“Oh, sen ve ben büyük bir konuşma olacaktık ve ben senin hakkında bazı şeyler duydum...”
"Ben her gün seninle uğraşmaktan bıktım!"
"Öyle mi? Demek ki bir tek bıkan ben değilmişim. Ben de benden bıktım biliyor musun? Çünkü ben her gün senin benden ayrılacağını düşünerekten hayatımı yaşayamadım!"
"Hayatını yaşayamamış! Peki ben? Ben? Ya ben her gün ama her gün uğraşıyorum seninle! Senin için uğraşıyorum!"
"Sadece yaptığın iyilikleri görüyorsun Harry!"
"Sen sanki farklısın!"
"O zaman geçen gün barda öpüştüğün "arkadaşınla" yaşa sende!"
"Bak sarhoştum! Zaten ilaç koymuş! Sana kaç bin defa açıklamam gerek Taylor? Söylesene!"
"Gerçekten mi? Sence ben 3 yaşında çocuk gibi mi duruyorum? 'Aaaa Harry sarhoş olup başkasıyla olmuş! Sarhoşmuş! Affedeyim bari!' dememi mi bekliyorsun? Ha?"
"İyi de sen bana inanmıyorsun başka napıyım?"
"Özür dile! Çiçek al! Çikolata al! Küçük ya da büyük! Bi süpriz yap! Kendini affettirmek için en azından uğraş! Ama sen hiçbir şey yapmaya çalışmıyorsun!"
"..."
"Ne yaptın söyle!"
"..."
" Söyle dedim sana! Söyle! Bıktım artık! Yeter! Bitsin! Bu ilişki artık bitsin! "
" Taylo-"
" Adımı ağzına bile koyma! "
" Gitmeyeceksin! "
"Aaaa, öyle mi? Sen kim oluyorsun da bana gidip gidemeyeceğimi söylüyorsun? Ha?"
Harry beni kolumdan tutup duvara dayadı ve öpmeye başladı. İki kolumu da tutmuştu. Hareket edemiyordum ve dizimle karnına geçirdim. Ve sonrada bir tokat attım. Ağlamaklı bir sesle:
" Ha-Harry... Artık bitti... Lütfen beni bırak! Tamam mı? Gi-Gidiyorum!"
"Taylor! Gide-"
Kapıdaki askıdan paltomu alıp dışarıya çıktım. Merdivenlerden aşağıya iniyordum. Harry'de peşimden geldi. Aşağıya indim ve taksi beklemeye başladım.
Harry kolumdan tutup beni çekti.
"Nereye gidiyorsun? Gidecek bir evin yok. Veya kalabilecek!"
"Gidiyorum! Bırak kolumu!"
"Nerde kalıcaksın? Ha? Bunca yıl bana alışmışken..."
"Taksi!"
"Hayır gitmiyorsun!"
"Evet gidiyorum!"
"HAYIR!"
"Neden? Neden? Neden daha fazla bana bu acıyı çektiriyorsun? Neden benim kötü hissetmeni sağlıyorsun?"
"Taylor seni... Seni seviyorum. Senden ayrı kalamam..."
"Harry... Eğer gerçekten seviyorsan lütfen beni bırak."
"Taylor..."
"Harry... Seni seviyorum ama... Bu ilişki çok hırpalandı. Ve yeni bir sayfa açmamız için yaraların kapanması gerekiyor... Lütfen bırak beni de gideyim."
Yağmurda sırılsıklam olmuştuk ve Harry hala benim kolumu tutyordu. Taksi hala beni bekliyordu. Ve uzaktan bir ses:
" Harry? Hayatım! Gel n'apıyorsun sen burada? Hemen eve gidelim!" Dedi.
" İnsanda azıcık vicdan olur ya!"
" Taylor!"
" Bırak kolumu! Artık bitti! Tamam mı? Tamamen bitti!"
dedim ve kolumu hızlıca çekip taksiye bindim. Bana bunu... Bunları... Nasıl yapabildi? Hiç mi düşünmemişti? Hiç mi vicdanı sızlamamıştı? Hiç mi sevmemişti beni? Hiç mi değer vermemişti bana?
Medya: Miley Cyrus - Wreckingball (izlemeyin!)
