulamadım nerde
Sorma hiçbir şey sorma, aklım başka yerlerde
Adımız çıkmışsa, elalemin dilinde
Eski bir hikaye bu, kimin umrunda
Sarılmışız biz bize, keyfimiz yerinde
Dünya dursa bile, kimin umrunda
Sevdik sevdalandık
Kör düğümle bağlandık
Böyle ayrı gayrı olmaz, olmaz
Duysa alem duysa
Dert etme derdin buysa
Artık ayrı gayrı olmaz, olmaz
Artık ayrı gayrı dayanamam, olmaz
Şarkı bittiğinde büyük bir alkış tufanı olmuştu. Çok fazla utanmıştım daha fazla utanmamak için sahneden indim.İner inmez gözlerim sılayı aradı yanında sanırım adı arastı o bide sarı çiyan vardı.Bende beklemeden yanlarına gittim. Aras ve sarı çiyana dönüp
" Merhaba " dedim. İkisi de onaylar mırıltılar çıkardılar. Düğün bitene kadar araslar yanımızdaydılar. Öyle çok fazla konuşmamıştık sadece sıla ve aras ses yapıyordu bunun dışında masada ses yoktu.Tekne kıyıya yaklaşmıştı ayrılma vaktiydi aras ve sarı çiyana selam verdikten sonra ayrılmıştık. Sıla bana dönüp
" Aşık oldum galiba numarasını aldım yarın rüyamda seni gördüm bahanesiyle yazsam mı acaba?" dedi ona mal mısın der gibi baktım yol boyunca çok konuşmadık önce onu evine bıraktım sonra eve doğru sürdüm. Eve geldiğimde salonda kimse yoktu sanırım uyuyorlardı. Odama çıktım. Hemen üzerimi değiştirdim çok yorgundum yatmaktan başka bir şey geçmiyordu aklımdan şuan tam yatağa yatıp üzerime ince pikeyi çektiğim sırada telefonuma mesaj geldi.
Bilinmeyen numara : Gece olup güzel gözlerin yenik düştüğünde uykusuzluğa, seni gökyüzünden alıp düşlerime emanet ediyorum, gözlerimden uzaksın belki ama daima yüreğimdesin unutma. İyi geceler...
🍃
Merhaba canım okuyucularım.
Nasılsınız?
Vote ve yorum yaparsanız çoook mutlu olurum sağ olun!♥♥♥
İnstagram; ozgeoztuncx