AŞKIN PİYASASI (düzenleniyor)

By nazendesevdigim61

513K 15.4K 943

-devam et! diye bağırdım gözlerinin içine bakarak, bir an şaşırır gibi oldu ama hemen sonra gözleri öfkeyle k... More

bölüm-1(çömlekçi)
bölüm-2(marsis)
bölüm-3(olimpos)
bölüm-4(kader)
bölüm-5(atak)
bölüm-6(gramer)
bölüm-7(geçmiş geçememiş)
bölüm-8(nefret)
bölüm-9(çaresizlik)
bölüm-10(gerçek huzur)
bölüm-11(sabahlar)
bölüm-12(köylü kızı)
bölüm-13(çise)
bölüm-14(yenilmezler)
bölüm-15(kardeş)
bölüm-16(gidiyor gönlümün efendisi)
bölüm-17(rusya'da kayıp kızlar)
bölüm-18(akrep!)
bölüm-19(nirvanada acı)
bölüm-20(parmaklar ve senem)
bölüm-21(kayınpederin gazabı)
bölüm-22(hissetmek ve yalan)
bölüm-23(şirket ve güven)
bölüm-24(vişneli dondurma)
bölüm-25(karaoke)
bölüm-26(havuz)
bölüm-27(sülük)
bölüm-28(luneparkta cenabetler)
bölüm-29(hoşgeldin)
bölüm-30(deniz)
bölüm-31(gözyaşı)
bölüm-32(delirme kuzey)
bölüm-33(hohori)
bölüm-35(karaktersiz baba and lavuk)
bölüm-36(sen bana geç kaldın ben sana erken)
37.bölüm(kardeşlik?)
bölüm-38(psikolojik acı)
bölüm-39(ölme lütfen)
bölüm-40(özür dilerim)
bölüm-41(benden çok var)
bölüm-42(öfke ve korku)
bölüm-43(öldürmeyen acı güçlendirir)
bölüm-44(sen benimsin!!)
bölüm-45(tanışma)
bölüm-46(kayana)
bölüm-47(aynı aşk)
bölüm-48(ampul)
bölüm-49(KATİL)
bölüm-50(nefesim)
bölüm-51(hamile)
bölüm-52(berna)
bölüm-53(planlar ve ????)
finalden bir tutam=)
bölüm-54(özerklik=))
bölüm-55(tabu)
bölüm-56(ihanet)
bölüm-57(parti başlasın)
bölüm -58(hayat kırıklığı)
bölüm-59(kalp yarası)
bölüm-60(kelimeler)
«FİNAL»
final hakkında:)

bölüm-34(dönüm noktası)

5.3K 193 10
By nazendesevdigim61

bu sıkışıklıkta anca bu kadar arkadaşlar=) yorumlarınızı bekliyorum...

he bide bu mert çok yakışıklı be=)

TANEM

Her normal insanın hayatında en az bir tane dönüm noktası vardır.bir gün bir aynanın karşısına geçer kendinizi izler 'ben bumuyum?'diye sorar, bir arkadaşınızın başarısını kıskanıp kendinizi motive ederek 'sen daha iyisin'der veya çok sevdiğiniz birinden okkalı bir kazık yersiniz ve bu sizin için dönüm noktası olur.benim dönüm noktam bir hastanenin beyaz duvarları arasında olmuştu.ilaç kokan ve soğuk duvarlar benim hayatımdan bir çok şeyi götürmüştü.

Şimdi sırtımda eşyalarımı koyduğum çantamla beraber,evimizin çelik kapısının önünde ayakkabılarımın bağcıklarıyla boğuşurken aklımdan çektiğim acılar,döktüğüm gözyaşları geçiyordu.arkadaş tavsiyesi denen şeye uyarak babama sürpriz yapmak için onca yolu gelmiş kapıma ulaşmıştım.tilki misaliydi hayatım.kürkçü dükkanı beni beklerken,içinde annemin bulunmadığı eve bilmem kaç sene sonra gelmiş,aramıza ördüğüm beton duvarları yıkmak için son engelimle boğuşuyordum.her şey güzel olacaktı.ben o adamın kızıyım.beni bırakıp gitmiş olsada aynı kanı tanışıyoruz.ayakkabılarımı çıkarıp anahtarımı kilide soktum.derin bir nefes alıp kilidi çevirdim.açılan kapıdan içeriye kısa bir bakış atıp sessizce salona yürüdüm. girdiğim ev bana yabancıydı şimdi.ortada koşuşturan annem ve evi dağıtan kız kardeşim yokken bu ev ait olduğum yer değildi.babamın evde olduğunu işyerindeki elemanlarından öğrenmiştim.seslenmek için ağzımı açtığım sırada tekli koltuğumuzun krem renginde göz alan kırmızı deri cekete çarptı gözüm.yatak odasına dönüp seslendim.

