Bölüm 4: Şehrin Gölgesi

En başından başla

Genç büyücü,kelimeleri okudu ve ilk başta Rhelaf'ı lanetledi. Ancak Yaşlı Büyücü düşündüğü kadar aptal değildi. Laneti fark etti ve kendini korumayı başardı, bu laneti oluşturandan başka kimse kaldırmazdı, ya da lanetlenen kimse kendini koruyamazdı, ancak Rhelaf zeki ve tecrübeli bir büyücüydü. Büyüyü El'Reth'e yansıtmayı başardı. El'Reth kendi kendini lanetlediğini anlayamadı. Yaşlı Büyücünün evine gidip onu gözetlemeye başladı. Heyecanlıydı, lanetin çalışıp çalışmayacağını merak ediyordu. Güneş git gide kaybolurken, Genç büyücü, ormanın içine doğru girdi. Lanetin nasıl olduğunu ya da, yaşlı büyücüye neler yapacağını bilmiyordu, kendini güvene almak için çalılıkların arasına saklandı. Seçtiği çalılıklardan, tam net olmasa da ev görünüyordu. Güneş son kez dünyaya baktı. Sonrasında ise, ortadan kayboldu.

Genç büyücü, kendinde bir değişiklik fark etti. Ancak bu değişikliğin önüne geçemedi.Kısa ve siyah saçları, git gide uzadı. Küçük elleri, git gide büyümeye ve korkunç olmaya başladı. Yeşil gözlerinin rengi sarıya döndü. Bir Elfe göre kısa olan boyu, bir elfin iki katı kadar uzadı. Güzel, ve küçük burnu büyümeye ve çirkinleşmeye başladı. Dişleri bir ağacı ikiye bölecek kadar sertleşti. En sonunda lanet tamamlandı, ve ortaya siyah renkte, oldukça güçlü bir kurt adam çıktı. Yaratık, gece boyunca bir çok hayvanı avladı. Siyah tüyleri kandan, kırmızıya dönmüştü. Kendini kontrol edemiyordu. Durmadan koşuyor, uluyor ve gördüklerine saldırıyordu. Büyük ve korkunç bedeni, ormanda büyük bir korkuya sebep olmuştu. Hayvanlar, ağaçların ya da çalıların arasına gizlenmişti. En büyük ve güçlü hayvanda bile bu canavarla savaşabilecek cesaret yoktu. Sabahın ilk ışıkları ormana ulaştığı zaman, yaratık git gide küçülmeye başladı.

Normal bir elf, dün gece olanları hatırlamayazdı. Lanetin en korkunç noktası da buydu. İnsanları bir canavara çevirirdi, ancak hatırlamadıkları bir canavara. Canavarlar, kendi iç güdüleri ile hareket ederdi. Tabi lanetin ilk zamanlarında. El'Reth ise laneti daha büyük bir seviyeye taşıdı. Kendine yapılan bu lanet, onu daha da sinirlendirdi ve hedefini ustasının yerine normal halka çevirdi. Lanetli sayısını arttırdı. El'Reth Kurt adamları, sadece bir canavar olarak kullanmadı. Kendi canavarları olarak kullandı. İki yıl sonra Rhelaf bunu fark ettiği zaman, Kurt adam sayısı yüzü geçmişti. Büyülerini kullanarak, bir savaş başlattı. Bildiği yüzlerce büyü vardı, ancak hiçbiri laneti durdurmaya yetmedi. Normal bir elf olsaydı, direkt olarak Büyük büyücü Thazz'Kor'a durumu iletir ve yardım isterdi. Ancak Thazz'Kor'un bu durumdan hiçbir zaman haberi olmadı. Rhelaf oldukça gururlu bir büyücüydü. Kendi öğrencisini kendisinin durdurması gerekirdi.

Rhelaf, öğrencilerinin ve kendisinin gücünün bu lanete yetmediğini anladığı zaman, El'Reth'in evine gitti. Genç büyücü ormanda yaşamaya başlamıştı, bu lanet onun özelliklerini tamamen değiştirmişti. Bir elfe dönüştüğü zamanlarda bile, kurt gibi davranıyor, çiğ et yiyor, hayvanları çıplak elleriyle öldürmeye çalışıyordu, tüm bunları yapmasına rağmen büyüyü hiç ihmal etmiyordu. Durmadan kendini geliştirmeye çalışıyordu. Evindeki bazı kitapları da mağarasına getirmişti.

Ev uzun süredir kullanılmıyordu, içi toz ve örümcek ağlarıyla dolmuştu. Yaşlı Elf, uzun süre kitapları aradı. Kısa süre içinde, çok eski bir kitabı fark etti. Kitabı açtı ve sayfaları karıştırdı. En sonunda, lanetin olduğu sayfaya ulaştı. Sayfada şunlar yazıyordu.

'Lanetin gereğidir bir ölüm. Sonra olur istediğin herkes ölüm.'

'Eğer getirdiysen bir ölüm, söyle ona Rhalzzafuk'

'Ölüm döndüyse yokluğa, artık kullanırsın Rhalzzafuk'u'

Yaşlı büyücü, lanete çözüm aramak için tüm kitapları okudu, tüm büyüleri söyledi. Bu arada kurt adamların sayısı her gün artıyordu. Elfler geceleri ormanda gezmeye cesaret edemez olmuştu. Gecenin soğuğu ormanın içine işliyordu. El'Reth ise, yoldaşlarına neler yapacaklarını anlatıyordu. Büyük planları, Elf Diyarı'nı kabusa sürükleyecekti. Geceler geçtikçe, planlar büyüyor ve işe koyuluyordu. Kimi kasabalar çoktan yok olmuştu...

Rhelaf, en sonunda yapacak bir şeyi kalmadığını düşündüğü zaman, bir kere daha eski kitaba baktı, hiç dikkat etmediği bir yere. Neredeyse tamamı silinmiş ama okunabilir bir cümleye.

'Eğer istiyorsan ölüme, kolay bir ölüm, gümüştür çözüm.'

Bu cümle, savaşın dengesini tamamen değiştirdi. Yaşlı Büyücü, öğrencilerine, bir yandan büyü , bir yandan da ok, kılıç gibi silahlar kullanmayı öğretmeye başladı. Tabi kendisi de silah kullanmada usta değildi. Bu nedenle, eski bir arkadaşı olan, Hkell, öğrencilere yardım etti. Yaşlı büyücü öğrencilerinin silah kullanmaya daha fazla özen göstermesini istedi, bu nedenle kısa süre içinde büyü yetenekleri büyük bir düşüş gösterdi fakat oldukça usta avcılar olmaya başladılar. Bu sırada El'Reth de boş durmuyor, durmadan lanetli sayısını arttırıyordu. Kurt Adam sayısı neredeyse bine ulaşmıştı. Buna karşılık sadece yüz yirmi öğrenci vardı. Bu öğrenciler, tamamen hazır olduklarında, güneşin ilk ışığı yere vurunca, büyük bir hızla ormana ilerlediler. Gece olmadan yüzlerce lanetli elf öldürüldü. Bu zaferden sonra Yaşlı Büyücü'nün öğrencilerine Gümüş Dişler denmeye başladı. Kurt adam sayısını dengede tutmayı başarmışlardı."

...

Yüce Ağaç: ArayışBu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!