Merhaba.Konuşmayacağım fazla hadi hemen bölüme.Ha yorumları bekliyorum..
Dengesiz bir gökyüzü vardı bu gün karşımda.Bulutların arkasında doğrulan hafif güneş biran da batmış ve yerini sağnak yağmura bırakmıştı.Yağmuru çok severdim.Her şeyi tüm kirlilikten yıkıyordu.Sadece dışarda kalan kimsesizlere üzülürdüm.Soğuk hava insanın iliğine işliyor ve bunun nasıl bir duygu olduğunu biliyordum.
Ama şimdi sıcacıktım ve büyük odanın içinde sağnak yağmuru izliyordum.Saate baktığımda 7-e geliyordu ve bu gün hiç uyumamıştım.
Selimin söyledikleri beynimde çalkalanıyordu.Aras,Aras Selimin kardeşiydi.Ben ona bu kadar yakınken onu neden hiç görmemiştim?Yağmur gittikçe şiddetini artığında hafif şimşek çakmasıyla yaslandığım pencereden bir adım geriye giderek yatağa yavşaça oturdum.Sol tarafımda koca bebek gibi uyuyan Selime takıldı bakışlarım.Uyuduğunde yüzünde sert ifade silinmiyordu ama gözleri huzurla uyuduğunu ifade ediyordu.Gece onunla yaşadıklarımı hatırlayınca yüzümde utança dair gülümseme oluyordu.Elimi başımın altına koyup onu izledim.Kusursuzluğunu! Elim istemsiz olarak kirli sakallarına dokunduğunda kımırdandı.Gözlerini açmasından korkup hızla elimi çektim.Gözlerini açıp bana baktı.
"Ne yapıyorsun bu saatte?" Sesi hırıltılıydı.Elini yüzüne götürüp ovuşturdu.Sakalları oynanamaya başlayınca gülümsedim.Kaşlarını çatıp bana bakarken tekrar yüz ifademi değiştim.
"Hiç,hiç bir şey." Sırt üstü uzanım kollarının başının altında koyup tavanı izledi.Bende onun baktığı yere baktım.Başını bana dönüp anlamaz bakışlarla bana baktığını fark ettim.
"Ne yapıyorsun ya?" Gözlerimi ona çevirdiğimde gülümsedi
"Neye bakıyorsun diye merak ettim.Birşeyde yokmuş zaten boş beyaz tavan." Gülümseyip bende yastığa gömüldüm.
"Senden beni etkilemeni istememiştim.Özelikle uyurken yanağıma dokunmanı hiç sevmedim." Kaşlarını çatıp her cümlesini sertçe yüzüme vurmuştu.Gözlerimi şaşkınlık içinde bir kaç defa kıpıştırdım.
"Ben sana dokunmadım." Ne güzel yalan kurmuştum.
"Yalan neftet ettiğim daha kaç defa söyleyeceğim küçük kız?!" Yatakta doğrulup üzerime eğildi.
"Özür dilerim bir daha yapmam."
"Yapma zaten." Kabahat bende böyle piskopata sadist birine aşık olucağına git yaylada danaya aşık ol."Yalnız ben sana inanmıyorum." Kaşlarını çattı.
"Aras konusunda sana inanmıyorum." Dişlerini sıktığında öfkeli nefesini yüzüme çarptı.
"Sana bir daha Aras dersen dilini keserim dedim."
"Ama öyle inanmıyorum.Aras başka biri sen başka birisin." Boynumu arkadan tutup hafif saçlarımı çekiyordu.
"İnsanlar eşit yaratılmaz küçük kız.Arasın senin gözünde ne bilmiyorum ama benim gözümde bir hiç." Tiksinerek söylüyordu.Arastan niye bu kadar nefret ediyordu?
"Aras benim gözümde iyi bir adam." Ufak kahkaha attıp yüzünü biraz daha yaklaştırdı.
"Gerçekten salaksın sen.Sakin bana onu savunma küçük kız." Ne yapıyordum ben inat yüzünden yine onun acılarını tazelemiştim.Elimi yüzüne götürdüğümde şaşırmıştı.Gözümden akan yaş sol tarafımdan yastığa sinmişti.
"Belkide haklısın ben gerçekten salak biriyim.Çünkü düşmanımla,dostumu aynı teraziye koyuyorum.Her kesi kendim gibi sanıyorum.Aslında kimsenin umurunda değilim.Sadece basit,eski bir sayfanın üzerine yazılmış isim gibiyim.Sayfalar yenilendikce hayatımda,ben sadece eski birer sayfada duran,üzeri tozlalarla kaplı olan isimim.Sıradışı bir özelliğim olmayan,gittikçe içimde çoğalmaya başlayan yalnızlık gibiyim.Kimseye bi zararım yok ki,tozlarla kaplı sayfanın üzerinde görünmüyorum ki ben.Çünkü kimse benim farkımda değil.Kimseninde umrunda değilim." Omuz silktim. "Öyleyim işte."
"Hadi kalk kahvaltı yapalım acıktım." Üzerimden kalktı.Burnumu çekip bende kalktım.Banyoya doğru gitti.Yavaş adımlarla kapıya doğru yürüdüm.Hızla duşa girip çıktım.Saçalarımı havluya sarıp aşağı kahvaltı hazırlamaya indim.Kocaman mutfakta kayb olmasam iyidi.Dolabı açıp kahvaltılık malzemelerini masaya koydum.Bi yandan korkuyordum yine acılar beni diye.Kafamdaki sorularında kurtulmak için omlet yapmaya başldım.Kıvırta kıvırta omleti pişiryordum.
"Müzikte çalayım mı sana?" Ani refleksele durup dudaklarımı ısırarak yavaşça ona döndüm.
"Şey ben yaparken kendimi kaptırıyorum da." Başının iki yana sallayıp tezgaha yaslanıp salatalıktan aldı.
"Ben salondayım."
"Burda yiyeceksin." Anlamaz bakışlarla bana bakarken tek kaşını yukarı kaldırdı.
"Ben yemeğimi salonda yerim." Hızla önüne geçtim.
"Orası ne ya çok sıkıcı mutafak daha sıcak bence burda pişir burda ye." Homurdanarak sandalyeye oturdu.
"O zaman çabuk ol." Sanki uşağı var karşısında gıcık.Tavayı alıp masanın ortasına koydum.
"Bu ne?" Sandalyeyi çekip ekmekden bir dilim aldım.
"Omlet." Yüzünü buruşturum dişlerini sıkmıştı.
"Onu biliyorum bu tava ne masada.Hiç medeniyyet görmedin mi sen?" Başımı önüme eğip dudaklarımı büzdüm.
"Ama omleti tabağa koyunca tadı olmuyor.Ekmeyin böyle kenarını bölüp yumurtanım üzerine bandıracaksın ki yağı sıçksın.Sonrada hop mideye." Ekmeği ağzıma atım yediğimde ağzı açık bana bakıyordu."Ya dene bak nasıl güzel al." Ekmeği uzattım eliminden alıp aynı benim gibi yaptı."Korkma içinde zehir yok." Ekmeği ağzına aldığında bir süre çiynedi.
"Güzelmiş." Gülümseyip bende daldım.Omleti bölemiyoruz ortadan. "Ya burası benim."
"Bana bak ceza veririm sana doydun sen kalk artık." Kaşlarımı çattım.
"Doymadım daha.Hem hepsini sen yedin bana bir şsy kalmadıki.Ayı gibisin haaa."
"Ayı?Bana ayı dedin?" Sandalyeyi arkaya verdim.Bakışları hiç hoş değildi.
"Öylesine dedim valla şey zaten birazcık kalmış ben odamadayım." Ayağa kalktığımda kolumdan tuttup beni duvara yasladı.Dudaklarımı ısırdığımda işaret parmağını dudağımda gezdirdi.
"Uzun zamandır sana ceza vermiyordum.Ama şimdi aklıma çok güzel bir ceza geldi." Yine fantazimi yapacağız.
"Ya yinemi?" Elimden tutup beni çekiştirdi.Bir dakika yukarı çıkmadık.Dış kapıya doğru gidiyoruz."Nereye gidiyoruz?Yağmur yağıyor ama."
Hiç bir şey söylemeden bahçeye çıktı.Soğuk hava vücudumu titretmeyi başarmıştı.Tabi ya üzerimde tişört ve eşorfman vardı saçlarımda ıslaktı.Ne yapıyor bu adam??? Bulutun yanına gidiyor.
"Oğlum bak sana kim getirdim." Köpek havladığında arkasına saklandım.Bide gülüyor.
"Ya niye buraya geldik?Bu köpeğin bana çok kötü bakıyor." İki elimde koluna dolayıb başımıda sırtına yaslamışdım.Yağmurda bile his edilen kokusu.beni büyülüyordu.Ecelim bu kokudan olucaktı.
"Seni Buluta yalnız başına bırakacağım biraz akıllan." Korktuğum şey başıma gelmişti.Bu köpek beni yer.
"Selim lütfen ya bu beni yer ama görmüyor musun nasıl bakıyor bana hoşt." Elini arkasına uzatıp kolumdan tutum önüne çekti beni.Kapının kiltini açdığında köpek resmen sarıldı Selime bana baktığında hırlıyordu. "Siz takılın burda ben içeri giriyorum." İlerlediğimde arkamdaki sesle koşmaya başladım.Köpek peşime takılmıştı.
"Ya al şu köpeğini başımdan aaaaa."
"Ayı derken korkmuyordun ama." Eve gireceğime bahçede tur atıyordum.Ayağım yerdeki boruya takıldığında yere yığıldım. Başımı çarpdığım gibi havuza düşmem bir oldu.Suyun içinde nefessiz kalınca başımı çıkardım su hafif kırmızıydı alnımda sıcaklık vardı.Selime baktığımda bana bakıp gülerken köpeyiyle oynuyordu.Pislik herif buz gibi suya düşmüşüm umrunda bile değil.Göz yaşlarım akdığında sudan zar zor çıkıp eve girmiştim.Elimi alnıma götürdüğümde sızlıyordu.Bir tarafdan üşürken,diğer tarafdanda acı çekiyordum.Merdivenleri çıkdığımda hala pis köpeğini seviyordu.Islak bedenimle odaya çıkıp kapıyı kilitledim.Aynada kendime baktığımda kan yüzümde yol çizmişti bi tarafıda morarmış ve şişmişti.Banyoya girdim su yaraya isabet ettiğinde tız çığlık attım.Çok suda kalmadım.Elime çekmeceden bez alıp alnıma sıktım.Acısı başımı döndüryordu bazende midem bulanıyordu.Camdan aşağı baktığımda hala köpeyiyledi.Bir insan bu kadarmı kalpsiz olur?
'Belkide yaşadığın her şeyi hak etmişsindir Selim İnan." Öfkeyle yerdeki sehpaya tekme atıp üzerimi giyindim.Aynaya baktım kan azda olsa durmuştu.Yatağa uzanıp beyaz tavana baktım
"Aras kötüleyeceğine kendine bir bak.Salak gibi sana aşık oldum.Çünkü ben gerizekalıyım ki senin istediğin her şeyi yapıyorum."
Kasım 2011
"Ya Şebnem sende gel." Mete ağaca yaslanıp gülüyordu.Aras'sa hala beni çekiştiriyordu.
"Yahu benim ne işim var orda siz gidin işte." Mete yaslandığı ağaçtan ayrılıp bize doğru geldi."Hiç bakma öyle Mete ben gelemem."
"Ya kızım bi kere eğleneceğiz işte hadi oyuncak ettin bizi." İkiside yalvarır bakışlar atarken dudağımın altında mırıldadım.
"İyi tamam nereye gideceğiz?"
"Ya oley be.Sonunda kitap okumaktan vazgeçti." diye zıpladı Aras.
"Kitaplarıma laf etme bozuşuruz."
"Tamam tamam bu gün bendensiniz sizi çok güzel bir yere götüreceğim." Arasın bulduğu arabaya binip bi mekana geldik.Her şey çok güzeldi birazda içmiştik Mete kafayı bulmuştu.Aras bir kadeh içimşti bende bir yudum.O bir yudum bile başımı dönderiyordu.Mete sendeleyerek bize döndü.
"Vay be ne güzel kızlar vardı ama, dimi Aras?" Aras bakışlarını bana çevirdi.
"Benim sol tarafımda zaten çok güzel bir kız vardı.O kız yüzünden kimseye bakmadım."Bakışlarını Meteye çevirip elini boynuna attı.Gülümsedim solunda oturan kız bendim.Bazen bana bakıp gülüyordu.Koşarak ikisinide yanına gittim.
"Ee şimdi nereye gidiyoruz??"
~~~
Her şey biranlık gözlerimde canlandı üç sene öncesine o kadar çok gitmek isterdimki.En azından iki muhteşem arkadaşım vardı.Meteyi orda bıraktım.Aras desen beni hatırlamıyordu.
"Şebnem aç kapıyı." Kapının kliti oynamaya başladı."Aç dedim."
"Açmıyorum git burdan yalnız bırak beni." Kapıyı nerdeyse kırıcaktı.
"Aç şu lanet olası kapıyı aç."Kapının kilidini açıp tekrar yatağa oturdum.İçeri geçip bana baktı.Kapıyı sertçe kapattığında yerimde zıpladım.Alnımı dizlerim üzerine koymuştum yüzümü görmüyordu.
"Bana bak.Altı üstü bir havuza düştün ölmedin ya.Tavır yapmana gerek yok in aşağı mutfağı topla." Dişlerimi sıkıp öfkeyle yüzüne baktım.
"Altı üstü havuza düşdüm öylemi bak havuza düştüm."Alnımı elimde gösterdiğimde kaşlarını çattı."Gördün mü?" Bana yaklaşıdığın biraz daha geriye gittim.
"Gelme! uzak dur benden." Dememe rağmen yanıma oturmuştu.
"Çok açılmış alnın kalk hastaneye gidelim dikiş atsınlar mikrop kapar sonra." Elini alnıma doğru getirdiğinde başımı çevirdim.
"Dokunma! Mikrop kapmaz benim yaralarım.Kendiliğinden geçer gider.Hem acımıyorda zaten alıştım ben.Sende bana acıyorum numaraları yapma."
"Kalk hastaneye gidelim.Niye bana söylemedim?"
"Ya gitsene ne istiyorsun benden?Ceza vermedin mi bana?Cezamı çekiyorum işte daha ne istiyorsun?" Kolumdan tutup sürüklemeye başladı.
"Saçmalamayı kes artık yürü hastaneye."
"Ya bırak gelmeyeceğim bırak kolumu.Bırak." Hem yüksek sesle bağırıp hemde hızla kolumu çekmiştim.Şaşkınlıkla bana bakarken ona aldırış etmeden tekrar yatağa oturdum.
"Ne halin varsa gör,canın cehenemme." Kapıyı çarpıb odadan çıktığında sesli şekilde ağladım.
Kaç dakikadır ağladığımın farkında değildim.Araba sesiyle cama yaklaştım.Siyah BMV e binip gözden uzaklaşmıştı.Aşağa inip yara bandı aramaya başladım.Sonunda bulmuştum.Salondaki aynanın karşısına geçip bandı yapıştırdım.Yavaş adımlarla mutfağıda topralyıp yukarı çıkmak isterken kapı çaldı.Önce açmamak için ısrar etsemde elim klite gitmişti bile.Açdığımda karşımda o vardı Aras!
"Aras!"Şaşkınlıkla bana bakıb gülümsedi.