"baba!"elimi kapının koluna koyduğumda içeriden gelen hışırtıları duydum.göreceğim şeyden korkarak kapıyı açtım.bedenimdeki tüm hücreler hayır!yapmış olamaz diye bağırıyordu ben susuyordum.yatağın kenarında üzerine pantolonunu geçirmiş önünü iliklemeye çalışan babama baktım.eli düğmesinde gözleri bendeyken yüzünde ki dehşet ifadesine gülmek,içinde bulunduğumuz duruma ağlamak istedim.bakışlarımı zorlayarak yatağa çevirdim.kırmızı geceliğiyle korkmuş bakışlarla bana bakan kadın hayatımda en sevdiğim kişiler listesinin başında geliyordu.defalarca kahvesini içtiğim,erkek muhabbeti yaptığım kadın annemin yatağındaydı.ağzını bişey söylemek için açtı söyleyecek bir şey bulamamış gibi yutkunarak geri kapattı.bedenim buzlu suya girmişçesine donup kalmışken bakışlarım babamla o kadın arasında gidip geliyordu.ellerim sızlamaya başladığında yumruklarımı açmaya zorladım kendimi.kulaklarım buzlu sudan nasibini alamamış gibi yanmaya başladığında uğultuların ve binlerce düşüncelerimin arasından babamın sesini duydum.

"ta..tanem?"başımı ona çevirdiğimde içimde hiç bişeyin kalmamış olduğunu fark ettim.bu adam bundan sonra hiçbir şekilde benim duygularımın arasında yer almıyordu ama annem?bilmemeliydi! kendimi konuşmak için zorladım.

"annem bil....bilmemeli!"kısık sesle söylediğim şey ve dolmaya başlayan gözlerimi yutkunmakla meşgul olan adamdan çekip hala geceliğinin yakalarıyla boğuşan kadına döndüm.

"İmran biiliyormu?"kadın sessizce başını olumsuz sallayınca farkında olmadan tuttuğum nefesi bıraktım.hayatımın en büyük dönüm noktasında duruyordum ve hiç bişey hissetmiyordum. Robot gibiydim.

"ona söyleyecekmisin?"kadının sorduğu soruyla yüzümde anlamsız bir tebessüm oluştu.bunca zamandır babamla konuşmadığım için azap çeken vicdanım susmuştu sonunda. Artık sürekli kendimde sorun aramama gerek kalmamıştı.karşımdaki sahne bir kızın başına gelebilecek en boktan sahneydi.tek kaşımı kaldırıp alayla kadına baktım.

"teyzesinin bir orospu olduğunu mu?"dedim. "hayır sanmıyorum!" babama döndüm ve aynı alaycı sırıtmadan onada gönderdim.artık canımı yakamazsın!artık beni şaşırtamazsın!bişeyler söyleyip canını yakmak istedim,kalbini kırmak ama gerek duymadım.ne komik değimli?süpriz yapmak için girdiğim bir evde hayatımın en büyük süpriziyle karşılaştım.gözümden bir yaş süzülüp sırıtışımla genişlemiş dudaklarımın üzerine düşünce istemsiz olarak ağlamaya başladığımı fark ettim.canım yanmıyordu neden ağlıyordum?başımı umutsuzca iki yana sallayıp sertçe gözlerimi sildim ve umutlu girdiğim kapıya doğru koşmaya başladım.ayakkabılarımı hızla giyip sallanan bağcıkları umursamadan merdivenlerden inerken babamın sesini duyuyordum.

"tanem kızım?"diyordu.bana kızım diyordu.hala utanmadan bana sesleniyordu. "konuşalım bekle.tanem!" ne anlatacaksın be adam!daha ne kadar düşeceksin.apartmanın kapısından çıkıp koşmaya devam ettim.kaldırımda yürüyen insanlara çarparak söylenmelerini duymayarak koşmaya devam ettim.yanaklarım ıslanmıştı.babam arkamdan gelemezdi. Ne komik üzerinde hiç bişey yokken beni kovalayamazdı.ara sokaklara girip yıllardır yaşadığım ama bana yabancı gelen yerlerde koştum.canım yanmaya başlamıştı.kalbim sıkışıyordu ve nefesim hızlanmış uğuldayan kulaklarımı dövüyordu.tüm bunların az önce olması gerekemiyor muydu?boğazım sızlamaya bacaklarım acımaya başladı ama yine de koştum.telefonum sürekli çalıp nefes sesime karışırken umursamadan koştum.

