Peyda 8

28K 1.3K 43
                                    

18.03.2024
Sekizinci bölümümüze hoş geldiniz.
Keyifli okumalar.

Bölüm Şarkısı:
Sezen Aksu-Masum değiliz
🎀

"Kuklanın Urgan Misali İpleri"

24 Ekim 2023
İstanbul, Türkiye

Önünde durduğum kapının ardında neredeyse tüm hayatımın mahvolmasının resmi vardı.

Hayatım ilk bu evin kapıları arasında mahvolmuştu, ilk dayak, ilk eziyet ve daha nice ilklerin hepsi bu kapının arkasında yaşanmıştı.

Altı gün önce bu evde annemi kaybetmiştim. Annem ölmüştü ve ölümü beni yine bu eve itmişti.

Annem ölmeden önce birkaç ay boyunca burada yaşamıştık. Zaten burada yaşamak başlı başına bir acı sebebiyken bir de bu ev içerisinde annemi kaybetmek ve üstüne acımı bile yaşayamamak beni en çok üzen şeylerdendi.

Şimdi mutlu bir haberle bu eve gelmek beni daha da üzdü. Benim annem ölmüştü. Bir zamanlar canımı verebileceğim kadının vefatının üzerinden bir hafta bile geçmemişti.

Ve ben annemin ardından gerçek aileme kavuşmuş, öz babamın gerçek yüzünü görmüş, ikizim tarafından istenmemiş, bu evden atılmış, üzülmüş, kırılmış, ağlamıştım. Ama şimdi en sonunda yüzüm gülmüştü.

En büyük abim, Alparslan beni bir okula yazdırmak istiyordu. Alparslan, bu isteğinin benim için ne kadar kıymetli olduğunu bilse ne düşünürdü acaba?

Ona içindeki mutluluğu anlatmalı mıydım? Yoksa daha erken miydi?

Tabiki de erkendi, daha ikizim bile beni istemiyordu. Aynı karında dokuz ay beraber yaşadığım ikizim bile beni kabullenmemişti. Annem sadece vicdanını rahatlatmak için beni yanında tutuyordu, babam ise... O kahrolası adam ise kendi göreceği cehennemi bana yaşatmıştı önce. Daha geldiğim ilk günden, gözüm korksun diye beni bir odaya kapatıp önüme yirmi adam koymuştu ve güvensizliğinin sebebi olarak beni korkutmaya çalışmıştı.

Kısmen de olsa başarılı olmuştu.

Bunların hepsi de annemin yokluğunda olan altı günde gerçekleşmişti. Annem gitmişti ve zaman hiç olmadığı kadar yavaş akıyordu sanki.

Annemin yokluğunu çok aramasa da gözlerim, yüreğim her dakika onu özlüyordu.

Kapıyı çaldığımız andan itibaren gerginlikle açılmasını bekliyordum. Bu gelişimin, bu eve son gelişim olmasını dilerken kapı orta yaşlı hizmetli kadın tarafından açıldı.

Yüzümüze bir kere baktıktan sonra kapıyı geçmemiz için ardına kadar açık bırakmıştı. Ben çekingenlikle geçmezken Alparslan içeriye girmişti bile.

Alparslan'ın ardından eve geçtiğmde evin o tanıdık kokusu burnuma doldu. Her zaman ferah kokan bir evdi, içindeki rutubetin aksine...

Küçükken bile bu eve gelmeyi hiç sevmezdim. Annemle yaşadığımız küçük ev her zaman benim için en iyisi olmuştu ve hiçbir zaman bu ev gibi şaşalı evlere özenmemiştim.

İçindeki abartılı süslere bakarken yüzümü buruşturdum. Altın kaplamalı avizeler ya da holde asılı, altın çerçeveli tablolar sadece gösteriş içindi.

PeydaHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin