MULTİMEDİA:ELEANOR EVANS CARTER.
◆◇◆◇◆◇◆◇◆◇◆◇◆◇◆◇◆◇◆◇◆◇◆◇◆
Bugün günlerden Cumartesiydi ve biz şuanda Magcon Boysun geleceği binada öylece durmuş onları bekliyorduk.Hayranlar boğazlarını parçalayacak şekilde çığlık atarken,yanımda duran Hailey'inde onlardan bir farkı yoktu.İçeriye alınmadan önce neredeyse tüm hayranlar beni tanımış ve fotoğraf çektirmiştik.Doğrusunu söylemek gerekirse bu oldukca hoş birşeydi.
Sırayla içeriye giren Magcon Boystan hepsi teker teker en ön sıralardakilerin ellerini tutmuş ve yerlerine geçmişlerdi.Her çocukta ayrı ayrı çığlık atan hayranlar en çok Nash ve Cameron'da çığlık atmışlardı.Ben ise öylece duruyordum.Cameron'ı gördüğümden beri heyecanlanan ben,tüm hayati fonksiyonlarımı durdurmuş gibiydim.
Tüm hayranlar önlerindeki görevlilerin işaretiyle çocuklara doğru gittiler.Bu sırada ben hızla Hailey'i tuttum ve ilerlemesini engelledim.
''Bence biraz bekleyelim yoksa resim felan çektiremeyeceğiz.''Diyerek açıklamada bulundum.Hailey başını sallayarak beni onayladı ve yavaş adımlarla en baştaki Matthew Espinosa'nın yanına doğru ilerledik.Etrafındaki kalabalık azalmasada resim çekilenler azaldığından ötürü Hailey bana telefonunu verdi ve fotoğraflarını çekmemi söyledi.Hailey,Matt'in yanına geldiğinde ilk önce Matt'e sarıldı ve ardından beni işaret ederek kamerayı gösterdi.Matt Hailey'e gülümsedikten sonra bana baktı ve beni görmesiyle birlikte gözlerini büyüttü.Fakat saniyesinde kendini toparladı ve gülümseyerek poz verdi.İkisinin fotoğraflarını çektikten sonra Hailey'e telefonumu verdim ve Matt'in yanına geçtim.
''Aman Tanrım!Sen Cameron'ın bahsettiği ve bir ara konuştuğumuz Eleanor'sun öyle değilmi?''Diye sordu ben O'na sarılırken.
''Aynen öyleyim fakat beni nasıl tanıdığını anlayamadım.''Dedim içten bir şekilde gülümserken.
''Cameron fotoğraflarını tüm çocuklara gösterirken görmüş olabilirim.''Gülürek bunu söylediğinde,bende güldüm.Matt tek elini omzuma atarak dilini çıkarttı ve Hailey'e bakarak poz verdi.Bende aynı şekilde dilimi çıkartarak Matt'in beline sarıldım ve Hailey fotoğrafımızı çekti.
''Sonra görüşürüz Eleanor.''
''Görüşürüz Matt.''Diyerek O'na el salladım ve Hailey'le beraber yanından ayrıldık.
Sırayla tüm çocuklarla fotoğraf çektirdik.Hepsi beni gördüklerinde gözlerini büyütmüş ve fazlasıyla samimi davranmışlardı.Son olarak Cameron kaldığında,kalbimin hiç olmadığı kadar hızlı atmaya başladı.Sakin ol Eleanor,sakin ol.
Derin bir nefes alarak Hailey'in telefonunu bir kıza verdim ve resimlerini çekmelerini istedim.Arkamı dönerek Cameron'ın beni görmesini engelledim.Yavaşça kalabalığa karıştığımda dizlerimi kırdım ve boyumu kısaltarak beni görmemesini sağladım.Onlara döndüğümde Hailey çoktan resmini çektirmiş,elinde kıza verdiğim telefonuyla birlikte etrafta beni arıyordu.Hızla yanına gittim ve onu kendime çekerek yüzümde oluşan aptal gülümsemeyi engellemeye çalıştım.
''Beni sordumu?''
Hailey kafasını sallarken,''Hayır ama ikide bir etrafa baktı.'' Dedi.
Başımla onu onlaylayarak telefonumu O'na verdim.Gülümseyerek telefonumu aldı ve kalabalıkta öne çıkarak bekledi.Derin bir nefes aldım.Onu görmeye hazırmıydım bilmiyordum ama karnımda birşeyler uçuşmaya başlamış gibi hissediyordum.
En sonunda tüm cesaretimi topladım ve fotoğraf çekilmekte olan Cameron'ın yanına gittim.Yanındaki kızla fotoğraf çekildikten sonra,kıza sarıldı ve onu gönderdi.Bakışları beni bulduğunda,gülümseyerek ona bakıyordum.Yavaş adımlarla yanıma geldi ve büyümüş gözlerini daha yakından görmemi sağladı.Hiç beklemeden belimden tutarak beni kendine çekerken,ellerimi boynuna dolayarak ona sarıldım.Başını boynuma gömerek birkaç saniye öyle bekledikten sonra başını kaldırdı ve tam gözlerimin içine baktı.
''Sen...''Dedi fakat cümlesinin devamını getiremedi.
''Evet,ben?''Onu cümlesini tamamlaması için teşvik ettim.
''Sen gelmişsin.''
''Gelmeyeceğimimi sandın?''
''Hayır ama seni Hailey'in yanında göremediğimde,işte ne bileyim gelmediğini düşündüm.''
''Ama bak,geldim.''
''Evet geldin.''Durdu ve belimdeki ellerini dahada sıkılaştırdı.''Ve şimdi seni öpebilirim.''
Şaşkınlığımı yaşamama izin dahi vermeden dudaklarını benim dudaklarımla buluşturduğunda,istemsiz olarak gözlerimi kapadım ve ellerimi yanaklarına koyarak O'na karşılık vermeye başladım.Etrafımızdaki tüm hayranlar çığlık atarken,kalbimin sesi onların sesini bastırmaya yetiyordu.İçimde uçuşan kelebekler,zıplayan fillere dönüşürken,Yavaş bir şekilde nefes almak adına ayrıldık.
''Aman Tanrım.''Ağzımdan istemsizce çıkan cümle sayesinde ellerimi ağzımla kapattığımda,Cameron gülerek ellerimi ağzımdan çekti ve yeniden dudaklarını dudaklarımla buluşturdu.Birkaç saniyelik dudaklarımızın birbiri üzerindeki dansı devam ederken,yeniden ayrıldık.Fakat gelin görünki O'nu halen öpmek istiyordum.
''Burada bekle.''Dedi gülümserken.
''Neden?''
''Bekle işte.''Diyerek burnunu burnuma sürttü.
Yüzümdeki gülümsemeyle ''Pekala.'' dedim ve yanağına küçük bir öpücük bıraktıktan sonra yanından uzaklaştım.Hailey saniyesinde yanımdaki yerini alırken,ikimizde aynı anda küçük çaplı bir çığlık attık.
''Fotoğraf çektin öyle değilmi?''Diye sorduğumda,başını hızla salladı.
''Tabikide çektim!Aman Tanrım!Nasıl öpüşüyordunuz ama!Birde bana biz çıkmıyoruz diyorsun.''
''Ama çıkmıyoruz.Yani bana daha çıkma teklifi etmedi.''
''Yakında oda olur,merak etme sen.Hem ne konuştunuz?''Gözlerini kırpıştırarak bana bakan Hailey sordu.
''Sadece burada beklememi söyledi.''
''Aman Tanrım!''
Hailey bana sarıldığında bende ona sarıldım ve yerimizde birkaç kez zıpladık.İkimizde heyecanlı ve mutluyduk.Nede olsa ikimizde Magcon Boys ile tanışmıştık.Tabi benim mutluluğumun üstüne birde Cameron'ın beni öpmesi eklenince,havalara uçmam daha doğru olurdu herhalde.
Yaklaşık 3-4 saat sonra insanlar seyrekleşmeye başladığında,minik adımlarla Cameron'ın yanına gitmeye başladık.Cameron bizi gördüğünde gülümseyerek yanımıza geldi ve onun arkasındanda diğer çocuklar.
Cameron arkasındaki çocuklara bakarken,''Millet!Bu Eleanor,buda onun en yakın arkadaşı Hailey.'' Dedi.Matt diğer çocuklar gibi gülümseyerek bize bakarken ''Tanıştık.''Diye cevap verdi.Cameron gülümseyerek Hailey'e döndü ve ''Hailey,istersen sen biraz çocuklarla takıl ha?''Diye sordu.Hailey dünden razı olduğu için hızla kafasını salladı ve yanımızdan uzaklaşan çocukların arasında katılarak onlarla konuşa konuşa yanımızdan uzaklaştı.
''Kaldık tek başımıza.''Dedi Cameron sırıtarak.
''Yoksa bundan faydalanıp beni öldürecekmisin?''Diye sordum şakayla karışık gözlerimi kısarak.
''Hayır.Fakat seni kaçıracağım!''Ne olduğunu anlamadan biranda Cameron beni omzuna attığında,ufak bir çığlık attım.Lakin sonrasında çığlığım birer kahkahaya dönüştüğünda,arkadaki manzaranın tadını çıkartıyordum.Ne?Cameron'ın poposunu izlememde bir sapık olmuyordum.Tanrı o popoyu bizim onu izlememiz için bahşetmiş.Anlayacağınız izlememek birer hakaret sayılırdı.
''Tanrım nasıl bir popoya sahipsin sen?'' Ağzımdan biranlık çıkan sözle birlikte Cameron kahkaha atmaya başladı.Onu aldırmayarak ellerimi kalçalarından biraz üzerine koyarak kollarımdan destek aldım ve hafifce doğruldum.
''Hoşuna gitmişe benziyor.''Dedi Cameron poposunu kast ederek.
''Hah!Hiçte bile.Sende olandan bendede var bir kere.''Diyerek hafifce popomu salladım.Lanet olsunki şort giymiştim ve bunu hatırladığımda popomu sallamaya bir son verdim.
''Bu poponun sahibinin sahibi olmak oldukça güzel.''Dediğinde beni yavaşca yere indirdi.
''Sahibinin sahibi olmak derken?''Şaşkınlığım sesimden dolayı bariz bir şekilde ortadaydı.
''Sen benimsin.''Dedi tek elini yanağıma koyarken.''Yani bundan sonra.''
Gözlerimi kırpıştırarak ona bakarken anlamadığımı anlamış olacakki açıklamada bulundu.
''Yani demek istediğim benimle çıkarmısın?''
Tek elimi kalbime koyarken,kalbimin birkaç saniye sonra yerinden fırlayacağını düşündüm.Kafamı onaylar anlamda sallarken,gülümsedi ve dudaklarını dudaklarımla buluşturdu.Tek istediğim;Cameron'ın beni asla bırakmayacak olmasıydı.
◆◇◆◇◆◇◆◇◆◇◆◇◆◇◆◇◆◇◆◇◆◇◆◇◆
SONUNDA!Oh be!Artık yüzyüzede gördüler birbirlerini artık rahatım^-^ Aslında bu bölüm finaldi ama köyde aklıma birşeyler gelince biraz ertelemeyi düşündüm.Yani korkmayın.Finale daha var :D
Neyse,SİZLERİ SEVİYORUM.