En son durduğumda ellerimi dizlerime koyarak eğildim ve nefesimi toparlamaya çalıştım.karnıma çok sert bir sancı girince ellerimi kaldırmadan dizlerimin üzerine çöktüm.nerdeydim hiçbir fikrim yoktu.ağlamaya başladım.ellerimi dizlerimden çekip yüzüme kapattım ve yolun ortasında hıçkırarak ağladım.bir süre sonra hıçkırmak yetmedi ve bağırmaya başladım.avazım çıktığı kadar bağırarak değilde daha çok ulur gibi ağladım.yaşlar gözümden fışkırıp terime karışırken sesim kısılana kadar ıssız sokakta ağladım.ara ara karnıma giren sancılarla birlikte acıyan dizlerimi umursamadan ağladım.bağırışlarım arasında sadece annem vardı. Anne diye bağırarak ağladım.ateşe düşmüş gibi.boğazımın acısıyla beraber karnımda kendini iyice göstermeye başlayınca sakinleşmiş sadece içimi çekerek düşünüyordum.hala bitmemiş olan gözyaşlarım akmaya devam ederken ben annemin yatak odasında ki sahneyi tekrar tekrar yaşadım.sakin sakin oturudum ve kollarımı karnıma sardım.çaresizdim.yanlızdım.elleri kaldırıp sırt çantamı önüme aldım ve en ön gözden telefonumu çıkarıp rehbere girdim.rehberi aşağı doğru kaydırırken imranın numarasında durakmlamadım bile.mertin numarasına dokunup telefonu kulağıma götürdüm.ikinci çalışta açınca sesimi toplayabilmek için boğazımı temizledim.

"alo?"mertin sesi her zamanki gibiydi.neşeli keyifli.

"savgilin yanında mı?"adını söyleyemedim.kardeşim dediğim kızın adını söyleyemedim.bu benim değil teyzesinin ihanetiydi ama ben kendimi suçlu hissettim.

"hayır.sesine ne oldu?"mert her koşulda bana yardımcı olurdu ama şu an hiç bişey anlatamazdım.

"ben...."dedim sustum.ne dicektim ki.

"neyin var?"mert endişelenmiş gibiydi.

"atak geçiriyorum beni alabilir misin?hastaneye gitmem lazım."karnımdaki ağrıdan değilde gidecek yerim olmadığından hastaneye gitmek istemiştim.

"nerdesin?"

"ben bilmiyorum"gözlerimden süzülen yaşları temizleyip burnumu çektim. "postane var burada"

"hangi şube bak tabelaya bana söyle"başımı postane yazan büyük sarı tabelaya döndürdüm.

"efulim"

"la şehrin bir köşesinde ne işin var tek başına" ne işim olduğu aklıma gelince yine hıçkırmaya başladım.

"çok mu ağrın var?tamam ben imranı alıp geliyorum sen biraz işlek bir yere geç de bana mesaj at orası çok ıssızdır başına bişey gelmesin."anında itiraz ettim.

"imrana söyleme.mert lütfen İmran bilmesin"hıçkırıklarım artık durdurulamaz bir hale gelmişti.karnıma bir sancı daha girince istemsizce inledim.

"mert lütfen soru sorma lütfen.imran bilmesin ben ana yola iniyorum"mert şaşkınlığını açıkca belli eden bir sesle tamam diyip telefonu kapatınca kollarımı karnıma sararak yavaşça ana yola gittim ve kaldırımın bir köşesine oturup iki büklüm oldum.her zaman şikayet ettiğim o rahatsız uykunun gelip bedenimi sarması için her şeyi yapardım.mertin gece mavisi seat ı önümde durunca inmesine fırsat vermeden hemen ön otluğa oturdum ve ellerimi yine karnıma sardım.mert bir elini sırtıma koyup hafifçe sıvazlayarak konuştu.

"ne olduğunu anlatacakmısın?"başımı olumsuz anlamda sallarken boğazımın acısına aldırmadan konuştum.

"şimdi değil lütfen gidelim"mert elini çekip arabayı sürmeye başladı.iki elim karnımın üzerinde burnum dizlerime değecek kadar eğilmiş bir şekilde ağladım.giren sancılar şiddetlenirken ilk defa dişlerimi sıkıp susmak yerine inleyerek acımı atıyordum.mert endişeli bir sesle

"ilacın yokmu yanında"diye sorunca başımı sallamakla yetindim ve hastanenin önüne gelene kadar başımı yerden hiç kaldırmadım.acil tabelasının önüne geldiğimizde gözyaşlarım dinmiş yerini yakıcı bir sızı almıştı ama karnım gözlerime aldırmama izin vermeyerek ağırdığı için umursamadan karnımı sıkmaya devam ettim.mert arabayı durdurup indi ve benim kapımı açtı.inmek için elimi çektiğimde bir sancı daha girdi ve kıvranarak elimi geri koydum.mert eğilip beni kucağına aldı ve acilin önündeki engelli arabasına taşıdı.içeriye girdiğimizde başımı hiç kaldırmadan karnıma odaklanmıştım.

"nesi var?"soruyu soran kişi tam önümde durmuştu ve beyaz ünüformasının sadece bacak kısmını görüyordum.ağzımı açmama fırsat vermeden

"fmf"dedi mert.mertin elinden arabnın kollarını alan kadın beni hızla bir odaya götürdü ve koluma damar yolu açıp serum taktıktan sonra mert e döndü.

"siz akrabasımısınız?"

"hayır arkadaşıyım"

"hastane işlemleri için hastanın yakınını arayabilirisiniz test yapmamız lazım yatış vericez" başımı kaldırıp hemşirenin eline yapıştım.

"benim kimsem yok lütfen ben kendime gelince imzalarım her şeyi"mert bana şaşkınlıkla bakarken umursamadan kadına yalvarmaya devam ettim.

"ben reşitim lütfen kimseyi aramayın kendimde halledebilirim"kadın başını sallayıp önüme bir dosya koydu.

"siz imzalayın arkadaşınız doldurur" titreyen parmaklarımla kalemi zorla tutup eğri büğrü ir imza attım ve dosyayı merte uzattım.

"kimseyi arama lütfen."dedim. "babam ararsa da açma" biliyorum ki gene uyuyacağım ve telefonumdan haberim olmayacak o yüzden işimi sağlam kazığa bağladım.mert başını sallayınca kadın arabayı sürerek asansöre girdi.iki kilişil bir hastane odasının yatağına uzanmama yardımcı olurken yanımda arkadaşımın sevgilisinden başka kimsenin olmayışı içime dokunmuştu ama artık kim neydi ne kadar değerliydi düşünemiyordum.yatağa uzandım ve hemşire kolumdan üç tüp kan aldıktan sonra bizi yalnız bıraktı.

"daha iyimisin?"başımı sallayıp uykulu gözlerle merte baktım ve bencilliğimin ne kadar belirgin olduğunu fark ettim.

"gerisini ben hallederim sen gidebilirsin"dedim "ve mert teşekkür ederim" bana öfkeyle baktı.

"saçmalama uyu sen ben buradayım"yatağımın kenarındaki sandalyeye kurulmasını izledim ve gözlerimi kapadım.uykum olduğu için gözlerimi açamıyordum ama uykuya da dalamıyordum.sessiz geçen bir iki saatin ardında telefonumun melodisini duydum.çekmece sesinden mertin telefonumu aldığını anladım.

"alo? -burda ama telefona bakamaz atak geçiriyor-hastanede-bilmiyorum kuzey hiç bir şey anlatmadı ama gözleri şişmiş,sesi kısılmış ve babasını aramama izin vermedi-bilmiyorum kavga etmiş olabilirler -imranıda istemedi durum ciddi galiba-fakültede merkezde niyeki-tamam"tek taraflı telefon konuşmasından arayanın kuzey olduğunu anlamıştım.gözlerime yeni yaşlar hucüm ederken uykuya daldığımı hissettim.şu anda en çok ihtiyacım olan adamlardan birini yatakta arkadaşımın teyzesiyle basmıştım ve diğeriyle de aramda kilometreler vardı.yazık bana...



Continue Reading

You'll Also Like

76.1K 8K 27
taehyung kurallarla yaşar, jungkook kuralları yakar
3.3K 218 23
Cihangir, küçüklüğünden beri Adel'e karşı derin ve sessiz duygular beslemektedir.Ancak yıllar geçtikçe Adel'in yolu başka yöne sapar,başkasıyla evlen...
253K 8.7K 54
Okulundan atılan 3 kızın erkek lisesine gitmesi ve kendilerini bir savaşın ortasında bulmaları... Kazanan aşk mı yoksa nefret mi olacak??
213K 7.4K 50
"İçme boşalmak ne demek oluyor?Sen gerçekten beni delirtecek misin Karan...?" - GAY KİTABIDIR!!
Wattpad App - Unlock exclusive features