Not :Bölüm hakkında lütfen yorumlarınızı yazın ,aksi takdirde bölüm gelmez(Olumlu yorum yapmak zorunda değilsin tatlı okurum ,fikrini paylaş yeter🕊)...İyi okumalar 🎈
Medyada :ROZELİN KARADAĞLI
🕊🕊Rozelinden ..🕊🕊
Ezra ve Havinin düğün yerinden ayrılmasıyla alışkın olduğum yanlızlık hissi yine ruhumu ele geçirmişti.Bu his öyle kötü bir histi ki bana kimsesiz ve değersiz olduğumu hatırlatıyordu.Aslında her şey çocuk yaşta annemin hastalanmasıyla başladı,babamın bana karşı bitmek bilmez öfkesini ve nefretini ilk kez annem öldükten sonra daha çok hissetmeye başlamıştım.Bir babanın sırf sevmediği bir kadından çocuğu oldu diye onu sevmeme hakkı olabilir miydi ?annemi kaybettikten sonra sığınacağım tek limanım babam, uğursuz diyerek beni gönlünden en ırak yere itmiştti,doğduğumdan beri hiç yerleşemediğim o kalpten bir kez daha kavulmuştum...Babamın ikinci evliliğinden olan kardeşlerimle bağ kurmaya çalıştığım her an o kadın yüzüme uğursuz olduğumu haykırdı.Babasının bile sevmeyip yüzüne bakmadığını bir başkası neden sevsin ?alışmıştım sevgisizlige ama canımı en çok yakan şey,canım yanarken ailem dediğim insanların gözünde bir yerimin olmadığını görmemdi.Keje teyzem sağolsun annem öldükten sonra beni sık sık ziyaret etmeye başlamıştı,bazı zamanlar kendiyle beraber evine bile götürürdü.Oraya her gittiğimde Berzan abi ve Havin bana kimsesizliğimi unutturmak için elinden geleni yaparlardı.Keje teyzem yine beni görmeye geldiği bir vakit babamın beni dövdüğüne şahit olmuştu,canım yanmıyordu artık çünkü ben dövmesine alışmıştım ama Keje teyzemin benim için göz yaşı döktüğünü gördüğümde hiç doğmamak istemiştim.Beni önemseyen ve seven bir kalp benim yüzümden ağlamıştı,babamın elinden beni alıp bağrına bastığı anı hiç unutamazdım.Bağrından kopmak istememiştim,elbisesinin kol kısmıyla kanayan alnımı sildiğinde bende onun göz yaşlarını silip zayıf bedenimle ona kocaman sarılmıştım.Babam hakaretler savurduğunda Keje teyzem elimden tuttuğu gibi beni ev bildiğim cehennemimden çekip çıkartmıştı.Evine gittiğimizde bana sarılan ilk Havin oldu,Berzan abi yüzümün halini gördüğünde öfkeden deliye döndü.Fırat amca zor zapt etmişti.Ertesi günü yani tarih 21.05.2014 de Havinle avluda oynadığımızda konağın kapısı çalındı.Fatma ablayı beklemeden gidip kapıyı açmıştım çünkü belki bir umut babamın bu kez yaptığına pişman olup beni almaya gelmiş olabileceğini düşünmüştüm.Sonuç istediğim gibi olmasa da onu görmüştüm,yeşil gözlü devimi.İlk karşılaşmamızdı,birbirimizi tanımıyorduk.Yeşil gözlü dev ,çatık kaşlarıyla kenera çekilmem için başını salladığında hemen kapının öte tarafına geçmiştim.Kim olduğunu merak ettiğim sırada Havin "hoşgeldin Serhad abi " demişti.Adının Serhad olduğunu öğrendiğim yeşil gözlü dev,Berzan abinin yanımıza gelmesiyle ona doğru adım atmıştı.Ben çekingen adımlarla Havine doğru giderken Berzan abi beni yanına çağırıp yeşil gözlü devle tanıştırmıştı.O an bana ne oldu bilmiyordum ama yeşil gözleriyle bana baktığında içim ısınmıştı.O günden sonra yüreğime değen sıcaklığa tutunmuştum,Keje teyzelerde kaldığım zamanlarda gizliden gizliye gözlerim yeşil gözlü devi arıyordu.Bana da Havin ve Asmine olduğu gibi mesafeli ve soğuktu,bense ona dair her şeyi merak eder ve dikkat ederdim.