I

357 18 50
                                        

Uzun boylu Rus dar sokakların arasından, insanların keşmekeşinden kurtulmak istercesine sıyrıldı.

"Ana vatan, ana vatan... bunun için nelere katlandığımı bilemezler. Bay Ivan'a verdiğiniz sorumluluklar artık zorlamaya başlıyor."

Söylene söylene ilerlerken dönemecin başında ufak bir bar dikkatini çekti.

Belki de kafasını dağıtmak için uygun zamandı.

İçeri girdiğinde, barın bunaltıcı atmosferi ve her yere yayılmış bira kokusu bir anlığına başını döndürdü.

"Amerikalılar... iğrenç."

Ağır ve sağlam adımlarla bir masaya doğru ilerledi. Sandalye onun için biraz ufaktı ama fazla rahatsız etmiyordu. Masada ufak figürler vardı. Oturduğu yerin yanındaki duvarda sarışın, kısa saçlı bir kadının fotoğrafı dikkat çekiyordu.

"Marilyn Monroe"

"Kapitalist piliçler... hiç de fena değilmiş."

Garsonun sesiyle irkildi:

"Ne alırdınız bayım?"

"Ben.... vot-.... şey... bu gün bira istiyorum."

"Atıştırmalık ister misiniz? Cips? Konserve balık?"

"Yo. Hayır sağol."

"Hemen getiriyorum."

Adam masanın başından ayrılırken Ivan'ı şüpheli bakışlarla süzmüştü.

Muhtemelen aksanını saklayamadığı
içindi.

"Rus aksanından kurtulmak uzun sürecek..."

Sadece rahat ve kendinden emin davranmaya çalışıyordu. Rus olduğunu anlasalar ne olurdu ki? Onun bir ajan olduğunu nereden akıllarına getirebilirlerdi?

Ama niyeyse şimdiden tüm dikkatleri üstüne toplamıştı. Bardaki çoğu kişi bu 1.90'lık soğukkanlı sarışına gözlerini kilitlemiş haldeydi.

Bakışlardan o kadar rahatsız olmuştu ki, o an Vhadim herşeyi mahvettiği için onu imha edecek olmasaydı oradaki herkesi teker teker vururdu.

O ellerini ovuşturup ayaklarını yeri delercesine bastırırken garson kocaman bira bardağını sertçe masaya koydu.

"Ah... bu baya büyük."

"Bu orta boy efendim."

"Orta boy mu? Şimdi Amerikalıların neden bu kadar... büyük boy olduğunu anladım."

"Efendim?"

"Heh... yok bi' şey."

Ivan biradan bir yudum aldı.

"Bu Rusya'dakilerden biraz daha farklı... bizim biralarımız kesinlikle daha iyiydi. Aptal Amerikalılar."

Bu ülkeyle ilgili herşeyden nefret ettiğine emindi.

"Amerika ile ilgili herşeyi benim üstüme yığmaları ne kadar da güzel..."

Ivan duvarlardaki şarkıcı posterlerini incelerken içeriye başka bir adam daha girdi.

Bu sefer tüm gözler onun üstündeydi.

Adam kendinden emin adımlarla Ivan'ın oturduğu masanın yanına oturdu.

Ivan artık bakışların üstünde olmamasından memnundu fakat, neden herkesin bu adama böyle baktığına bir anlam verememişti.

Oldukça normal bir Amerikan gibi görünüyordu oysa ki. Kendisi gibi yabancı bir havası yoktu.

Tetik (RusAme)Donde viven las historias. Descúbrelo ahora