Hikayeye başladığınız tarihi yazınsuu
Sabahın erken saatlerinde çalan alarmla gözlerini araladı Taehyung.
Neden okula gidiyordu ki? Aslında ders haricinde seviyordu okulu. Ancak derslerde hocalar onu azarlayıp duruyor, üstüne üstlük ceza yiyordu. Çok sıkıcıydı anlayacağınız.
Ona 'kızıl bomba' diye laf atanları dövmek ise okulun en güzel yanıydı.
Her zaman olduğu gibi küçük bir küfür mırıldandı ve elini alarmı kapatmak için uzattı. Ancak eline telefonu yerine boşluk gelince kaşları çatıldı.
Ne yani telefonunu mu almıştı annesi?
Tam annesine seslenecekken gözleri yere kaydı.
"Ah.." eliyle alnına vurdu. Aptal Taehyung.
Telefonu yere düşmüştü ve ekranını daha yeni yaptırmıştı abisi. Eğer kırıldıysa olacakları düşünmek bile istemiyordu.
İçinde dolan korkuyla beraber telefonuna doğru uzandı. Tam alacakken kapısı açıldı.
"Günaydın TaeTae!" Kısa boyu yüzünden sadece saçı görünen miniği küçük küçük adımlarla yanına geliyordu.
Yüzü Taehyung'unkine kıyasla daha beyazdı. Simsiyah saçını 2 yandan topuz yapmıştı. Kim sabahın köründe kalkıp saçını yapardı ki?
"Günaydın Miniğim." Her ne kadar içi korku dolmuş olsa da bunu ona belirli edemezdi. Bu evde kahramanı olarak bildiği tek kişinin zayıflıklarını görmesine izin vermemeliydi.
"Kalk artık TaeTae! Geç kalırsan abim çok kızar!"
Dediklerinin farkına sonradan varıp eliyle ağzını kapattı küçük olan.
"Şey.. ben öyle demek istememiştim. Yani-" anında kızaran Miniğine karşı tebessüm etti.
"Önemli değil. Ondan korkmuyorum."
Yalan söylemiş sayılmazdı. Elinde olsa tek solukta atardı evden. Ancak kendince sebepleri vardı.
"B-bende korkmuyorum! O kimmiş ki benim güçlü kaplanımı korkutacak!!"
Gülümsedi Taehyung. Güçlü bir kaplandı o.
"Ben aşağı iniyorum hadi kalk sende oppa!" Küçük kız kocaman güldü ve hızlı adımlarla kapıdan çıktı. Ardından merdivenden seslice inme sesleri evde yankılandı.
Miniği çıkar çıkmaz sırıtmıştı Taehyung.
~
Çantasını da hazırladıktan sonra saçını düzeltme gereği duymadan aşağıya indi.
Annesi, en sevdiği renk olan -annesinin- fil dişi tezgahlarında sessizce kahvaltı hazırlıyordu.
Günaydın deme gereği duymadı Taehyung, ancak Soojun annesinin bacağına yapışarak "Günaydın Omma~" dedi.
Ji Sook tebessüm edip Soojun'un saçlarını okşadı.
"Sanada günaydın kızım." Duyulmaya alışık olunmayan bu ses ince ve narindi.
'Mutlu Aile' tablosuna bakarken iç çekti Taehyung. Ardından aklında dönüp duran bazı düşüncelerini şimdilik zihninin derinliklerine kaldırdı.
"Ben çıkıyorum." Saatine baktı. Çoktan geç kalmıştı.
"Yemek yeseydin."
"Geç kaldım zaten akşam görüşürüz." Dedi ve ağzına bir salatalık atıp kapıya yöneldi.
Tam çıkacakken aklına gelen şeyle kardeşine seslendi, "öpücük yok mu?" Yanağını işaret ederken sırıtıyordu.
"Yok." Pembemsi dudağını büzerek cevap verdi Soojun.