Çoçukluktan beri gözlerinin yeşiline doyasına bakıp orada yaşamak istemiştim ,sanki babam beni orada yakalayıp dövemeyecekti ya da üvey annem uğursuz oluşumu yüzüme haykırıp beni korkutamayacaktı...Yeşil gözlü devin yüreğinde küçücük bir yerimin olmadığını biliyordum.Ancak şimdi imkansız dediğim,hayalini bile kurmaya cesaret edemediğim şeyi yaşıyordum,mecburiyetlede olsa karısı sıfatıyla yeşil gözlerine doyasına bakabilecektim.Bu şekilde bencil düşündüğüm için kendimden utanıyordum.Berzan abinin lafını çiğnememek adına babasının uğursuzunu kendine eş olarak alıyordu,belki benim bilmediğim bir sevdiği vardı.Bu düşünce bıçak gibi yüreğime saplandığında Revşan abla iğneleyici bakışlarıyla yanıma gelerek kulağıma eğildi
-Ne bekliyorsun kumanı mı ?az daha bekle bir haftaya kalmaz gelir zaten
Sözleri yüzüme tokat gibi çarparken bende bıraktığı etkiyi görmek için yüzüme doğru baktı.Sol gözümden akan göz yaşımla istediğini almış olacakki gülümseyerek başıyla merdivenleri göstererek
-Hadi seni saatlerce bekleyemem,daha beni seven kocamın yanına gideceğim sizin yüzünüzden kendi kardeşinin düğününde el gibi kaldı
Sevilmediğimi yüzüme vururken bilmediği bir şey vardı ,ben bu gerçekle çok önceden yüzleştim.Beni mutsuz edecek şey sevilmemek olamazdı,yanlızca sevdiklerimi mutsuz görmek beni üzerdi.Gözlerim bir an Serhadı aradığında bir kaç masa ötede arkadaşlarıyla sohbet ettiğini görmüştüm.Revşan ablanın kolumu sertçe kavramasıyla ayağa kalkıp onu takip etmeye başladım.Merdivenlerden yukarı çıkıp sola döndüğümüzde Heja hanımın nefret dolu bakışlarıyla karşılaşmıştım.Revşan abla kolumu tekrar sertçe kavrayıp Heja hanımın önünde geçirtirken
-Buyur ana bir şey mi diyecektin ?
Demişti.Heja hanım bana öldürücü bakışlar atarken otoriter sesiyle konuşmaya başladı
-Buna usulü öğret,belli ki geldiği yerden hiç bir şey öğrenmemiş.
İstemediğini her sözüyle belli ediyordu,aslında onu anlıyordum.Kim oğluna kendi öz ailesinin bile mal gibi sattığı birine değer verip eş diye alırdı ki?hiçkimse.Sözleri karşısında utançla yüzümü eğerken Revşan abla neşeli bir sesle
-Tamam ana,sen hiç merak etme .
Diyip kolumu yine sertçe tutup ilerletti.Durduğumuzda kapıyı açıp beni içeri doğru hafif itekledi,gözlerindeki öfkenin sebebini anlamasamda sessizliğimi korumuştum.Belki zamanla her şey yoluna girer,kalplerinde bana olan bu öfke ve nefret yerine sevgi ve saygı yer alırdı.Başıyla yatağı gösterdiğinde gidip oturdum,yanıma yaklaşıp al yazmayı başıma örttü.Daha sonra sert bir üslupla
-Ne yapman gerektiğini biliyorsundur.Sakın Serhadı kızdırma ,onu memnut et.Eğer onu memnun edemezsen kendini kumaya alıştırsan iyi edersin.Şimdi burada otur ve Serhadın gelmesini bekle !
