Mutluluk Polenleri

16 2 0
                                    

" Anne kokulum, gönlünü gönlünle birleştirmeye karar verdiğinde ulaşamamış sana abi. Can her kimse Gamze kuzeni aracılığı ile ulaşmış seni sormuş. "

" Can biliyordur Algın. Söylememişmi yoksa ? "

" Can sayesinde zaten adresini bulmuş. Fakat bıraktığı hüzünlü mektubun ve ardına bakmadan gitmesinin tek sebebide Can abi.."

" Neden Algın neden.."

" Can senin hayatında başkasının olduğunu ve çok mutlu olduğunu dile getirmiş. Kendisinin sadece anlık bir hoşlantı olduğunu söylemiş abi.."

" Neden Can nedennn. Bu art niyetin neden.."

Buğra Canın ismini öfkeyle tekrarlarken Algın devam etmişti anlatmaya..

" Abi yalnız bu Can sonradan şaka yaptığını dile getirmiş fakat Gamze dinlememiş. Kendisinin üzülmemesi için o şekilde söylendiğini düşünmüş..

Benimle hasret gidermeden, özlemime kokusunu sürmeden kaçıp gitti abi.."

" Peki sen anlatmadınmı gerçeği Algın.."

" Konuşmama izin bile vermedi abi. Durmasaydı sen olduğunu bile anlamazdım belkide.."

Buğra acının en kötü haliyle yoğrulmuş gibiydi. Ay dede bir kez daha ölmesine izin vermek istemiyordu. Yaşayan birini ölmüş şekilde izlemek istemiyordu. Ve bildiği herşeyi bir bir anlatmıştı..

Fakat zamana yenilmişti. Günleri devirmişti yine. Geç kalmışlığın pişmanlığını yaşıyorken anlatmaya karar vermişti..

" Evlat maden Gamzen uzak limanlara doğru yol alıp gitti. Ne duruyoruz o zaman bizde rüzgar olalım düşelim peşine.."

" Keşke olabilsem dedem keşke. Bilsem o limanın nerde olduğunu rüzgar olmazmıyım dede. Yağmur olup düşmezmiyim her karesine.."

" Ben biliyorum evlat..
Fakat bunları bir bir anlatırım sana yolda.."

Buğranın hüzünden çökmüş gönlüne umutlar serpmişti Ay dede. Hüzün yerini mutluluk polenlerine bırakmıştı fakat yüreğini rahat bırakmayan bir sıkıntısı vardı Buğranın. Sanki hüzün hiç terk etmeyecek gibiydi..

Ay dede yolda herşeyi anlatmış ve Buğrayı ulaştırmıştı Gamzenin oturduğu yere. Adım attığı bayram yeri, yüreğine cenaze evi olmuştu..

Evin önüne vardıklarında bayram havası vardı. Küçük bir çocuğa sormuştu Buğra..

" Hey yakışıklı birini sorucam sana tanıyormusun bakalım.. "

" Ben herkesi tanırım tamam mı.."

" Tamam tamam ufaklık kızma..
Söyle bakalım Gamze ablanı tanıyormusun.. "

" Evet tanıyorum bak buda onun şekeri işte.."

" Hm şekermi verdi Gamze ablan sana. Peki kendisi nerde.."

" Evde çünkü onun düğünü var bugün.."

Ay dedenin geç kalmışlığı Buğrayı kalbinden vurmuştu. Dili çekilmiş gözleri kapanmıştı. Gözlerini açtığında hastanedeydi Buğra..

Algın konuyu duymuş Gamzeye gittiğinde geç kalmışlığa artık çare yoktu. Çocuk yanılmıştır diye dua ederek giden Algın gerçekte Gamzenin sözlendiğini öğrenmiş ve arafta kalmıştı. Mutluluğa ve acıya eşit derecede yakındı artık..

Gamzeyle oturmuş uzun uzun sohbet etmişti. Özlemine kokusunu sürmüş ve acısını sırtlamıştı. Bütün herşeyi gerçekliğiyle anlatmıştı fakat Gamze çoktan öfkesinin kurbanı olmuştu. Kendisiyle birlikte Buğrayıda ölüme sürüklemişti. Mutluluk artık hayallerde bile yasaktı onlara..

Ahiretliğim Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin