Seoul'a ilk ayak basışımla her bir uvzuma çarpan hava beni rahatsız etmemişti ancak önümü görebilmek için rüzgardan ötürü yüzüme doluşan saçlarımı düzeltme girişiminde bulunmuştum. Biraz rüzgarın vurduğu yönde rahatladıktan sonra arkama dönüp "amca? " demiştim. Arabadan yeni inen amcam odak noktasını bana çevirdiğinde iç çekerek " Şimdi ne olacak? " diye sormuştum. Çünkü merak ediyordum. Bundan sonra ki yaşamımı.
"Bak Jennie. Benim Seoul'da bulunmamam gerekiyor anladın mı kızım?" başımı hafif bir şekilde aşağı yukarı salladığımda devam etti. "Kuzenin Namjoon burada yaşıyor. Hatırlamazsın ama eskiden çok oynardı seninle kardeşi gibi sever, korurdu seni." dikkatli bir şekilde dinlemeye devam ediyordum. Bu işin sonunun nereye gideceğini tam kestiremiyordum. Amcamın iki elini omuzlarıma çıkarmasıyla düşüncelerimi aklımdan çıkarıp tekrar ona yönelttim bakışlarımı.
"Namjoon'a güveniyorum Jennie, o seni korur. O yüzden onun yanına bırakacağım seni anlaştık mı? " biraz yüzüne baktım. Başka çarem yoktu gidecek bir evim kalmamıştı. Beni koruyacak bir ailem kalmamıştı. Amcam biraz daha Seoul'un sokaklarında bulunsa sicilinden dolayı yakalanacaktı. Bu yüzden başımı 'evet' anlamında sallamaktan başka çaremde yoktu.
"Aferin. Hava aldıysan bin arabaya götüreyim seni." Demesiyle arabaya binmiştim. 1.30 saatlik yolun ardından arabanın yavaşlaması ile geldiğimizi anlamıştım.
Yorgun, gergin ve heyecanlıydım.
Camdan etrafa bakındığımda pekte tekin bir yere benzemediğini farkettim. "Cidden burası mı? " kendi kendime söylenirken amcamın çoktan arabadan indiğini ve bir evin kapısına doğru yöneldiğini gördüm. Bende yavaş yavaş yanına doğru yürümeye başladım. Amcam geldiğimi gördüğünde biraz beni inceledi ardından kapıya bakarak bir kaç kez zile bastı.
Yaklaşık 5 dakika kapıda bekledikten sonra gözleri şiş, saçı dağınık biri açmıştı ancak amcamın yüz ifadesinden Namjoon'un bu kişi olmadığını anlamıştım.
"Jungkook... Tanrım bu halin ne? Namjoon nerede? " adının Jungkook olduğunu öğrendiğim çocuk bir amcama bir bana baktı ardından "Mutfakta sanırım. Hyung gelsene bi! " Diyerek arkasına dönüp bağırdı.
Bir kaç saniye sonra uzun boylu, gözlüklü, saçları ensesinin biraz daha aşağısına uzanan Namjoon olduğunu düşündüğüm kişi geldi. "Sonunda oğlum." amcam sigarasını eline alarak konuştuğunda bana döndü ve "Jennie gir kızım içeriye, ben Namjoon abinle konuşacağım." biraz ikisine baktıktan sonra Namjoon utandığımı anlayarak konuştu "içeride sadece Jungkook var o da odada Jen. Salona geç sen." kapıdan çekilip geçmem için yol verdiğimde yavaş adımlarla içeriye girdim.
evi az çok tanımış gibi olsam da pek bir şey hatırlamıyordum. Yine de yabancı hissetmemiştim.
Koltukta bir süre bekleyip etrafı inceledikten sonra kapının açılıp kapanmasından Namjoon'un geldiğini anlamıştım. Tek olduğunu gördüğümde ayağa kalktım ve "Amcam nerede? " dedim. Bavulumu biraz daha sürükleyip bana baktı ve "Gitti." dedi.
"Otursana Jen." Dediğini yerine getirip tekrar kendimi koltuğa bıraktığımda Namjoon yerde ki bakışlarını bana çıkardı.
"Sadakat bizim için çok önemli bunu sakın unutma."
Oops! This image does not follow our content guidelines. To continue publishing, please remove it or upload a different image.
KimTaehyung, 24
Oops! This image does not follow our content guidelines. To continue publishing, please remove it or upload a different image.
KimJennie, 19
✰
Gecis bolumu!!!!
Diger tum unpublished ficlerim gibi buda eski bir fic ama yayimlamak istedim cunku why not 🌹
Belki digerlerini de patlatirim 🤭
Dusuncelerinizi belirtirseniz cok sevinir ve parmaklarim hep yeni bolumlerde olur adiosss 😇💘