Diyip odadan çıkmıştı.Ben bana çok görülen sevginin bir başkasına nasıl şefkatle verildiğini çocukluktan ezbere bilirdim ama Serhadın bir başkasına sevgiyle bakma ihtimali bile beni diri diri mezara koymaktı.Kimse bilmese de ben onu çok sevdim,yüzündeki mimiğe kadar her şeyini ezbere bilirdim.Revşan ablanın acımasızca söylediği sözler canımı yaksada Serhadın bunu asla yapmayacağını biliyordum,o öyle bir adam değildi.Beni sevdiği için ya da saygı duyduğu için değil ,emanete ihanet etmeyeceğindendi.Göz yaşımı sildiğim sırada kapı aniden açılmış,Serhad bir kaç adımla yanıma gelmişti.Gözlerimi o kadar ikaz etmeme rağmen ısrarla yeşil gözlü deve hapsolmak istercesine bakmaya devam etti.Heyecandan titremeye başlamıştım,ben hiç bunun hayalini kurmamıştım ki.Böyle şeylerin beni bulacağına hiç inanmazdım ama şimdi umudumun ışığı gözlerimin içine bakıyordu.Kalbimin sesi fırtına gürültüsü gibi atarken onun bunu duymamasını diledim,duymamıştır değil mi ?yok yok duymamıştır.Kalbimle aklım yine kavga ederken yeşil gözlü dev,yine tüm duygusuzluğuyla kahveliklerime bakarak sağ eliyle elmacık kemiğime dokundu.Tenimde hissettiğim sıcaklıkla karnımda sanki bir şeyler hareket ediyordu.Nefes alış verişim hızlanırken konuşmaya başladı
-Bir daha sakın ağlama,gözyaşından nefret ederim.
Gözyaşlarım bana dostu çünkü hayatım boyunca çoğu şeyi kabullenmiştim ama yeşil gözlü dev bundan nefret ettiğini söyledi,gözlerime bir daha onun yanında ağlamayı yasak ettim.İlk kez nefret edilmek değil ,sevilmek istiyordum.Gözleri benden cevap almak istercesine daha sert baktığında başımla onu onaylamıştım.Değişmez yüz ifadesiyle bu sefer çenemden tutarak beni ayağa kaldırdı.O şeyden hem çok utanıp hem de çok korkuyordum ,şimdiye kadar bu kısmı düşünememiştim.Gözleri ruhumu ele geçirmişken hipnoz olmuş gibi ona bakıyordum ,gözlerinin ne kadar güzel olduğunun farkında mıydı ?kesinlikle değildi.Eğilip alnımdan öptüğünde uzun zaman sonra ilk kez yaşadığımı hissettim.Dudaklarını dudağımda hissettiğimde ise titremiştim,bunlara alışkın değildim.O öperken ben sadece durmuştum,ne yapacağımı bilmiyordum ve kesin şuan bir aptal gibi görünüyordum.Serhad geri çekildiğinde bir elini belime katıp bedenimi dev cüssesine iyice yaklaştırdı.Nefes almayı unutmuş gibi ona baktığımda kulağıma eğilerek kısık bir sesle
-Korkma
Dedi.Ben ondan değil olacak şeyden korkuyordum ,cesaret almak istercesine yüzüne baktığımda yeşillikleri karaya dönmüştü.Bir eli hala belimdeyken diğer elini sırtıma katıp gelinliğimin fermuarını açmaya başladı.Gözlerimi utançtan kaçırdığımda birden beni öpmeye başladı,gelinliğimi el çabukluğuyla çıkarttığında yüzümün kıpkırmızı olduğunu hissediyordum.Bedenimi yatağa uzandırdığında açıkta kalan yerlerimi örtmeye çalışıyordum,o ise soyunmaya başlamıştı.Gözlerimi utançtan kapatığımda çok geçmeden iri bedenini tenimde hissettim.Dudaklarımı tekrar öptüğünde sanki nefes alamıyordum,kulağıma eğilip kısık sesle konuşmaya başladı
-Karşılık ver
-B..ben bilmiyorum
Zar zor konuşabilmiştim,tekrar öptüğünde bu sefer daha sert ve tutkulu öpmüştü.Acemice karşılık verdiğimde homurdanmıştı,belimden tutup ani bir hareketle beni üstüne alıp bedenimde son kalan parçalarıda çıkarttı.Yüzümü göğsünde saklamaya çalıştığımda çenemden tutup gözlerime baktı,kalbim yine benden izinsiz hızla atmaya devam ediyordu.Çenemdeki elini yanağıma katarak
-Utanma
Deyip ve alnımdan öptü.Bu hareketiyle yüreğim sımsıcak olmuştu.Ani bir hamleyle beni altına aldığında bedenim iri cüssesinin altında adete kaybolmuştu,yüzünü boynuma katıp emerek öpmeye başladı.Ne yapacağımı bilmiyordum,anlık gelen cesaretle elimi omzuna atmıştım.Bu hareketimle ağırlığının tamamını üzerime verip elini arsızca vücudumda dolaştırmaya başladı...
