Patron yardım için sağol ( Seni Seviyorum) 🎈
İlk görüşte aşka hep inandım ama yaşar mıyım diye düşündüğümde o kadar şanslı olmadığımı biliyordum.
Çünkü ben hayatla son mücadelemi tüm ailemi kaybederken verdim. Ameliyat kapısında beklerken ettiğim tek dua "Lütfen beni terk etmeyin"di. Ve bu hayat bana bu şansı vermedi.
Ailemi 18 yaşında kaybettim. Koskoca dünyada tek başıma kalmıştım. Kimsesiz ve sevgisiz. Tutunacak hiç bir dalım kalmamıştı. Hayata tek ve şansız bir şekilde devam etmek zorunda kaldım.
Şimdi 23 yaşındayım.
Nasıl ayakta kaldığım konusunu hâlâ çözemesemde, anlam bulamadığım bu hayat beni sürükleyip durdu.
Bilmedim bir şehir ve tekrardan aynı şeyleri yaşamak için devam ediyorum.
Geçen yıl kaldığım şehir beni önceden kaldığım şehirler gibi boğmuştu.Bu sefer farklı bir ülke ve yeni bir şehir. Burada ne kadar kalabileceğim konusu artık umrumda değildi.
***
Sabahın erken saatleri her zaman nefret ettiğim saatler olmuştur. Hazırlanıp yeni patronumla tanışmaya gideceğim bakalım bu sefer nasıl bir para avcısıyla tanışacağım. Yaptığım iş aslında bir kadın için çok zor ve anlamsız fakat ben bu işle ayakta kalıyorum yani sanırım.
***
"Yeni ortak bir kız mı? Bu saçmalık , hadi ama Harry bunu bize yapamaz değil mi ? Hey NamJoon ara o piçi ve hemen onun gelmesini söyle "
" YoonGi sakin ol, hemen parlama"
"YoonGi sakin, kızı görmüyor musun? ortak o olamaz"
"Jung Kook haklı YoonGi, kız cenazeye gider gibi giyinmiş."
"Sesini kes Taehyung her boşlukta JungKook u savunup durma, sinirimi senden çıkarırım."
"Taehyung a bağırma YoonGi"
"JungKook , YoonGi , Taehyung! Susun kız buraya doğru geliyor"
-Merhaba, Patron hanginiz?
-Patron?
-Beni Harry gönderdi. Aaaa evet o mesele, kız olduğum için bu işi yapamam diye düşünmeyin diye bu dosyayı gönderdi.
" Burada 26 Banka, 13 Kuyumcu, 35 Alışveriş merkezi ve bir çok soygun var. En önemlisi hiç birinde yakalanmamış."
-Kimsin sen?
-"Oyun için yeni ortak. "Parolayı söylediğimde Taehyung şaşkınlıkla
"Parolayıda bildi" deyince YoonGi sinirle üzerime gelip
"Harry bir kızla çalışabileceğimizi nasıl düşünür ? 7 Adam ve 1 Kız"
"7 Adam ve 1 Kız hiçte fena olmaz."
"Fena olmaz mı? Sen bizimle aynı evde kalabilecek misin? 7 Adamla aynı ev"
"Neden olmasın. İşimiz bittiğinde gideceğim." Ben kendimi savunmaya aldığımda YoonGi daha fazla üzerime gelecekken NamJoonun arkasından uzun boylu biri
"Tanışma fastınız bittiyse işe koyulalım."
İlk görüşte aşk. Tekrar yaşamak için sevebilir miyim?
-Daha tanışmadık. Merhaba ben Taehyung.
-Ellen
- Kim Nam Joon grubun lideriyim.
- Jung HoSeok
- Min YoonGi
- Jung Kook
- Kim Seok Jin
-Park Jimin
" Memnun oldum."
Taehyung tatlı bir gülümsemeyle "Bizde memnun olduk. Umarım iyi bir ortaklık olur" diyince ona gülümsemek istemesemde buna engel olmadım fakat yapmakta beni rahatsız etmemişti.
Nam Joon beni arabaya yönlendirdi ve
"Hadi yeni işi konuşmak için ofis gidelim" dediğinde, ofis kelimesi tuhaf gelmişti. Ben şimdiye kadar tüm ortaklarımla en gizli yerlerde iş yapmıştım. Şimdi bir ofis nasıl olur bilemedim. Umarım hemen biter. Burayı şimdiden sevmedim ve tabii 7 Adamla aynı evde kalma düşüncesi bana korkutucu geliyor. Her şeye kafa tutan ve asil kız olmak beni bu hayatta tutan yönlerim fakat içimi açtığımda bu düşüncelerin tamamen yalan olduğunu görebiliyorum. Ben korkak ve yalnız bir kızım. Bunu yalnızca ben bilmeliyim.
***
"Ofis dediğiniz yer burası mı?"
"Evet, nasıl beğendin mi?"
"Siz buraya ofis mi diyorsun, saçmalık bu Nam Joon."
"Neden?"
"Çünkü burası iş planları için olağanüstü bir yer."
"Sadece iş için değil burası."
"JungKook ne demek istedin?"
"Ben JungKook değilim, Jin'im."
"Ahh Pardon. Jin'im"
"Hayır sadece Jin."
Bu saçmalığa son vermek için Jhope hafifçe gülümseyerek"Jin bu çok normal fazla uzatma, kız yeni alışacaktır"
Her şeyin kolay bir şekilde biteceğini düşünerek başlasamda bu işe zamanın zor geçeceği ap açık ortadaydı, umarım çabuk biter.
Namjoon grubun lideri olduğu için beni özel olarak yanına çağırıp, nasıl bir iş yapacağımız hakkında konuşmak istedi.
"Ellen, Harryle görüştüğümüzde senin en iyi çalışanlarından ve en güvenilir çalışanlarından biri olduğunu söyledi. Bizde onunla 8 aylık bir anlaşma yaptık"
"Ne! 8 ay mı ?"
"Evet, bu şehirde 8 aylık bir sürecimiz olacak. Her ayın sonu 1 soygun yapılacak. Bu soygunlar banka ya da kuyumcu soymaya benzemez. Bu yüzden sıkı bir plan ayarlayıp ayın son haftasında uygulayacağız."
"Ne tür bir soygundan bahse diyorsun"
"Özel iş adamları ve yer altı adamlarını bitireceğiz"
"Neden böyle zorlayacağız. Önemli olan para değil mi?"
"Bizim için değil"
"Nam Joon, bana tam olarak ne yapmaya çalıştığınızı anlat"
" Biz soygun yaparken asıl hedefimiz para değil, adalet "
"Adalet mi? Bu nasıl bir saçmalık, iyilik meleği misiniz siz?"
" Hayır ama bazı adamların ölüm melekleriyiz"
" Bu kadar yeter, ben yokum."
" Üzgünüm, Harry ile imzalar atıldı."
"Ne imzasından bahse diyorsun"
" Ben bu işi Harry anlattım. Bana senin bizimle iş yapacağın garantisini vermesini söyledim. Oda kabul etti. Bir sonra ki gün bir kağıt getirdi ve imzanda tam üzerimdeydi. Bunun için üzgünüm fakat sana bu süreçte ihtiyacımız var"
"Neden bana"
" Bir kıza ihtiyacım vardı ve gruptakiler bundan habersiz hep yeni bir adamla karşıma geliyorlardı fakat bir şekilde kabul etmiyordum. Bir süreden sonra seni buldum, tam aradığım gibiydin o yüzden her yolu denemem gerekiyordu."
"Sizde garantiye almak için bana pusu kurdunuz."
" Ben istedim, Harry yaptı."
"Ben o Harry'e dönünce göstereceğim"
" Sadece 8 ay dayan ve bu süreçte yüklü bir parada alacaksın"
" Ya gitmek istersem."
" Bu mümkün değil, lütfen yardım et"
"Düşüme hakkım bile yokken, lütfen demen ne kadar adil Nam Joon"
" Bizi zamanla anlayacaksın Ellen"
" Anlamak mı? Bunun için zamanım yok. "
" Çok fazla zamanın olacak. Bize alışmanı umuyorum"
Gitmek istiyorum diye haykırmak istesemde, Harry nin yaptığı sözleşmelerden haberim vardı fakat bir gün benim içinde yapacağını hiç düşünmemiştim.
"İş hakkında konuşalım"
" Bir kaç gün dinlen, YoonGi her şeyi ayarlıyor. Zamanı geldiğinde sıkı bir şekilde işe koyulacağız"
Burada olmaman gerekiyordu fakat her şeyden bıkmak beni bir yerlere sürüklüyordu. Hayat asla kolay bir şekilde karşıma çıkmayacaktı.
Sinirli bir şekilde odadan çıktığımda gözler benim üzerimdeydi. Bir an Nam Joonun dediği aklıma geldi" gruptakilerin bir kıza ihtiyacımızın olduğunu bilmiyordu"
Bu cümle aslında böyle bir planda 6 kişinin bir suçu olmadını hatta Nam Joonun da bir suçu olmadığını gösteriyor. Tek suçlu Harrydi. Bunu ona ödetecektim.
Ben düşümcelerimle boğuşurken Taehyung un sesi beni ona yönlendirdi " bana mı dedin Taehyung"
Taehyung diye baktığım kişi yine yanlış kişiydi.
" Ben buradayım Ellen"
" Üzgünüm Taehyung" diyerek hafifçe gülümsedim. Hemen yan tarafımda olan Jimin bana bakarak " Ellen da gülümseye biliyormuş" diyince çok utandım. Ama haklıydı gülümseyen biri değilim.
Taehyung bana yardım etmek için yanıma geldiğinde yüzündeki kocam gülümsemeyi kıskanmıştım. Hayata o kadar güzel bakıyor ki daha onu bir kaç saattir tanıyorumdum fakat bana hissettirdi bu yaşam duygusunu bir nebzede olsa hissettim.
Ona yakın olmak korkutmuyordu beni.
Taehyung usulca koluma vurarak " sen hep dalar mısın?"
" Nereye, okyanusa mı ?"
" Ah hadi ama Ellen bu hiç komik değildi "
" Üzgünüm bir anda oldu"
" Bu soğuk esprileri sürekli yapıyorsan Jinle iyi anlaşırsınız"
" Jin mi ? O hangisiydi" Kim olduğunu çok iyi bilmeme rağmen böyle yapmak hoşuma gitmişti.
" Hani geniş omuzlu olan"
"Aaa evet hatırladım. Şu sinirli olan"
"Jin aslında hiç sinirli biri değil. Sadece yabancılara karşı böyle. Biraz zaman geçsin, sana da bulaşacağı zamanlar olacak"
"Kalsın, almayayım"
Taehyung bir odanın kapısını açarak burası senin odan dediğinde odanın içi beni hayli şaşırtmıştı. Küçük bir saray gibiydi ya da hep küçük otellerde kaldım için böyle abartılı baktım.
"Sevdin mi?"
" Güzel bir oda"
" Uzun süre burada kalacağımız için odada bir değişiklik yapmak istersen bana haber ver. Senin için halle derim"
" Bu kadar iyi olmak zorunda değilsin"
" Ben hep böyleyim, hatta tüm ekip böyleyiz. Zamanla tanıyacaksın bizi ve seveceğine eminim. "
" Nasıl emin olabiliyorsun?"
"7 yakışıklı adama kimse hayır diyemezde ondan"
Bu cümleyi söylerken yüzünde ki gülümseme benimde gülmeme sebep olmuştu.
"Ellen böyle güzel gülümseye biliyorken, bunu gizleme. Hayat fazlasıyla kısa"
Taehyung un sözleri kalbime dokunmuştu fakat hayat benim için fazlasıyla uzundu.
"Şey Taehyung senden bir şey isteye bilir miyim?"
" Tabii çekinmeden"
" Bana grubun fotoğrafını verir misin ? Bide yanlarına isimleri yazarsan çok sevinirim."
" Bu zekice bir hareket, sen odanı keyfini çıkar ben birazdan gelirim"
"Teşekkür ederim."
Taehyung odadan gittiğinde hissettim bir duygu vardı fakat bunu nasıl tanımlamam gerektiğini bilmiyordum. Bu oda bana iyi gelecek gibiydi.
Kocam bir yatağa sahip olmayalı uzun bir zaman olmuştu. Odamda küçük bir banyo vardı bu oldukça iyiydi. Sabahları duş almak bana en iyi gelen şeydi.
Odayı gezdikten sonra küçük çantamdan eşyalarımı çıkarıp dolaba asmaya başladım. Her şeyin siyah olması çok cool. Siyah benim özgürlüğüm gibiydi.
Kıyafetlerimi dolaba yerleştirdikten sonra direkt yatağa uzanmak için ilerlerken kapı çaldı.
İçeriye girmek yerine kapının altından gruptakilerin fotoğrafları belirdi ve hepsinin altında isimleri.
Yorgunluktan sadece masaya koyup, sabah bakmaya karar verdim. Yatağa girdiğim gibi tüm oda karanlığa büründü.
YOU ARE READING
LAST ROBBERY
FanfictionOnu ilk gördüğümde sadece uzaktan sevebileceğime inanmıştım fakat şimdi yaşadığımız onca şey beni sonsuzluğa sürüklüyor.
