Kimse ailesini seçemiyordu dünyaya gelirken, benim gibi. Kim derdi ki hayatının aşkını bulduğun biriyle evlenmek yerine, sırf çıkarlar uğruna evleneceğini? Tabi ki de bir cevap verilmiyor buna. Bende veremedim. Çünkü biz de büyükler ne derse o'ydu, ne kadar karşı gelsekte.
Her şey babam ve onun ortağının fikriyle başladı. Ne hikmetse bu fikir beni ve onun oğlunu ilgilendiriyordu. Konuyu anlamanız için hemen söze giriyorum. Babam artık evlenme çağına geldiğimi bu gidişle de kısmetimin kapandığını, kimseyle bir ilişki kuramadığımı bahane edip asıl sebebi ortağıyla aile bağı kurup daha çok para daha çok ün daha çok arkadaşlık bağı olduğunu söyleyip mecbur kılmıştı bana bu evliliği. Ne kadar bağırsam çağırsam da fayda vermemişti. Çünkü bu bizim geleceğimiz içindi. Ne saçmaydı, geleceğim için sevmediğin, tanımadığın biriyle, anlaşmalı olarak evlenmek! Ama başa geleni de çekmek zorunda kalmıştım, kalmıştı.
İşte şimdi şu ana dönebiliriz. Bilin bakalım neredeyiz? Tabi ki de anlaşmalı olarak evlendiğim kocamlayım. İşte bir de unutmadan eklemek istediğim bir konu daha var. Bu adamın annesi bizi, bile istiye severek evlendiğimizi sanıyor. Çünkü anlaşma öyleydi! Kurallar çok ama buna uyacak güç yoktu bende. Arabada olduğumuzu idrak edip düşüncelerime ara vermiştim.
Tae"Şimdi ailemizin arasına katılacaksın sakın yanlış bir harekette bulunup da beni rezil etme ilk günden."dedi duvar kadar sert bakışlarıyla bakarken.
Asya"Merak etme öyle olmaması için elimden geleni yapacağım. Ama benimle bu kadar emir verici konuşursan karşılıksız kalmazsın haberin olsun."diyip arabadan inmesiyle karşısında gördüğü müthiş manzarasıyla etrafa huzur veren evin oraya gelmiştiler. Manzara büyüleyici olsa bile Asya bunu görecek miydi? Daha doğrusu bu huzuru hissedecek miydi? Orası çok meçhul işte. Çünkü sadece anlaşmadan ibaret olan bir evliliğin de bir süresi vardı. Bitince herkes yoluna gideceketi.
Tae"Bu sert hallerini görmek inan çok bayıcı. Senin laflarına uğraşmayacağım, haddini bildiğin sürece."diyip kapının zilini çaldı. Ona her ne kadar laf söylemek istesede şu an bunun sırası olmadığını biliyordu. Asya, biraz heyecanlı olarak hafiften gülüyordu, zaten sinirleri bozuktu ama yapılmıştı bir kere o anlaşma. Kapı açıldığında karşışında orta yaşlı bir bayan durmuştu. Yüzü çok samimi, pamuk gibi biriydi Asya'ya göre.
Melike"Ay ay kimler gelmiş böyle? Gelinim ve biricik oğlum. Daha ne isterim ki Allah'tan?"diyip içten bir şekilde Taehyung'a sarılmıştı. Asya da bu kadının Taehyung'un annesinin olduğunu anlamıştı. Bu kadar güzel seven başka biri olamaz diye düşünmüştü.
Tae"Nasılsın Melike Sultan?"diyip hafifçe yanağını güler gibi yaptı. Ama onda bile o kadar sert duruyordu ki böyle bir annenin böyle evladı olması insanın garibine gidiyordu doğrusu.
Melike"Ben gayet iyiyim, asıl benim güzeller güzeli gelinim nasıl?"diyip bana da sarılınca ilk başta şaşırsam da bende ona sarıldım. Huzur vericiydi sarılması. Bir anne sarılışını hissetmeyeli çok uzun zaman olmuştu.
Asya"Bende iyiyim sağ olun."dedi fazla samimi olmak istemeyerek. Çünkü Taehyung'un buna karşı çıkacağını biliyordu. Hoş kendisi de zaten ilk günden bu kadar yılışık gelin rolüne bürünecek bir kız değildi.
Melike"Aaa ama sizli bizli mi konuşacaksın sen kızım? Ben senin de annenim bana anne demelisin bak yoksa kırılırım."dediğinde gözleriyle Taehyung'un gözlerine baktığında kafasını robot gibi sallayınca demesi gerektiğini anlamıştı. Dedim ya bazı kurallar vardı, Asya'yı zorlayan. Bunlardan bir diğeri de Taehyung'un bir adım ondan önde olmasıydı. Çünkü evin sahibi o'ydu ama bunun ilerde böyle olmayacağını Asya biliyordu. Çünkü kurallar ona göre çiğnenemek için vardı.
YOU ARE READING
Zoraki Evlilik-Kim Taehyung
FanfictionBir sırrın peşinden, sonucunu umursamadan, inandığı yoldan devam ediyordu Asya. Bilmediği tek şeyse peşinden koştuğu sırrın koca bir hiç olduğuydu.