Artık bir bütün olduğumuzda canım çok yanmıştı.İstemsizce gözümden yaş aktığında yeşil gözlü dev duruksamış ve alnını alnıma katarak konuşmuştu
-Artık kadınımsın,benim olduğunu bil ve atacağın her adımı buna göre at Rozelin.
Bu bir uyarıydı,sevdiğinden kadınım dememişti.Artık tam anlamıyla eşi olduğumu ve buna göre davranmam gerektiğini yani hata yapmamam gerektiğini söylüyordu.Onu çok iyi tanıyordum,çocukkende sert ve kuralcıydı.Onun hayatında yanlışa ve duyguya yer yoktu.Ben ise buna inat azıcık dahi olsa kalbinde bir yerimin olmasını çok istiyordum.Göz yaşımı sertçe eliyle sildiğinde "Tamam" diyebilmiştim.Alnımdan öpüp yan tarafıma geçti,bedenim acı ile sızlarken kıpırdayamıyordum.Serhad uyuma pozisyonuna geçtiğinde bende banyoya gitmeye karar verdim,tam hareket edecekken birden ağrım şiddetlenmeye başlamıştı.Zorlansamda yatağın üzerindeki örtüyü bedenime dolayıp ayağa kalktım,banyoya geçtiğimde kapıyı kilitledim.Boydan aynaya baktığımda boynum morarmıştı,ondan bir iz olduğu için acısını hissetmiyordum.Sıcak bir duş aldığımda kasıklarımdaki ağrıda biraz geçmişti.Havluyu bedenime sarıp duş kabininden çıktığımda aceleden giyecek bir şey getirmediğimi hatırladım.Onun önünde bu şekilde geçmek istemesemde nihayetinde utangaçlığımı yenip banyodan çıktım.Serhad yastığını başının altına alıp arkasını dönmüş bir şekilde uyuyordu.Ne bekliyordum ki bana sarılıp uyumasını mı ?yani evet minnacık bir umutla bekliyordum.Daha fazla hayran hayran bakmayıp bırakıp dolaba yöneldim,bir gün ikimizin kıyafeti aynı yerde olacak deseler hayatta inanmazdım.Ben ona dair en ufacık bir anıyı hafızama saklarken şimdi özgürce onu doyasına yaşabilecektim.Bu düşünce acılarıma rağmen beni gülümsetmişti,dolaptan geceliklerden birini elime attığımda çok kısa olduğunu fark ettim.Başka geceliklere bakarken çoğunun açık ve seksi olduğunu fark ettim,bu kesin Ezra ile Havinin işiydi.Ben bunları değil pijama takımı seçmiştim,şimdi bunları nasıl giyecektim ?içlerinden kapalı gibi görünen ama derin bir yırtmacı olan siyah geceliği alıp hızlıca banyoya geçtim.Giyinip çıktığımda Serhad yine aynı pozisyonda uyuyordu.Yatağa yüzüm ona dönük bir şekilde uzandım.Beni sarmalasın istiyordum ama ona yaklaşacak cesaretim yoktu.Bir müddet sonra yorgunluğum ağır bastığından gözlerim geceye kapanmıştı...
Sabah kapının çalmasıyla uyanmıştım.Serhad yataktan kalkıp kapıyı açmaya gittiğinde bende doğrulup yataktan çıktım.Kapı açıldığında gelenin kim olduğunu Serhadın iri cüssesinden göremesemde sesinden Revşan ablanı geldiğini anlamıştım
-Heja ana çarşafı soruyor
Duyduğum sözler karşısında yüzüm kıpkırmızı olmuştu,bizim özelimizin elden ele dolaşması düşüncesine hem öfkelenmiş hem de utanmıştım.Serhad küççükken canı sıkıldığında yaptığı gibi vücudunu dikleştirip konuşmaya başladı ,ve bence bu konuşması hayatın boyunca ondan duyduğum en uzun konuşmaydı.
-Hiç kimse benim karımın namusunu sorgulayamaz.Git heja anana de ki Serhad kendine eş aldı ,ona gelin değil.
Revşan ablanın bir şey demesine müsaade etmeden kapıyı yüzüne sertçe kapatmıştı.Gözleri beni bulduğunda bir kaç adımda yanıma gelip eğik olan başımı çenemden tuturak kaldırdı,gözlerime baktığında kaşlarını çatıp konuştu
-Hata yapmadığın sürece o başını sakın eğme!
-T ..amam.
Kahretsin yine kekelemiştim ,ben onun yanında neden bu kadar aptallaşıyordum?resmen iki kelimeyi bir araya getiremiyordum.Serhad aldığı cevaptan sonra elini çekip banyoya geçti,bende o çıkmadan hızlıca beyaz siyah karışımı elbisemi ve beyaz oymalı yazmamı takıp yatağı toplamaya başladım.İşim bittiğinde Serhad belinde havlusuyla banyodan çıktı,gözlerimi onun dışında odanın her yerinde gezdirmiştim.O ise umursamaz surat ifadesiyle giyinmeye başlamıştı.Tamamen giyindiğinde yanıma gelip
-Hadi
Dedi.Kapıya doğru adımlarken bende peşinden ilerliyordum.Odadan çıkıp kahvaltı yapılacak yere doğru gittiğimizde herkes çoktan masada yerini almıştı.Serhadla yerimize geçip oturduğumuzda herkes isteksizce günaydın diyip yemeğine odaklandı.Aç olmama rağmen canım hiçbir şey istemiyordu,stresli geçen kahvaltının ardından Serhad masadan kalktığında onu geçirmek için bende ayağa kalkmıştım,konağın kapısına doğru ilerlediğimizde Serhad bana doğru dönüp
-Bir şey olursa ararsın.
Demişti.Tam "hayırlı işler "diyeceğim sırada arkasını dönüp gitmişti.Benim ona ne diyeceğim ya da ne olduğumun bir önemi yoktu,ben emanettim ve onun kalbinde benim adıma iğne ucu kadar yer yoktu.Dün gece olanlar gerçek bir evlilik olsun diyeydi,bana karımsın derken hata yapmamı ve onun bana çizdiği sınırların dışına çıkmayayım diyeydi.Oysa benim merkezim oydu,istesem bile o sınırlardan çıkamazdım.Arkamı döndüğümde Revşan abla bana gülerek bakıyordu,bana düşman olmasını gerektirecek ne yapmıştım ki ?
-Ne o ilk günden kaçırtmışsın bakıyorum
Ne cevap verebilirdim ki,haklıydı.Şuan Serhadın bir hafta evde kalması gerekirdi ama o ilk fırsatta beni bırakıp gitmişti.Revşan abla zafer kazanmış gibi yüzüme baktığında tekrar konuşmaya başladı
-E hadi akşama kadar burada mı kalacaksın,işimiz gücümüz var.
-Tamam abla ,sen ne yapılması gerekiyorsa söyle yaparım
-Zaten yapmak zorundasın!
Ne dersem diyim benimle uğraşmaya devam edecekti.Sessiz kalıp onu takip etmeye başladım,gösterdiği işler resmen bir yıllık işlerdi.Zehir diline maruz kalacağıma yorulmayı tercih ederdim çünkü beni sürekli Serhad yönünden vuruyordu.Gösterdiği işleri yapmaya başladığımda telefonumdan hareketli bir şarkıyı kısarak açmış ve işe başlamıştım.
Her şeyi bitirdiğimde hem yorgunluktan hem de kasıklarımda şiddetlenen ağrıyla ayakta duracak halim yoktu.Odama çıkıp yatağa uzandığımda elimi karnıma dolayıp uyumaya çalıştım...Gözlerimi açtığımda saat 18.00 gösteriyordu.Hemen doğrulup üstüme çeki düzen vererek aşağı indim,mutfağa gittiğimde Heja hanım yapılan yemekleri kontrol ediyordu.Arkasını dönüp beni gördüğünde yüz ifadesi bir anda değişmişti,yanıma yaklaşıp öfkeyle konuşmaya başladı
-Oğluma ne yaptında daha ilk günden senden kaçıp gitti ?
Öfkesinin sebebi tüm itirazına rağmen Serhadın Berzan abiyi dinleyip benimle evlenmeyi kabul etmseydi.Ömür boyu bu nefrete ve öfkeye maruz kalacaktım,sessizliğimi korumalıydım sonuçta karşımdaki hem büyüktü hem de bir anneydi.
-Bir şey yapmadım,işi varmış heja..
-Hanım! Heja hanım diyeceksin.
Gözyaşım akmasın diye kendimi sıkmıştım.Beni diğer gelinleriyle bir tutmuyordu,bu durum bana babamın diğer kardeşlerimi severken beni hep en geride tuttuğunu hatırlatmıştı.Başımla Heja hanımı onayladığımda
-İyi ,ayak altında dolanma .
Demiş ve mutfaktan çıkmıştı.Kalbimin kırılmasına alışkındım,gözyaşımı silip her zaman ki yalancı tebessümü takınarak mutfaktan çıktım.Odama girdiğimde kapıyı kilitleyip yere çöktüm,göz yaşlarım benden bağımsız tenime nüfuz ederken hiç doğmamayı dilemiştim.Bir süre zaman geçtikten sonra çöktüğüm yerden doğrulup kapının kilitini açtım.Serhad her an gelebilirdi,kapının kilitlendiğini ve ağladığımı görürse hoş şeyler olmayabilirdi.Banyoya geçip elimi yüzümü yıkadım sonrada yatağın üzerine oturup onu beklemeye başladım...
Saat 11 i gösterdiğinde Serhad hala eve gelmemişti.Nerde ne yaptığı konusunda hiç bir fikrim yoktu,endişelenmeye başlamıştım.Dayanamayıp onu aradım ,telefonu 6. bip sesinden sonra açmıştı
-Söyle,bir şey mi oldu ?
-Y..yok olmadı,ne zaman geleceksin diyecektim.
-İşim var,bekleme beni uyu sen.
Diyip cevap vermemi bile beklemeden telefonu yüzüme kapatmıştı.Ben onun mecburiyetiydim,dün geceden sonra beni yanlız bırakmayacağını düşünmek yine benim gibi bir salağın inanacağı bir şeydi.Gözyaşlarım tenimi yaktığında elimin tersiyle silip başımı Serhadın yastığına koydum,kokusu beni rahatlatsada yokluğu canımı yakıyordu.Uyumak istiyordum,sonsuza dek bu koku istiyordum.Uyanıkken bu hayatta ne kadar fazlalık olduğumu her an hissediyordum,gözlerim yorgunluğuma inat hala Serhadın bir umut gelmesini bekliyordu...
#########🕊🕊🕊🕊
1_Bölümü nasıl buldunuz ?
2_Sizce Serhad gelecek mi ?
3_Revşan neden bu kadar nefret ediyor Rozelinden ?
4_Rozelini sevdiniz mi ?
5_Serhadı nasıl buldunuz ?
6_Çiftimizi sevdiniz mi ?
7_Son olarak yazara demek istediğiniz bir şey ?
############🕊🕊🕊🕊🕊
Bölüm Sonu Şarkısı :GRUP DEMSAL /DEREWE
Tr:
Yalan
Söyleme yarim ne oldu
Ölüm ilacım oldu
Hayatım sensiz soldu
Keder üstümüze yağıyor
Yalan yar yalan
Dünyanın gülüşü yalan
Kimseye kulak verme
Zalimler her yerde
Gönlümün derdi divane oldu
Ovalar ve yaylalar yalnız kaldı
Ateşin etrafımda
Gönlümü ve canımı yakıyor
Yalan yar yalan
Dünyanın gülüşü yalan
Kimseye kulak verme
Zalimler her yerde