Kasım 11.
Bugün onu sevmelere adım attığım gün. Bugün onu özlemelere taş savurduğum gün. Ve sanırım bugün, benim içimdeki en büyük kördüğüm.
İnsanlara bariyer gibi ördüğü duvarları aslında içlerinde en sinsi hainleri barındırıyordu. Düşünceleri. Düşünmediğini sanarken onu yoran tek şeyin bu duvarlar olduğunu geç fark etmişti.
İnsan düşünebildiği kadar yorgundu, dinlenecek vakti olmamıştı bu bulanık zihinlerin.
Sırt ağrılarının asla dinmeyişini uyuduğu kanepeye bağlardı, bazen de açık kalan pencereye. Dışarıdan gelen sesler ürkütücü olmaya başladığında telefona sarılması güzeldi, dışarıdan gelen sesler iyi ki ürkütücüydü. Telefonda uyuyakalması için susmalara mahkum ederken kendimi, söylenemeyenler için pişmanlık uğrardı ara sıra. Yine de bilinci kapanırken düzene giren nefeslerini dinlemek asla can sıkıcı olmazdı.
Bırakın bunları. Sonunu bilmediğim bir şeyler anlatacağım, sobanın başına toplaşın bakalım.
YOU ARE READING
Çulha Göçü
Fanfiction"Göç etmez Çulha'lar. Ben yuvamı yaptım bir söğüt dalına, senin kollarına."
